29 Mart 2015 Pazar

Yirmüç

İşte koca bir yaşın daha son günü.Bak bakalım Cahit Sıtkı şiirine ne kadar yaklaşmışsın? Yaş 35 mi yo yo henüz hala izmir'in plaka kodu benim için.Tamam yaşlılık edebiyatı yapmayacağım hala dipdiri ve gencim çünkü.Akrep ve yelkovan 12de buluştuğunda yine genç kalıcam.Çok da iyi edicem pek de iyi.Balkonlara çıkıp alkışlayacağım ya da dışarda 2 sene sonra yüzünü bile görmeyeceğim arkadaşlarıma sarılarak ateş edeceğim yere göğe.Güzel işte mutlu olacağım ben.Her sene isteklerime istek eklense de istemeye devam edeceğim.Süper bişey bu insan olmak.Yolda gördüğüm her hayvana,bitkiye insan olmayı tavsiye ediyorum zaten.Sen de ol diyorum umarsızca köpekler gibi dağıta dağıta insan ol köpek kardeş.İNSAN OL!

Her anını kafama sicim gibi yazdığım o muhteşemkulade hayatımdan bak bu sene de neler geçmiş? Yaşamış,görmüş ve feleğin çemberine 40 kurşun sıkmış,siz yokken ben burdayım nidalarıyla dünyaya kamp kurmuş ölmemiş ölümlülerden bir adet olmuşum işte.

Neden varım? sorusuyla uyandığım sabahlardan bi haber ''iyi ki varsın'' diyerek beni tenzih edenlere inat mumları üfleye püfleye göt kıllarımı beyazlatmaksa amaç,evet yapıyorum bunu.''Sen olmasan borçlarımızı kim öderdi'' düşünceleri gölgesinde.Şaka maka artık büyüdüğümü elimdeki faturalardan çok banyoda 3 aydır üstünden toz bezi geçmeyen sikindirik aynalar söylüyor işte.Eskiden baktığım o meraklı ve iri iri gözler zamanla yerini ''amaaaaaan nolacaksa olsun yahu'' ya devretmiş.Saçların içinden geçerken güçleşen tarak yerini çarşamba pazarı ucuzluğunda satılan pırasaların içinden geçmeye bırakmışsa demek ki.OVV AL ORADAN BİR KİLO KELLİK

Zaman ne önemli şey.''Bir dakika bekle'' dediğimiz anda bile oturup 60'a kadar saymayan insanlar kalkmışız 365 günün her münasip gününde kendimizi kutsallaştırıp cicileştirmişiz.Heyyy heyy götüne avuç avuç hemoroid kremi sürerken de bu coşkuyla ol yiğidim aslanım.

Velhasılı kelam olmuşsun işte galakside sus artık,vızıklamadan al oksijenini ver karbondioksitini git diyenleregelsin.Teşekkürler.Yaşamamda ve yaşatılmamda sebebi olan ve olmayan herşey için.

KEZBANS ÖPER:)

4 Ocak 2015 Pazar

Gerdek Rüyası:Gelinlikle Girdin Kefenle Çıkacaksın (2)

Her zaman en heyecanlı yerinde reklama giren ve reklam bitiminde BÖLÜM SONU yazan Türk dizilerinden nefret etmişimdir.Bir önceki yazımın bitişine bakıyorum da insan bir zaman sonra nefret ettiği şeylerin kölesi oluyormuş.Annesine benzemekten korkan bir kadının ilerde çocuğuna annesinden daha despot davranması ve delirmesi gibi.Tabi bunlar ufak örnekler.Yoksa sana her nefret ettiğinin bağımlısı olacaksın demiyorum.Belki de diyorum.Al bu da kafanı karıştırsın okursun...

17 yaşlarımın sonunda nefret ettiğim şeylerden biri de kesinlikle cinsel ilişkiye girmekti.Nedeni çok açıktı.O enfes kurgulu ilk sevişme hayalim tamamen hüsran ve acıyla son bulmuştu.Diyordum ya buluştuğum kişiyle harika bir gün geçirip ardından öpüşmeye başladık diye.Heh işte her şey oraya kadar güzelmiş.Sonrası tamamen mezar başına bırakılan çiçek,hiç bitmeyecek bir türkü gibiydi.

Bulunduğumuz yatak odasının aydınlığı bir anda kapkalın perdelerle kapatılmıştı.İçerde ağır bir günah seremon

isi işlenecekti adeta.Bu biraz korkutucu gelmişti.Sevişmek,,, karanlıkta sevişmek,yüzüne bakmadan dokunduğun yerleri görmeden gizli gizli sevişmek.Belki bu yüzdendir şu anda bile sevişirken bütün evdeki ışıkları açmama vesile mağlum travma.Ama ne olursa olsun ben o karanlık odaya yine kalbimde çiçeklerle girmiş yatağa öylesine uzanmıştım.Soyunmayı henüz istemiyordum.Soyunacaksak bunu adım adım karşılıklı yapmalıydık.Bi nevi oyun olacaktı işte .Sonunda ikimiz de kazanacaktık.Yatakta uzanmış halde beklerken,buluştuğum kişi aniden soyunmaya başlayıp donu altında kalana kadar bu eylemini de gerçekleştirmişti.Yine hayallerimin yıkılması umrumda olmamıştı.Sonuçta diğer aşamalarda da mutlu olabilirdim.Hem bu karşılıklı mutluluk değil miydi? O şu an soyunmaktan mutlu olmuşsa ben de mutlu olmuş gibi davranabilirdim.Şimdi onu hafifçe dudaklarıma doğru çekmeliydim.Derken aniden kafamın üstünde bir elin beni aşağıya iktirdiğini hatırlıyorum.Bu çoğu erkeği yatakta gerçekten itici kılan bişey benim için.Sabret amın oğlu vakti gelince kendi isteğimizle oraya da ineceğiz ama şu an üst tarafınla bağ kuruyorum ben kerroo seni.Neyse ne işte o an aylarca elimle çalıştığım oral seksi deneyimlemek için bir fırsatım olmuştu.Ama bu deneyim biraz farklı gelişiyordu.

