27 Aralık 2011 Salı

Merry Christmas Bitch!

Hüptürük toprakların,düttürü vatandaşları!Yurdumun hacı şakir kokan,pedükürlü,elitist,marjinal kezbanları yeni yıl geliyoo anacımEvet içkileri havaya kaldırıp,10'dan geriye Var Mısın Yok Musun? yarışmacıları gerizekalılığıyla saymaya çok az kaldı.(kutum küçük merkez!tamam)Ve sokakta tezgahında noel baba kostümü giymiş kısa samsun içen milli piyangocular sizi seviyorum...

''Güle güle 2011,Hoşgeldin 2012'' posteriyle dolu çarşı,pazar,tükkan gezintisi yapan kalabalık kalabık insanlar ''kırismıs'' alışverişine başladılar.Hayatımda sadece ailem ve birkaç sağlam dostum dışında kimsenin olmayışı beni ''Aıyy hediye almam lazıaaaam!'' paniğinden kurtarmış olsa da hafiften buruğum sanki.Hani önemli biri olsaydı gider 5 lirama kıyar bi bulüz neyin alırdım belki.Ehehe şaka anacım şaka.Herneyse klasikleşen ev içi hediye törenine gelirsek...Bu sene de canım anam yine gidip en işime yaramayan örneğin: mikroskop,tükenmez kalem silgisi,turnosol kağıdı,patik tiftici tarzında bi hediye alıcak.Yuppiii çok mutluyum.Düşünmesi yeter mucuk.En azından ''elimle yaptım'' hediyeleri kadar berbat olamaz.Zamanında kim çıkarmışsa şu ''Manevi değeri olur git kağıda ağaç çiz zarfa koy....bla blaa'' klişesini.Yok öyle şey lan.Hediye dediğin afedersin sike sike parayla alınan bişey.Paran yoksa A4 kağıdına ağaç falan çizme.En kocamanından BEN FAKİRİM yaz.Sonra bana getir,ben seni anlarım zaten,hak veririm sana!!Herneyse konuyu böyle dağıttıkça ekrana Perihan Savaş gibi bakmaya başlıyorum.Yeni yıldan hem sizin için,hem kendim için isteklerim var!Buraya gel tonton yaşlı adam....

KEZBAN DİLEK VE İSTEK LİSTESİ:
  • Bu sene iphone uygulamalarında bi yenilik yapılsın.Artık karşılaşıp kesiştiğimiz adamların gay olup olmadığını anlamaya çalışmayalım.Şöyle baktığımız anda telefon direk ötsün.Ekranda ''GİT YAPIŞ'' veya ''O SENİN EMMİN'' yazan değişik teknolojili şeyler olsun.Yapılsın bunlar,rica ediyorum....
  • Herkesin en az 1 kere sevgilinin eski sevgilisini sınır dışı etme hakkı olsun...Sınır dışı edilen kişi 20-30 sene ülkeye geri gelemesin.Pipisi kopsun bi de (sonuncusu biraz bana kalmış)
  • Sabah kalktığımızdaki o çirkin şişik suratımız için sabun üretilsin.Yüzümüzü yıkayıp kuruladığımız andan sonra en yahuşuklu olalım...(sevgili Dove yapabiliyosan yap anacım)
  • Sohbeti süper ama tipi berbat adamlarla,yakışıklı ama sohbeti olmayan adamın özellikleri değiştirilsin.Hayat bayram olsun...
  • Ferhat Göçer ve Ömür Gedik bi iş teklifi alsın.Zimbambo'ya taşınsınlar 15-20 çocukları olsun.Ömür Gedik hayvanları rahat bıraksın..
  • Sabah uyandığımda kapımda 1 range rover,1 adet villa tapusu,1 adet biscolata erkeği (ispanyol olanı olursa daha iyi olur) ve 1 adet 2 milyon dolar servetli banka cüzdanı bulayım..(bu dilek kişiseldi)
  • Hergün birisi gelip ''bugün bunları giyeceksin'' desin.Gece gelip verdiklerini geri alsın.Hiç yıkama,ütü,dolap derdimiz olmasın....Hergün şık olalım.
  • Zayıflar kilo alsın,şişmanlar kilo versin...Herkes fit olsun,vücutlarımız bebek poposu gibi pürüzsüz olsun...
  • Havuç pantolon modası bitsin.Bu konuda ciddiyim.Önüne gelen mavi,kırmızı,sarı havuç pantolonları kıçına geçirmesin.Gay üniformasına bi DUR! densin.
  • Prezervatif ve kayganlaştırıcı kullanımı artsın (sosyal mesacımı da verdim ohh)
2012 bize şans versin,değer versin,umduğumuz şeyin güzeli,istediğimiz şeyin en harikası olsun.Yapmak zorunda olduklarımız bitsin,asıl yapmak istediklerimizin zamanı gelsin...Ne bileyim ya mutlu olalım işte. 