Penis denen organ vücudumuzda çamaşır veya pantolon içinde hapsolan günde çiş yapma sayısına göre de dışarı çıkan ve çok fazla hava almayan bir organdır.Bu organın cinsel ilişki öncesi partnerine hoş ve temiz gözükmesi için gerçekten güzel temizleme jelleri ve parfümleri mevcuttur.Bunu bilin diye söylüyorum.Bir cinsel ilişkide penis ne kadar temiz ve göze hoş gelirse o cinsel ilişkinin performansı daha yüksek olacaktır.Tabii o zamanlar bunlardan bir haber olan ben aşağı iktirilmemle birlikte bir donla yüzyüze kalmıştım.Bu benim için hem çok heyecan verici bir detaydı hem de iğrençti.Çünkü burnuma birinin apış arası kokusu semsert şekilde çarpıyordu.Bakın bunları gerçekten zevk olsun diye yazmıyorum hatta yazarken arada bir gaz çıkarıyorum ki midemin ekşimesi geçsin diye.Fakat sevişmeyi,bakireliği,ilk eşcinsel ilişkiyi yaşayacak arkadaşların konuyu yakından görmeleri için bişeyler paylaşıyorum.Yadırganmadan okunsun,yadırganacaksa da sayfa sağ üstten kapatılsın (yazar burada demet akalınlık yapıyor)

İşte ilk oral seksimi yapma anım geldiğinde aslında ben orada olmak istemiyormuşum bunu şimdi daha iyi anlıyorum.Ve sadece görevi yerine getirme amaçlı tiksinerek ağzıma giren bir cinsel organın kokusu gelmesin diye burnumu tıkamaya çalışmak.Oral seksin en zor yanlarından biri de budur.Hem ağzından nefes alamazken hem de burnunla kokuyu engellemek isterken nefessiz kaldığın ve aynı zamanda kusmamaya çalışıp bir de karşı tarafa gülümsemeye devam ettiğin an.Eğer bunu yaşamaya hala devam ediyorsanız şu an sevgiliniz olan o kişiden derhal ayrılmanızı da öneririm.Çünkü zamanla oral seks konusunda tecrübe ettiklerim ve bana oral seksin nasıl birşey olduğunu yavaş yavaş anlatan birini anlatacağım sonra size.Neticede oral seks doğru bir ten uyumu ve arzuladığın kişinin organını gerçekten sevmekten geçtiğini 2-3 sene sonra anladım.(bu konu için ayrı yazı yazacağım)

Yaptığım iğrenç oral seksin ve ''DİŞLERİN BATIYO'' cümlelerin ardından,gözlerim yaşlı halde tekrar atmıştım yatağa kendimi.Bi nevi içimden artık ''malum şey neyse o olsun artık eve gitmek istiyorum çok kötüyüm'' diyordum.Ama beni ben bile duymuyordum.Çünkü günahımı henüz sonlandırmamıştım.Her oral seksin ardından gelen parmaklar tükürüklendikten sonra erkeksi bir tavırla gireceği yuvayı deşeleyen adam görüntüsü beni hep benden alır.Eğer bana genel olarak cinsellikte nereyi resmetmek isterdin? diye sorsalar kesinlikle hiç düşünmeden bu anı söyleyebilirdim.Başkalarına sorsan orgazm anı falan der tabi ama ben bitişlerin hayranı biri değilim.Benim için en güzel şey başlangıçlardaki o haz ve şehvet.Neyse ne bu bölümü uygularken az çok hoşuma gitmişti elbette yalan söyleyemem.Biri bütün işini gücünü bırakmış kan ter içinde benimle ilgileniyordu yahu.Boru mu bu? Tam o anlarda seks yapmanın ve yatakta hissettiğin o sahiplenme ve sahiplenilme hissinin ne kadar ulu ve yüce bir his olduğunu düşünüyordum.İki insanın senkronizasyonu işte şimdi benim için güzel bir ilk sevişme oluşturuyordu.Tabii bu hayran olduğum 3-4 dklık an çok çabuk geçmişti ki diğer ana sıra gelmişti.Artık bedenlerimiz bir şekilde buluşacak ve bir bütün halinde oradan oraya yol alacaktık.İçimde bir cinsel organ hissetiğimde henüz 17 yaşındaydım.Karanlık bir oda,berbat bir sevişme ve oral seks akabinde aniden gelen anal seks.

Anal sekste anüs kaslarının gevşeyip kasılması çok önemlidir.Eğer bir penis de bu işe yardımcıysa prostatınız sıkışır ve tahmin edemeyeceğiniz farklı bir dünyaya kapı açmış gibi hissedersiniz kendinizi.Adeta bambaşka bir his,bambaşka bir canlı gibi.Penis prostatınıza her değdiğinde bulutlar üzerinden düşecekken havada yakalanmış kadar heyecanlanır ve tekrar düşmek istersiniz işte.Tabi bu benim şimdi yapabildiğim özenli tarif.Bunu ilk sevişmem için söyleyemem.O gün buluştuğum kişiye ne kadar da ''Çok güzeldi'' diye palavra sıkıp eve gidip tüm pornoları silsem de bugün öyle değil.Ama insan kötüyü yaşayarak iyinin kıymetini de bilmeye başlıyor işte belki de doğa kanunu belki de benim 17 yaşındaki meraklı tazeliğim.Cevap ne hiçbir zaman bilemeyeceğim.Açıkçası çok da umrumda değil...

Anal seksin bitiminde yatakta öylece yatmış yanımda yatan kişiye bakıyordum.Aniden kalkıp kararttığı odayı aydınlatmak istemesini de hiç unutmuyorum.Bir nevi yaptığı eylemin son bulduğuna ve bir daha yapmayacağına dair bir mesajdı bana .Yani kısaca ''Evine git bebek'' diyordu.Bilemem.Sadece giyinirken odadaki boy aynasına bakamadığımı hatırlıyorum.Ah tanrım ne utanç vericiydi! Artık ben de onlardan olmuştum işte.Onlar onlar! Bilirsiniz o şeyi yapanlar! Tüü yazıklar olsunculardan olmuştum! Ve çoraplarımı bulamıyordum...