KEZBAN ÖPER:)

EDİT:Beni teee geçen haftalarda Mim'leyip böyrüne basan sevgili Bi'Gay in yazısını şimdi gördüm.Kafama terliği yedim orası ayrı :( Bu yazı ona ithaf edilmiştir.Kulaklarından öperink onu :)

16 Aralık 2011 Cuma

Ayrılalım Ama ''Medeni'' Olsun!


Nedendir bilinmez doğrusunu,akıllısını gidip seçmez şu kalp denilen kancık.Gider de en kıranını,en dökenini yapıştırıverir orta yerine.Dupduygusal bir yazı gibi mi gözüküyo?Hiç sanmıyorum...Aslında gülünecek halime ağlıyorum demeliyim.Terslik bu olmalı.Senelerdir kullanılan terimi bile eğirip büküp kıçıma çeviriyorum...Evet her biten şey gibi en son yaşadığım (karşılıklı duygusal filört ehehe) şey de finish çizgisini görmüş bulunmakta.Penis şeklinde bir kupa bile getirmeyen eller kırılsın!Kutu kutu nutella yiyip,yatağa picamalarıyla kendini atmış bir bebe efekti kullandığımı düşünelim mesela...O artık gitti ve gelmeyecek tam da şuramda bir....öfff olmuyo işte bende bu efektler..

BU GECE SON BİRAZ SONRAĞĞ BÖLÜMÜ:
İnsanlara verdiğim değerlere göre kafamda raflar var benim.Mesela birine az değer vermişsem hoop alıyorum onu en alt rafa koyuyorum.Diyelim 3.2 şiddetinde değerliyse orta rafların dibicik kıyısına sıkıştırıyorum.Çok değer vermişsem en tepelerin tepesine yerleştiriyorum,ona ulaşamıyorum sanki.Kafam bir kütüphane gibi.Ama kitapları yerinde sabit tutabilene aşk olsun.İnsanlar durmuyo,insanlar beklemiyo...En son ilişkimi gözden geçirip analiz ettim.Beni sevdiğini söyleyip,bana saygı duymuyodu.Karşılıklı güven duygularımız doktorlar tarafından alınmış gibiydi ve sağlıksızdık.İlişkinin başında zirvelerde olan seks hayatımız şimdilerde rögar kapaklarının altına kadar düşmüştü.Kısacası aşk ölmüş,sevgi bende kalmıştı..Onun da kısası bu sefer daha çok seven ben,hevesini almış ama ayıp olmasın diye gidemeyen oydu!Durumu tek başıma yargılayıp kendimi celallendirmekten vazgeçip sevgilime mesaj attım (eski sevgilime işte)’’Yarın buluşalım konuşmamız gerek’’ diye..