Eve ilk girdiğim görüntümü oluşturduktan sonra salona gittiğimde az önceki seks partnerimin bir elinde kumanda bir elinde elma olduğunu gördüm.Onun için görev bitmişti.Hazır ben de giyinmiştim işte bari otursaydım biraz koltuğa.Oturdum.Ağzında elmayı şapır şupur çiğnerken ben daha demin o kan ter içinde oramı buramı öpen,gireceği yuvaları parmaklayan adama bakıyordum.Nasıl yani ya? İlk sevişmemin ardından evde Edith Piaf çalmayacak mıydı? Hani mutfakta yemekler hazırlayıp ağzımıza burnumuza şokellalar süre süre şakalaşacaktık falan? Ohoooooo çok film izlemiştim hem de o filmlerden sonra bu pornoları seyredip 2 farklı muhteşem hayal dünyasını 1 güne sıkıştırmaya çalışmıştım.Kaybeden bendim,hata da bendeydi.Çünkü bütün bunların kurgulayarak gerçekleşmeyeceğini biliyordum.Bu hayattı.

Oturduğum koltuktan 15 dk sonra dikelip gitmem gerektiğini söylemiştim.Eve gidip tüm olanları düşünmem gerekiyordu ve artık kirliydim.Dinen de kirli toplum açısından da kirli en çok da bedenen...

İlk yazının başında da söylediğim gibi:
İlk seviştiğiniz insanın kokusunu vücudunuzdan temizlemeye çalışmak nasıl bir his bilir misiniz?
Eve geldim ve banyomu yaptım.Duşta duvara tutunup acıtasyon sahneleri çekmedim elbette.Fakat artık cinsel ilişkiye girmemeye ölene dek söz vermiştim kendime.Sonsuza kadar bir daha o şeyi asla yapmayacaktım.Ta ki başka biriyle tanışana kadar...

DEVAM EDECEK...


3 Ocak 2015 Cumartesi

Gerdek Rüyası:O Kan O Çarşafa Değecek (1)

İlk seviştiğiniz insanın kokusunu vücudunuzdan temizlemeye çalışmak nasıl bir his bilir misiniz?

Hayır meyhane orospusu tadında bir zeki demirkubuz film girişi düşlemeyin.Bu sadece bizim için ilklerin önemini ve gereksizliğini anlatan müstehcen ve tecrübeli bir yazı...

İlk sevişmemi hatırlamaya çalışıyorum.İlk sevişme...Naftalin kokulu sandıkların açıldığı,edebi yazılara,şarkılara,filmlere konu olan ve ''özel'' olması gereken aslında bir o kadar özensiz ve her şeyden bi haber ilk sevişme.Bakirlik ve bekaret kelimesinin gururla taşındığı yılların ardından gurursuz hissetmeniz için bin kamçıyla bastırılan ne idüğü belirsiz ilk sevişme.Hangimiz ilk sevişmelerimizi hala mastürbasyon malzemesi olarak kullanırız ki? Cevap:Hiçbirimiz! (Tabi hayatımızda 1 kez sevişmemişsek) Bunu bu denli özel kılan yaşadığımız duygulardan çok ''hassiktir ne yaşacağım acaba'' sanrısıdır belki de.Biliyorum ''bu da seks profesörü kesilmiş beeee kalkmış sevişmekli,bakirelikli yazı yazmış ayh kapaat abla'' diyenleriniz de olacaktır.Olsun varsın ben yıllarca ilk ''özel''imi yaşayacağım gün için internette araştırmalar yaptım ufakcık yaşımda bile.Hergün geçmiş aramalarımı silip ertesi gün bir daha bir daha yazdım PEKİ NASIL SEVİŞİCEZ! diye.Bilgi yoktu,düşman çoktu.Okuduğum herşeyin sonunda yine tanımadığım 2 kişinin yatak odasını seyrederken buldum kendimi.BİNGO! Porno! 

Pornolarda izlendiği kadar muhteşem veya berbat mı diye düşler oldum senelerce.Elbet birgün ben de yaşayacaktım.Ama önce şu abinin bu abiyi düdüklemesini izlemeliydim.Emin olun hayatımda yaptığım sekslerden çok porno izlemişliğim vardır.Hepsine kafamda notlar verip kapıştırdığım umrumda olmayan insanların halvetleri.Biliyordum ama birgün benim de başıma gelecekti.Bunu kamera çekmese de ahan da şu gören gözler kaydedecekti saniye saniye benim mükemmel pornomu.Nasıl olması gerektiğini bile kafamda tam anlamıyla oturtmuştum.Bulunduğumuz oda 300 tane mumla dolu olacaktı belki 500 ve bütün bir oda bembeyaz duvar saatine kadar.Aman allahım bakirliğim elden giderken bu beyaz odanın kirlenmiş kapkarası bir ben mi kalacaktım? Evet! Kirlenmek tabirini o yıllarda kafama çok takıyordum.Ben ben bu zamana kadar pıttığını bıttık girmemiş harikulade ben? Öyle şey olur muydu yahu? Evet olacaktı ama pornolardaki gibi temiz temiz hiç terlemeden süper bir görüntüyle.Diyorum ya sevişmeyi ve bekareti pornolardan öğrenmesi gereken nesillerdendim ben de.Al işte sen öyle olmayacaksın bak eşşek kadar yazı yazıyoruz sana babanın hayrına.Öyle ağız burun kıvırmadan oku! Oku da gör o hollywood düşleri ilk sevişmen bir divanda son bulmasın.Ben yandım kızlar yanmasın...

Zamanla bu tatlı ve masum ilk sevişme hayallerim işleri daha da abarttı.Öncesinde bir yemek yiyecektik sonrasında güzel bir sohbet şampanya eşliğinde.Allahım diyordum evet böyle olmalı her şey tamamen kusursuz giydiğimiz kıyafetlerin bile renk uyumu tadında,çamaşırlarımız birbirine değdiğinde odada Calvin Klein kokusuyla dolacaktı.Böyle muhteşem ve böylesine harika bir gece yatakta ufak öpüşmelerle başlayacak ve daha sonra yerini o pornolarda gördüğümüz AY AĞZA ALMA MI O ? neyse işte ondan:(

AĞZA ALMA VEYA BİR ERKEK DEYİŞİYLE SAKSO! (BEN ORAL SEKS DİYORUM)
İşin bu kısmına nasıl geleceğimi bilmiyordum.Çocukluğumdan beri kendi tükürüğümden bile tiksinen biri olarak kendi tükürük kokularım eşliğinde bir başka organı nasıl yalayacaktım? Hem yalamak benim için bir anlam bile ifade etmiyordu.Sanki kakao mu bulaşmıştı ki yalayacaktım? Ay bu olamazdı! Gerçekten bana tersti ama o muhteşem hayalimde bu kısım da olmak zorundaydı.Çünkü bu kusursuz kurgulanmış bir porno olmalıydı.