AYRILIK BÖLÜMÜ:
Hiç ‘’medeni’’ ayrıldığım bi insan olmadı hayatımda şu zamana kadar.Ya boğazım patlayana kadar kavga gürültü,ya laf sokup silinen telefon numaraları...Ayrılığın medenisi olmaz bence.Sevgilisinden ayrılıp ‘’dost’’ kalabilen herkese şok olmuşcasına bakıyorum.Bi zamanlar sevdiğin,gözünün içine baktığın,yatağından eksik etmediğin insanı al karşına ‘’Ehihi nası gidiyo yeni ilişkin?’’ de..Olucak iş değil..Kesinlikle kabul etmiyorum.AY EM NAT!!!Ambulans çağırın!!ÇABUKKK!!.Biliyorum işte böyle konulara geldiğim andan itibaren adeta gözüme tiyatro perdeleri iniyo ve başlıyo bi trajikomedi...Gözlerimde perdelerim,gözaltlarımda torbalarım şehrin tam merkezinde buluştuk onunla.Ayrılık konuşması yapmayı da cidden bilmiyodum.Yani masaya oturur oturmaz ‘’Şey ayrılıyorum senden?Tamam mı ?Sorun yok di mi?Oldu o zaman neyseee görüşürüz bayyy’’ diyip kalksam kendimi hiç yadırgamazdım.Neyse ki öyle bişey yapmadım.Ama onu ona şikayet etmek te gereksizdi.Yok ‘’Sen şöyle birisin,makarnayı yiyemiyosun,sakalların batıyo,öküzsün,bi de bana geçen şunu söylemiştin’’diyerek sadece içimi dökerdim.Ve karşı taraftan da aynı tepkili bişeyler gelirdi,konu uzardı.Birbirimizi kırmaya başlardık,ve ben kırılırsam masayı alıp kafasına atardım.Hoş olmazdı..Buluştuğumuz mekanda kahve içip,medeni bir şekilde konuşmaya başladık.’’SEN DEĞİŞTİN’’ dedi.’’SEN DEĞİŞTİRDİN’’ dedim bende.Uzun uzun sessizlikler yaşadık.Öteden bakan ‘’Sağır Ve Dilsizler Derneği Toplantısı’’ yapıyoruz zannedebilirdi.’’OLMUYO’’ dedim.’’OLMUYOSA BİTSİN’’ dedi.Ayrılık isteğini şimşek hızıyla kabul edebilen başka bi Allahın kulu daha olamazdı zaten.Şaşırmadım..Onun söyleyemediğini ben söylemiş oldum.O sadece gelen dublaja onay verdi.Ama altyazı olarak ‘’Göt’’ dediğimi okuyamadı....

VEDALAŞMA BÖLÜMÜ: 
Filmlerde gördüğüm veda sahneleri ne kadar karizmatik,ne kadar hüzünlü oluyodu.Mesela caddenin sonuna geldiğimde elimi kaldırıp ‘’Taksiiiiiiiii’’ diye seslenip,taksiye binmeden önce son bir öpücükle ‘’Kendine iyi bak adios vela quetema sapronita veluez’’ demeye kalksaydım oracıkta Altın Ayı ödülümü alırdım.Gerçi ne söylediğimi bende bilmezdim,cidden ne demek acaba lan bu cümle?(şak diye soru sana) Herneyse ben fakirgillerden gelme bir yaban çiçeği olduğum için yaklaştım gelen körüklü otobüse.Hani belki otobüse binerken ‘’Elveda yiğidim ben artık senin için bir yabancıyım böhühü’’ dediğimde böğrü yanarda kendini körüklü otobüsün önüne neyin atar.Pehh nerde?Otobüse binmeye çalışırken döndüm ve sarılmak istedim son kez.Bi baktım yaşlı bi amca bana bakıyo ‘’Hadi hadi binmiceksen sıradan çık evladım’’ dedi.''Iyy Allah seni kahretsin bastonlu zebellak'' dedim içimden o sinirle.Döndüm,baktım son kez.Benim ki elinde telefona baka baka duraktan uzaklaşmaya başlamış bile.Bastonlu zebellağa sarılıp‘’Beni götürrr buradan noğloooorrr amcaağğ’’ diye diye ağlayabilirdim.Hiçbişe olmamış gibi otobüse bindim.Cam kenarına oturdum.Yüzümü sola çevirip bakmama kararı aldım.Ama dayanamadım.Otobüs hareket ederken son bi göz ucuyla baktım.Onun el salladığını gördüm.Aylar önce her buluştuğumuzda durakta bekleyip karşılayan insan şimdi ‘’hadi canım yol al’’ dermiş gibi beni uğurluyodu lan.İçim ‘’cızz’’ etti.Bu sefer içim ‘’cızz’’ edince aklıma mangal yaptığımız gün geldi.O günü hatırlayınca gecesinde konuştuklarımız,kahkahalarımız bla bla...Hayır hayır hayır! Hemen rotamı başka düşüncelere çevirdim.Otobüs yol aldı evime doğru gelmeye başladım...Artık tamamen yol benim,rota benim.. Hoşgeldin Single Kezban..ADİOS GENÇ ADAM VELA QUETEMA SAPRONİTA VELUEZ!!