Oral seksle ilk tanıştığımda hakkında sadece deli gibi salyan aka aka karşı cinsin orasını burasını dillemek vardı.Ne kadar iğrenç diye düşünyordum.Ama bunu başarmalıydım.İşe ilk kendi ellerimden başlamak zorunda kalmıştım.Her porno izleyişimde iş oral seks noktasına geldiğinde elimi ağzıma götürüyordum.Gülme işte amın evladı kendi kendime seksin o mantık dışı güdülerini tecrübeliyordum küçük tuvalette.Ama sonuç her zaman hüsrandı.Ellerim güzeldi fakat ellerimi yalarken ben zaten ellerimi hissedebiliyordum.Ve ne zaman biraz daha gırtlağa doğru gitmeye kalksa o orta parmak bir öğürtü bir göz doluş.Allahım ben napıyordum? Önümde deliler gibi haz alan bir çiftin pornosu elim ağzımda kusmaya ramak varken küçük tuvalette maşrabaya tekme atıyordum! Bir süre sonra ilk sevişmemden bu kısmı kesip atabileceğimi karar verdim.Zorla değildi ya? Bembeyaz odaya kusmak isteyeceğim son şeydi hayalimde. (Oral seksin gelişimini daha sonra anlatacağım)

Bu aşamayı kesip attığıma göre geriye diğer aşamalar geliyordu...

ANAL SEKS

''Eşcinsellik zor valla adamlar götünü veriyor usta saygı duyarım'' vb bir cümleyle karşılaştım geçen gün twitterda.Hayatında hiç prostat orgazmı yaşamamış bir heteroseksüel erkek için ''göt verme'' düşüncesi gerçekten zordur.Nerden mi biliyorum? Heh işte o muhteşem ilk sevişme hayalimin gelip kapıyı çaldığı bölüm anal seksti.Nasıl yapacaktım? Ben ki büyük tuvaletimi yaptıktan sonra bile yetinmeyip duşa giren biri oradan nasıl keyif alacaktım? Yoksa eşcinsel değil miydim? Oral seks sevmiyordum,anal seksten tiksiniyordum ama seksüel anlamda erkekler ilgi çekici geliyordu.Bu uzun bir müddet kafamı kurcaladı.Penisimin her daim erkek bedenine erekte olmaması için günlerce ve aylarca dua ettim.Ya da küçükken olduğu gibi bir sabah uyandığımda bari bir vajinam olsun dedim.Tamamiyle araftaydım.Hem erkeklerden hoşlanıyordum hem de popoma hiçbirşeyin girmesini istemiyordum.Ayrıca o lanet olası zenci pipini de yalamak istemiyordum seni lanet olasıca serseri! (burdan sonrası amerikan filmi dublajı mı dersin şaka şaka)

Gel zaman git zaman anal seks konusunda da fazla bilgiye sahip oldum.Ulan meğer o kucaktan bu kucağa atlayan o harika porno abiler anal seks öncesi bir temizlik yapıyormuş.İşte burası bana bir anahtar veriyordu.Olley demiştim binlerce kez olley.Demek ki beni o muhteşem ilk sevişmeme bir bok parçası engel olamayacak. Anal seks öncesi temizlenmek de ikiye ayrılıyordu.1-eczanelerde satılan anal temizlik ilacı (lavman diye geçiyor ameliyat öncesi kullanılıyor) 2-malum internette herkesin dilinde olan o muhteşem star deniz adlı ablamızın anlattığı duş başlığıyla yapılan uzun süren bir temizlik.Bunu yaptıktan sonra yürü ya kulum diyordu My Gosh.Fakat temizlikten sonra yine anlayamadığım bir nokta vardı.O da nasıl zevk alacaktım? Evet temizsin misk-i amber kokuları eşliğinde o küçük popon fakat seni orada ne mutlu edecek? Bu sefer de evde kendi kendime yaptığım ufak temizliklerin ardından popomu parmaklarken buldum kendimi? Yine napıyordum? Hem hoşuma da gitmiyordu! Tırnağım arada batıyor canımı acıtıyordu.Ne kadar zorlamaya çalışsam da anal sekse odaklandığımda erekte halimi kaybediyordum.Yok yok böyle olmamalıydı bunu gerçekten bilen biriyle yapmalıydım...

İLK SEVİŞME (PİREMSESLER GİBİ BİR GECE O KADAR PİREMSES Kİ CAM AYAKKABISI KIRILIYOR)

Eşcinseller genelde seks yapmak istedikleri vakit çeşitli sosyal platformlarda buluşur. (Neden sürekli bunu belirtiyorum heteroseksüel okuyucum adamı nerden buldun ayol? demesin diye siz zaten bilirsiniz mucuk) Bu platformlarda eğitim,sosyal statü ve hayatta varolunan kişilik hiç önemli değildir.Öyle bir yer düşünün ki sizin bilet aldığınız milli piyangocuyla büyük bir holdingin sahibi kalkmış aynı amaç uğruna buluşmuş.Bunu bilemezsiniz ve açıkçası çok da umrunuzda değildir.Fakat dikkatli de olmak gerekir.Bu gibi platformlarda eşcinselliğini keşfetmeye çalışan insanları dolandıracak,şantaj yapacak veyahut öldürecek insanlar da barınmaktadır.Ne tuhaf değil mi? Bunları bile bile içinizdeki o güdüyü yaşamak için herşeye göğüs gerip yine de BEN BUYUM ULAN demek.Evet twitterdaki arkadaş ''göt vermek zordur'' bize saygı duyduğun için sana saygı duydum.

Herneyse işte bu gibi platformlarda arz ve talep konuşur siz susarsınız.Ben sadece ilk sevişmemi bana yaşatacak hiç ama hiç tanımadığım birini arama yoluna koyulmuştum.Ayrıca dediğim gibi yemekli memekli süper bir romantizm de olacağı için tanışacağım ilk insanla nerden baksan 3-4 ay da muhabbet etmem gerekliydi.Ama bu kadar zamanım yoktu.Belki yarın ölecektim? Belki hiçbir zaman o düşler prensesi olamayacaktım? Elimi çabuk tutmalıydım.O adam bulunacaktı!

Günlerce,haftalarca ve aylarca internette bu platformlarda takıldığımı hatırlıyorum.Buluşma saati verip gitmemeler mi aramazsınız,benim gidip mal gibi 2 saat bekleyip ekilmelerimi mi aramazsınız ohoooooo hepsi gani gani.Bütün manyaklar bende nasılsa yolla abla yollaaa onu da bana yolla.
Böyle böyle umudumu inancımı yitirmeye yüz tutmuşken birgün adeta bu karanlık dünyama güneş doğmuştu.Tanıştığım kişi benden 3-4 yaş büyük görünüşü tam anlamıyla ilk sevişmeyi hak eden cinsten efendi ve kibar biriydi.Onunla yaklaşık 1-2 ay cameralı sohbetler edip her halimizi görmüşüğümüz oldu.(çıplak,ev hali,takım elbise vb..) Bu da benim için artı bir yöndü.Ben taa ki 17 yaşıma beden eğitimi derslerinde bile gizli saklı giyinen insan kalkıp bu adama anadan üryan halimle camera açıyordum.Harikaydı süper bir gelişmeydi benim için.

İyi bir diyalog ve muhabbetin ardından kesin olarak ''hadi buluşalım'' dediğimiz günü de hiç unutamam.O kadar heyecanlı ve paniktim ki banyoda hazırlanırken herşeyi yerlere düşürüp klozete oturup saatlerce kalp çarpıntımı dindirmeye çalışmıştım.Gençlik işte peeeeh.Şimdi bakıyorum da herif kapıya geliyor kornalar çalıyo,telefonlar çalıyor ben hala ya pc başında ya da uyurken falan buluyorum kendimi.Neyse konu bugün değil kes Kezban!

Baştan aşağı kremlenip parfümlendikten sonra buluşmaya doğru adımlar atmaya başlamıştım.Bu sefer kaçmak yoktu,o da kaçmazsa harika bir ilk sevişme olacaktı.İnşallah kaçmazdı.Belki de içimden bunu istiyordum :D Yalan söyleyemem buluşmaya giderken aslında gelmemiş olması benim üzerimden bir baskı kaldıracaktı.Neyse kızlar böyledir işte bilirsiniz kızlar zaaaa xDDD Bir vapur iskelesinin çaprazında kalan parkta buluşmuştuk (allahım ne kadar gerzekçe bir yer git bankamatikte buluş bari amk jhgsjs) Beni gördüğünde gözlerinin içi gülmüştü aynı şekilde benim de gözlerimin içi gülüyor ve bu anları beynime beynime yazıyordum.Evine gittiğimizdeyse hayalimdeki o kusursuz porno dakka bir gol bir iptal olmuş gibi gelmişti.Ev bildiğin evdi.Evdi ya evdi! ULAN BEN BEMBEYAZ BEKLİYORDUM BU NE NAZAR BONCUKLU PERDE! diyip gidemedim elbette.Çünkü artık bu detaylara takılmamaya başlamıştım.Ne kadar romantik bir yemek yemesek de televizyonda zamane yarışma programını izleyip gülüp sıcak bir ortam yaratmıştık.Ama ben tuhaf bir şekilde terliyordum.İlk kez bir erkekle bu kadar yakın temas kuruyordum.Ensesi gözümün önündeydi ve istersem o enseyi öpebilirdim.Gerçekten olağanüstü geliyordu düşününce.Aradan biraz zaman geçtikten sonra bütün düşüncelerimi bir bir uygulamaya karar vermeye başladım.Önce ensesini öptüm sonra dudaklarını sonra sonra köprücük kemiklerini ve boynunu.Olay doğaçlama gelişiyordu.İzlediğim pornolarla alakası yoktu ama bi o kadar da keyifliydi.Mekanik değildik içimizden geldiği gibi davranıyorduk.

DEVAM EDECEK...




23 Aralık 2014 Salı

Güle Güle 2014 Hoşgeldin Kocacım

Merhaba sevgili blogdaşlarım.Her ne kadar artık bu mecrayı sikime takmasam da yeni yıl yaklaşırken yazmak zorunda hissettiğim kişisel ritüelim olan dilek,istek,şikayet ve sızlanma yazılarıma bu sene de bir yenisini eklemek istedim.Adet bu ya,öncelikle bu senenin ufak bir kritiği sonrasında da ''ALLAH SEN BİZE VER PARA'' temalı kısa bir yalvarmayla kapatacağım inşallah.Başlıyorum...

ÇOK ŞÜKÜR BİN ŞÜKÜR SENİ BİZE VERENE OROSPU EVLADI 2014!

Biliyorum bu sene herkes için kötü geçti.Belli bir rasyonel nedeni yoktu belki de ''yooo benim bayaa güzeldi ki:D'' diyenleriniz de olabilir (o halde götünü sikeyim kıraç!) ama 2014 hepimizin içinde ay bitse de kurtulsak hissini yaşatan garip bir yıldı.Ülkenin durumu malum.Siyaset yapıp ''BU SENE ÇİFTÇİMİZE ŞÖYLE DENDİİİ UYAN EYY HALK'' diye yazılar yazamayacak kadar da yorgun ve balık hafızalıyım.Yine de bu sene olan olayları kısa kısa hatırlamak maksadıyla bir kronoloji çıkardım.

1-Tuğba Ekinci'nin Bülent Ersoy'un Programında Delikanlım Söylemesi (OCAK)
2-Benim yeni bir işe başlayışım (ŞUBAT)
3-Ablamın nişanlanması (MART)
4-İrem Derici adlı karının o korkunç ÇOK ŞÜKÜR BİN ŞÜKÜRlü şarkıyı çıkarması (NİSAN)
5-Soma Maden Faciası (MAYIS)
6-Kredi kartı borcumdan dolayı avukatlık olmam (HAZİRAN)
7-Yıllık izne çıkmam ve tatilde barın tepesine çıkıp dans edip pandikler yemem (TEMMUZ)
8-İce bucket challenge yayılması (AĞUSTOS)
9-Twitterda SENİ UNUTACAYIM akımı (EYLÜL)
10-Ablamın evlenmesi (EKİM)
11-Bu Tarz Benim çılgınlığı (KASIM)
12-Gerizeka Tuğçe Kazaz (ARALIK)

İşte kısa kısa her ay aklıma gelen ve internetten de tasdiklediyim olaylara bakarsak gerçekten ne idüğü belirsiz bir yılı daha geride bırakmışız.Çok da bok varmış bunları yaşamışız.Bak yine sinir oluyom!!!! Neyse noyel baba şimdi aşağıda yazacağım dilek ve isteklerime kulak ver yeter.