KEZBAN ÖPER:)

7 Aralık 2011 Çarşamba

Kestirmezsen Erkek Değilsin

''Yeri geldi sizi jöle kutusuna yatırdım,yeri geldi fön makinesiyle ruhunuzu elinizden aldım.Özür dilerim yavrularım...''

Bu hayatta beni bi türlü bulamayan 2 şey var.Biri Tacikistan’da yaşayan ruh eşim,diğeri de şeklini şemalini bir türlü tutturamadığım saç modelim.Sokakta gezerken bakıyorum ki öyle böyle insanlar kafalarından çıkan telleri sayılarına bile bakmadan düzgün kullanmayı öğrenebilmiş.Hayır ilkokul,ortaokul ve lise yıllarında mecburen ''öğrenci traşı'' olduğumdan kelli, o yılların biteceğini düşünürken ‘’ınısını ıvrıdını sikicem ilerde bah bah gör nası şekil yapacam bu kafayı’’derdim içimden.Yıllar geçti, kavga bitti haliyle.Her kampüs gören masum köylü gibi saçlarını hemen uzatan,Kenan Doğulu’nun 90lar zamanı stayla saçı uzatıp sırma gibi dolaştım.Iyk..Saçlar kabarıyor,kabarmasa yağlanıyor,yağlanmasa keçiliği tutuyor.Ve hergün sabah 5’te kalkıp nerdeyse kafaya deve kuşu taşağı sürmediğim kalıyo...Ama nafile..Daha sonra 1-2 sene içinde dellenip üç numerö yaptım.Kabak gibi burnum ortaya çıktı,kulaklarımı saklamak için kumaşçıdan 2 metre saten kestirmek zorunda kaldım...Ama yine nafile...Önleri kaldırıp yanları yatırdım,yanları kaldırıp önleri görümce modeli yaptırdım...Uhuuuu dıdısının dıdısı..Say say bitmez.Rihanna gibi her ay yeni bir saçla halkın arasına karıştım, ama hemen bir kıç deliği çıkıp ‘’senin şu favoriler çok şey olmuş yeeaa ehehehe’’ diyip oracıkta sokuverdi hevesimin içine..

BERBERBER BÖLÜMÜ:
Ve geçen gün işyerinde sıçamık tipli biri ‘’Ayh Kezbancığım şu önlerini biraz aldırsan Riçırd Gir’in gençliği çarpı üstüne Tom Kuruzuu olursun anacım’’ dedi.İçime bi kurt düştü.Hemen tuvalete koşup aynaya baktım.Zaten bu benim genel huyumdur,biri karşımda konuşurken mesela devamlı burnunu ellerse bana ‘’sümüğün var Kezban git temizle’’ iletisi gönderiyomuş gibi geliyo ve ben konuyu yarıda kesip deliklerime bakmaya gidiyorum...(burun deliklerime haaa)Hiç te bilemmm..Çok temiz...Herneyse saça baktım baktım.Cidden önleri biraz aldırsam,arkalara biraz ekletsem,yanları kazıtsam süper olucaktım bence...İş çıkışı aptal aptal gezerken bi berberin önünden geçiyordum ki kafamda aniden bir ampul yandı..İçeri girmek ve girmemek arasında düşünürken ayaklarım tükkanın kapısına kadar gitti....Bütün cesaretimi toplayıp hayatımda ilk kez başka bir berberde saçımı kestirmek için ölüm vuruşumu yapıyordum,boru değildi.Hem düşününce bunca yıl gittiğim berber herifi saçımı ne hallerden ne hallere sokmuştu..Pislikti bile bile beni ucubeğğ yapmıştı.Bi nevi onu bu yeni berberle aldatacaktım.Hatta ve hatta saçımı kestirdikten sonra ilk önce ona gidip nanik nanik yapıp kaçacaktım.Hıh hıh evet evet bunu yapmalıydım...

TAKIM ELBİSELİ ADAMLARA KESTİRMEK BÖLÜMÜ:
İçeri girdiğimde adeta şok oldum.Nerde benim o sidikli berber,nerde bu eşek kadar salon.Koskaca siyah deri koltukların bulunduğu,televizyonunda fashion tv açık olan takım elbiseli 3 adam deli gibi saç kesiyolar.Kasada duran kadın ‘’Buyrun’’ dedi hemen.Kadın lan KADIN!!Benim eski berber tvde kadın gördüğü zaman kulağını bile keser,hatta yetinmez saatlerce sürtüp durduğu sikini aniden gözüne sokar oracıkta.Bunlar gidip  kadın eleman almışlar...Breh breh...Hemen oturdum deri koltuğa dergileri karıştırmaya başladım.Orta şekerli türk kahvem bile geldi.Ağlamak istedim.Allam alam çok mutluydum.Saçı kesilen adam koltuktan kalkarken ‘’Çok teşekkürler Erdal tam istediğim gibi oldu’’diyordu.Ben bunlara alışık değildim.Benim bildiğim ‘’Saolasın amına gayayım elim ensem açıldı golanya ver gayri parlasın zırtım zıvan’’vb.. sözlerdi..Tam bunları düşünürken,aniden başka şeyler de düşünmeye başladım.’’Kezban burası çok güzel evet ama sor bi bakalım neden güzel?Adam nerdeyse taşaklarını yalayacak senden 15 tl mi alacak? Senin cüzdanında kaç para var?Babam böyle pasta yamayı nerden öğrenm....bla bla Ayyyyhhh’’ O an huzursuzluk kapladı içimi,içtiğim kahveyi kusup salondan çıkmayı düşündüm.Ama sıra bana gelmişti.Koltuğa ister istemez oturdum.Adam nazikçe havluyu koydu enseme üstüme de o tülümsü şeyi örttü.Ne zaman gözgöze gelsek gülümsüyo bi de yapmacık yapmacık.’’Ehi ehi nasıl yapacağız’’ falan diyerek benden cevap bekliyo.Bende anlattım işte Safiye Soyman modelimi hemencicik.Bu başladı kesmeye.Kestikçe kesiyor,kırptıkça kırpıyor...Arada makineyle ensemde gidip geliyo ben uyuşuyorum,uyumaya kalkıyorum.Ama salyam akar da rezil olurum diye panikleyip hemen gözlerimi açıyorum.Herneyse saç kesimim bitti.Bu takım elbise diğer takım elbiseye ‘’bir yıkama alalım’’ dedi.Geçtik küçük lavabolu yere.Saçımı yıkayan takım elbise hafif kilolu ve gözlüklü,biraz da sivilcesi vardı.Başladı saçlarımı yıkamaya..Yıkıyo mu,sevişiyo mu belli değil lan!O dokunuşlar,o nazik davranışlar...Ömrü hayatımda hiçbir adamdan görmediğim o şevkat ve güven duygusu...Oha Oha kendine gel Kezban!!!Nerdeyse gözümü açıp ‘’Takım elbiseeeee evimin direğğeee ol anam’’ demek geldi içimden ama kendimi tuttum....Yıkama bittikten sonra,tekrar koltuğa oturdum.Başımda havluylan otururken ezik ezik etrafıma bakmaya devam ettim.Havluyu kafamdan söküp alan bıdık başladı saçlarımı kurutmaya..Kurutma makinesiyle kanto yaptı desem yeridir.Hayır amk anladık tamam,iyi kestin,dükkan güzel de o kurutma makinesini eline alınca bi eğilmeler gözlerini kısmalar!!Ne ayak yanii alala...En sonunda kurutma işlemi de bitince bana ‘’Vaks mı daks mı süreyim?’’ diye sordu.O sıra benim cahilliğim tavan yaptı öküz öküz suratına baktım adamın.Herneyse sürdü bişeyler işte hızlı hızlı şekil de verdi..Kasaya doğru ilerlerken kalbim götümden çıkıcak sandım.Hayır o kadar saat uğraştır,dur sonra kasada paran yetmesin.Olmazdı..Bildiğim bütün süphanekeleri okudum (amin).Kadınceğiz ‘’40 lira efendim’’ dedi.Neyse ki cüzdanımda turuncu bir 50’lik yatıyodu zor zamanlar için sakladıydım.Paramı ödedim şıraaaaaaank diyeee.Eşantiyon olarak şampuan,erkek duş jeli falan hediye etti bide ay cınım.Oradan çıktığımda dünyanın en büyük özgüvenine sahiptim.Ciddi ciddi saçımı beğendim.Tabii ertesi gün yıkanıp,saçımı yapamayınca sorunun ne olduğunu anladım..Sorun sende değil sevgili saç BENDE!!!Neyse ki duş celleriylen yıkanıp yıkanıp buram buram irkek kokucam nihahaha....