KEZBANS 2015 DİLEK VE İSTEK LİSTESİ

  • Bu sene en büyük isteğimden biri artık şu heriflerin sakal bıyık modasını sonlandırması.Tamam çirkin adamı güzel yapıyor olabilir ama anlayalım artık kim çirkin kim değil? Ak göt kara göt çıksın ortaya rica ediyorum!!!
  • Rica ediyorum töre dizileri olmasın artık bak şaka maka seneyi 2015 ettik hala berdel yok silahlar atlar ve pislik pislik konaklarda dizi görmek istemiyorum ben tvde noel baba şuna da bir el at allahını seversen:(
  • Bu yıl obez olmak istiyorum.Özellikle böyle aniden 30-40 alayım ki gören tanıyamasın burun kıvırsın istiyorum.Çok sıkıldım slimlikten götüme kot bile olmuyor allaaaaaaaam (bu dilek kişiseldi)
  • Bütün sene bize gavatlık yapan tüm er kişiler bu sene tek tek toplatılsın büyük bir mavi çöp poşetine konulsun ve yanardağa atılsın (küüçük bir istek)
  • Yiğit Karaahmet ve Oray Eğin evlensin.Twitterlarını kapasınlar kadın kadına yaşasınlar noyel baba lütfen! 
  • Twitterda olur olmadık şeye menşın atan takipçilerin elleri kaskatı kesilsin.Yaptığım her espriden sonra ''ahahaha bu iyiydi'' diye tasdikleyen herkeşler taş olsun allah taş
  • Alt kat komşumuz taşınsın ya da bizim kat aniden tepelerine insin dayanamıyorum onalara
  • Sevdiğim bütün arkadaşlarım yanımda olsun koskoca bir apartmanda oturalım hiç olmadı güzel bir adaya taşınalım.Düşünsene noel baba harika olmaz mıydı:(
  • 1.90 boyunda bir sevgili istiyorum (bu kesin olsun)
  • Zengin ama çirkinlerle fakir ama yakışıklılar takas edilsin çevremiz güzel olsun VE BİZE BAKSINLAR
  • Hayvan istiyorum daha çok hayvan bebek koalalaaaarım olsun
  • (Gitgide cıvıtmaya başladım sghsjhgs)
  • Amım da olsun xD
  • İstediğim zaman kullanabileceğim amım olsun ama sikim de dursun?
  • Neyse gidiyom
  • Bitti bitti
  • Bu yazı bitti yani yoksa hiçbirşey BİTMESİN :(

Acı,tatlı bir sene daha böyle gitsin.2014'ü bize aratmayan ah kötünün iyisiydik be dedirtmeyen bir yıl olsun.Musmutlu olalım pasparlaaaaaaaaaaaak.

KEZBANS ÖPER ;)

8 Kasım 2014 Cumartesi

Kader Yahut Silistre

Ne bir amaca araç olmak için varsın hayatta ne de bir gruba hizmet etmek için.Yaşıyorsun işte fiyyyyuuuuyt hemi de cillop gibi.Bir şeye faydalı olmak için mi varsın yoksun o bile belli değil zaten bu bok çukurunda.Bir gün yardım ediyorsun, kendince iyilikler yapıp didiniyorsun işte bi şekilde,belki kasıklarında ağrılar oluşuyor hayatı tokmaklarken belki de kuduz köpekler gibi kaldırımdan kaldırıma atıyorsun kendini.Ama ne için kim? Kime? Nasıl? Neden?

İsmi lazım değillerle geçiyorsa yaşamın ve adını duymak istemediğin kişiler senin isminin harflerinden fazlaysa bu dünyada başlamış oluyorsun işte içinde biriktirdiğin nefret emeklilik sigortasına. At at at kenara at bu insanları.Doldur listeni doldur markete gitmeden önce mutfakta sigara içerken yazdığın SALÇA,PEYNİR sırasıyla.

Niye bu kadar çokuz? sorusu bir zaman sonra bünyede ''niye bu kadar şokum''u getiriyor ya sırasıyla heh heh işte sen de doğru yoldasın demektir it sıpası.Gel gel buraya ense kökünle omuzunun arasına tam bir şaplak atımlık dingosun sen de.Değer veriyorum veriyorum alamıyorumculardansın.Ben çok iyi niyetliyimcilerden. Kes sesini ve oku bakayımcılardan ol

İlk ayet ''Oku'' olmamalıydı aslında.''Tanı'' veya ''Haddini bil'' falan olsaydı belki de en müminlerden mümin ben olurdum Muhammed'e kaptırmadan koltuğu bir İslam kraliçesi markası yaratırdım gönüllerde.Ama yok işte ben inanamadığım herşeye hala el açarak bir umut medet bekliyorum yorganlar altında.

Gel bakayım buraya daha konu bitmedi.Şu şöyle olmaz bu böyle olurculardan ve bizim zamanımızda üpü üpüler lüpü lüpüdüydücülerden de bahsedicem.Herkes herşeyin nasıl olması gerektiği hakkında ne kadar fazla fikre sahip ve bi o kadar da hiçbirşeye sahipler.Bak mesela en yakın örneğim babaannemin çocuğunun kardeşi.Kim bu babaannemin çocuğu elbette babam.Kardeşi de ismi lazım değillerden biri işte.Hooooop at oradan ismimin bir harfine çentik.(nefret)

Durup durup ''sen hep yanlıştın yanlış olacaksın kezban'' diyip bir çöp bidonu indirip kaldırarak emekliliğe erdi.Haa mesleğiyle mi dalga geçiyorum haşaaa.Elimde olsa herkes çöpçü olsun isterim çünkü düğümün son halkası sen oluyorsun artık.Evrene doğaya bir katkı,ayaklı bir greenpeace'sin sen işte hem de yolda durdurmayanından. Ama hayat amcam,çöp,çöp bidonu ve kamyon arasında gelip giderken bana da çok cici davranmadı. Saklama kabında büyümedim ben de.Kızgın yağda çevirttirilmiş bir omlet de değildim ama neyse işte benmar usülü pişen lahana diyelim.

Zengin olmak veya fakir doğmak.Senin için herşey kader ve yukardaki kemalletin tuğcu ayarladı bunu.Doğ,yaşa,çek ve git diyorsun ya içinden yok yok bekle gitme açıklayacağım. Kader işte kader ben olmayı ben seçmedim demek kadar saçma ama bi o kadar da doğru.Belki sensizken sen daha iyisindir! Anladın mı bunu? Yaz bi köşeye güzel şarkı olur. Fakir ama çalışmıyor,zengin ama yüzü güzellerle avuntulu bu eti puf hayatında bir iki düşünce parlasın zihninde.

Sen veya senin gibi değil kimse! Kimse senin gibi de olmamalı zaten.Farklısın,harikasın,ışığını hisset reklam kampanyası yapmıyoruz burda düdük! Biraz düşün sorgula biraz da içlenirken silkelen kendine gel diye yazıyoruz bunları!

Pazartesiden itibaren başlayıp salı son bulan diyetler gibi olmalıyız yine yeni yeniden toparlanıp kalkıcaz ayağa yihuuuuu diye. Bu gaz yazın olsun işte.Kendi yapabileceklerini ekranın şu köşesini okurken bile hayal et ve sonra derin uykuna dal.Kalktığında akşamüstü olmuş olacak ve bütün hevesin yıkılacak.OLSUN! YIKILSIN! Ertesi gün bir daha yap! Her sigara paketini açışında BIRAKMALIYIM derken bul kendini seni ne rahatlatıyorsa onu söyle işte.

Yaşam ödül ve ceza değil seni yaratan unuttu ve gitti kabullenip kin tutmayı bırak artık.Sen sen olduğun için değil sen sen olamadığın için mutlu ol artık!

KEZBANS ÖPER

24 Ekim 2014 Cuma

Az Sus

Bir namlunun ucuna bakan hayatlar beşiğinde sen kimsin ki kırıyorsun beşiğini çekiçle vura vura? Yapmamalıydı! Yapmıştı! Saygı duyulmalıydı! Saygı duyulmamış mıydı? Saygıya ihtiyaç yoktu ki zaten hüzünlenmiştim.

Geçen hafta hayatını kendi arzusuyla sonlandıran Mehmet Pişkin için yazıyorum bunu. Olayın üstünden çok geçmese de köpürüp patlayan gündemlerden akıllarda yer yoksa hatırlatayım.Ölmeden önce videosunu paylaşan adam işte kısaca. Ölmeden video paylaşıp habersizce ölen onca insan varken onu bu insanlardan ayrı kılan ise haberli oluşuydu. Haberli ölüm vedalı gidimdi aslında. Nedense ölümlerde geriye kalana hep son kez konuşamayıp vedalaşamamak koyar ya hani... Mehmet vedalaştığı halde ayrı bir kedere sokuyor insanı.

Öldüğü günün sabahından beri günde 1 kere bu videoyu izledim bazı kelimeler artık beynime kazınmış halde.Ha şimdi şurada bunu diyecek burada gülümseyecek derken sonunda bir müzikle veriyor küsküyü beynime.Düşünüyorum da düşünüyorum durmadan didikliyorum.Tanımadığım,tanıyamayacağım,yaşa da tanışamayacağım biri için neden bu kadar melodramik bi sancı?

Mehmet gibi uyandığım sabahlar geliyor sonra aklıma.Hep o zorundalıklı nefes alıp vermeler,miladı doldurmalık kalp atımları. Yaşamak çok güzeldir,zevk almaya bakmalı,para olsa yaşanır,sevgilim olsa yaşanır,sağlık olsun boklu olsun avuntuları ve bir sürü tırı vırıdan geriye kalan gece uykusuzluğu. Yaşam nedenini sorgulamaktan vazgeçiş ve beynin içinde hiç bitmeyen bir mali müşavirlik bürosu. Tırt tırt fatura tırt tırt günahlar tırt tırt kaçmalıyım tırt tırt sabah olmasa. Gelir gider tabloluları dağları aşmış duygusal hisseler, bölünmüş 55 ortaklı büyük şirketim ben, tapuda vergi borcu çıkmış gönül kırıklıkları değerini düşürmüş arsa.Bitmiyor hesaplar böyle geliyor fiş fiş fiş! Öde şunları gidelim kapatıp bakkal açalım diyor en sıkıştığı yerde şarlatan şey.

Korkuyorum umarım bir aksilik çıkmaz derken de umarım yanlışlıkla bu yaşamımdan daha kötü bir koşulda yaşamaya devam etmek zorunda kalmam diyor işte.Felç kalırsam,kör olursa,bitkisel hayatta makineye bağlı bile nefes alırsam bu videoyu kafama kafama çakın diyor bi nevi.Ölememekten korkmak bu olmalı.Ya gidemezsem diye içi pır pır ederken acaba belki de gitmem dur bakalım fikri içini ferahlatıyor muydu? Bilmiyorum bilemiyoruz bilememeliyiz!

Yakılmak istiyorum,balıklara verilmek istiyorum ya da kadavra olayım derken bile geride kalan vücudu için geriden direktif verecek kadar da dominant.Vasiyet her zaman korkutucu gelmiştir zaten benim için o yüzden cümle kurmuyorum ya ölüm konusu açılınca.Rahmetli şöyle isterdi lafının gizli öznesi olmak bile rahatsız eder beni.

Yazıyı neden yazdım? Yukarda nelerden bahsettim? İntihar mı edicektim? Etmeye cesaret edememek
klavyede tuşlara vurup cümle kurmamı mı sağlıyor? Son şarabım olacak mı? En son dinlediğim müzik önemli olmamalı.Bugün kafayı vurup yatıcam.İçimdeki Mehmetler şimdilik hazır değil.

Uykuuuu

KEZBAN ÖPER




4 Mart 2014 Salı

Neden Delirdim?

Keşke diyorum keşke anlatabileceğim kadar anlasam keşke içinde yaşadığımız yüce kainatı.Ne menem bir sızılı sik ki bu uçsuz bucaksız sonu görülmeyen galakside gele gele dünyada bir mikroorganizma olarak filizlenmem.Ne vardı bir jüpiter köylüsü olsaydım uranüste bir parlemonto başkanının gelini olarak samanyolunda can bulsaydım.Oksijenden,yer çekiminden,iklimlerden,zelzelelerden velvelelerden makili bozkırlardan,hacılardan hocalardan bir merhamet istemeseydim.(Ebru'cum burda senden aldım umarım çocuğun etkilenme....ayyy gündem şakas..DIŞINK!)

Çok değil tam 10 sene önce herşeyin farkına varmaya başladım.İnsanlar her yeni bir günde karşılacağı bir olayı tecrübeliyorken benim fazla otokontrollü,öngörülü ve aşırı farkında bir salak olmam hayattan keyif almamı engelliyordu.Olmayacaktı hayır olmuyordu.Çoğu şeyin nedenini öğrendiğim an sonucunu da nereye varacağını biliyordum.Ben herşeyi bilirim,bildim,bileceğim demiyorum.Ben herşeyi bileceğimi de BİLİRİM diyorum sana.Şaka şaka össye 3 senedir giren birinin edemeyeceği büyük laflar bunlar.Bilgisel yönden yetersiz kaynaklarda yüzsem de BULDUMM BULDUMM DÜNYANIN SIRRINI BULDUM diye geçinip kredi kartı faizlerini hesaplayamayan biriyim zaten.Her konuda yorum ve düşüncem olduğu kadar yaşadığım yaşamadığım ne varsa bu zamana kadar tecrübeyle sabitleyip çoğu konuda master yapmışlığım da yok tabi.''Bizim zamanımızda şopişopiler mopimopiydi'' diyemeyecek kadar da gencim.Ama bir şekilde bu değirmenin nasıl döndüğünü,yaşama amacımızın ne olduğunu,neden nefes aldığımızı ve neye yaradığımızı erken yaşta düşünüp çözümünü astım tavana.Bakıyorum öyle her gece 1 milyoncuda satılan fosforlu plastik yıldızlara bakar gibi

Şu dünyada ''Hiç sorunum yok'' lafını duyabileceğimiz bir insanın olmaması çok kötü.Angelina Jolie de olsan memen alınıyor al sana bir sorun.Nagehan Alçı da olsan Rasim gibi bir kocan oluyor al sana meme aldırmaktan da büyük bir sorun.Kezban da olsan parasızsın,terkediliyorsun,çirkinleşiyorsun,kırışıyorsun,zayıfsın,işe geç kalıyorsun,dişlerin sararıyor falan da filan da filan da fistan..Demem o ki güzelim hayat denilen üvey baba dizisindeki lamianın ablası bi yerde.Öyle ya da böyle ha güzelleşti ha iyileşti dedikçe içindeki şeytanlığı salıveriyor sana hiç beklemediğin bir anda.

Mutlu olmak aniden gökyüzüne baktığında yıldız kayması gibi anlık,geçici ve heyecanlandırıcı.Mutsuzluklar olmasa mutluluğun anlamı kalmaz tarzı züğürt tesellisi de pilavın yanında gelen kuru cacık misali.Tamam sakin olalım! Ben demiyorum ki hepimiz mutluluk dozajımızı hırtlağımıza kadar alıp sevinç çığlıkları eşliğinde can verelim.Biliyorum olamaz,olmayacak.Mutluluk hakedilen bişey belli ki bu kadar pahası biçilemediğine göre de yüreğimiz ya çok fakir ya da maxi puan geçmiyor koduğum işletmesinde.

Ben de istemez miydim gidip yemyeşil kırlarda yalın ayak dolaşıp hamakta güneş yüzümü yalarken kulağımda müziğimle elma yiyip kitap okumayı?.Bu mutluluk mu? Bilmem şu an ölmüş dedelerimi görsem bile mutluluktan ağlarım ya da kaybolan ilkokul karnelerimi bulsam.Diyorum ya sana ne zaman nerede ne şekilde geleceği belli olmuyor bu şerefsiz eşref saatinin.

Çok mutlu bir çocukluk geçirdim sayılmaz.Doğduğumdan beri gergindim ''Sakin olun herşeyi yoluna sokucam'' umuduyla doğurtturuldum ebeler tarafından.Kısacası bitmeye yüz tutmuş bir evliliği kurtaracak diye düşünülen ikinci çocuktum.Hayat boyu bu misyonu hissettim sırtımda apağır dağcı çantaları gibi.Ben gelmiştim ya hani düzelmeliydi herkes gülümsemeli ve ''Problem yok şimdi mutluyuz'' demeliydi.Ne düzeltebildin mi? diye sorana rastladım bugüne kadar ne de düzelmeli miydi? diye sorana.Olan olmuştu,olması gerektiği gibi olmuştu üstelik.

Tuhaf bir ergenlik geçirdim.Yine herşeyin farkındaydım.Diyorum ya bu bilinç öldürdü beni.Sıktı bacağıma kurşunu süründürdü yerlerde Derya Tunamsı figürlerle .En sevdiğim öğretmenimin adı Günay'dı.Okul çıkışı gidip evinde saatlerce ders çalıştığım öğretmenim.İşte o zamanlar çok mutluydum çok.Farkındaydım da yine ama ufkum genişliyordu işte.Ya da anneaneme gittiğimde karıştırdığım gizli sandık odası.Ohooo ne düğmeler bulup da sevinçten cam çerçeve indirmişiliğim vardı mazide.Zaman geçtikçe yerinde yeller esen ruhu botokslu biri oldum ben.Hani ''Öleyim de kurtulayım'' arabeskinden uzak bir özlem var sanki içimde tam kalbisimin ortasındaki dibisinin köşesinde.

Keşke diyorum keşke anlatabileceğim kadar anlasam keşke.Bilmediğime bildiğim kadar şaşırsam ve kudurmuş köpekler gibi ordan oraya atmasam artık kendimi.Her hafta yeni kararlar almaya çalışmasam.Anlayabilsem nasıl anlayamadıklarını.Ne olurdu marsta yaşayan alkolik bir ayakkabı tamircisi olsam ne olurdu gezegenlikten çıkarılan bir gezegen olarak plüton olup sinirden dünyaya çarpsam?

KEZBAN'IN GALAKSİ REHBERİ ÖPER.