KEZBAN ÖPER:)

6 Aralık 2011 Salı

Geçenlerde Yine Sevişiyorum...

‘’Büyüyünce çok canlar yakçek bu valla ablaağğğ’’ denilen her çoluk çombalak koşa koşa büyüyüp ok işaretlerini takip ederek beni buldu.Görev başarıyla tamamlandı,canlar yandı ağabeyler ablalar şom ağzınıza pide götünüze sağlık...Immm nefis bir cünüplük ve sıfır mantık hatalı bir beddua...

Şöyle bir Fayt Kılap açılmaz ki dinine yandığım şehrinde.Gideyim gece gündüz hem dayak yiyim,hem dayak atayım Biretlii Pittlere...Ha benim fayt fantezim mi var?HAYIR! Sadece öfkenin ve mutsuzluğun akıtılması için şiddete bir fincancık ihtiyacım var ihi? Annem eğer sizde de yoksa önemli değil dedi...Yarın marketten alıcakmış zaten..Fazla koydunuz sadece bir fincan birrr 1!1!1... (küçükken her komşuya gönderilişimde yaptığım uzun soluklu biz fakir değiliz açıklamaları)Rüzgarına,titretmesine kurban olduğum şehir bir kışı daha bana zulümlü kederli,düşünceli adam heykelli geçirtiyo ya işte ona çok kırgınım.Akşam otobüse bindiğimde kafamı cama yaslayıp saç yağlarıyla dertleşiyorum çoğu zaman.Sevmediğim bi iş yerinde çalışırken,kendisi tarafından sevilmediğim bi adamla aşk yaşadığımı zannedip,akşam sevilip sevilmediğim meçhul eve dönüyorum..Biri bana acil yer vermeli.Baksana lise defterlerini elinde tutan minik bi bebe bile uyuyomuş gibi yapıp yer vermiyo...taktiğim bile elimden çalınmış gitmiş.Taktiksiz,parasız ve sevgisizim kısacası.Bu kadar bergenleştikten sonra silkinip kırmızı düğmeyi kökledim bilmediğim ilk durakta inip çaktım bir sigara...Malzemelerim yanımdaydı :1 boş bank,1 sigara,1 hastalıklı beyin...

MANİK ATAKLAR BÖLÜMÜ:
Bankta otururken kısa filmlerin sessiz ve 35 dk aynı noktaya bakan adamı olmamak için soktum elimi cebime...Telefonu çıkarır çıkarmaz mesaj bölümüne cümleler yazmaya çalıştım.Bakmayın sayfa sayfa yazıyorum buraya ama kısa mesaj alanında özürlü esemes portakalı ödülleri dağıtılsa ağlaya zırlaya her sene ben olurdum o kürsüde.Öncelikle mesaja başlarken hep S harfi kullanmaya çalıştım.SEN ÇOK ADİSİN yada SEN VAR YA..... NEYSE CANIM ÖPTÜM KİB BY...Mesajla olmayacak bu iş dedim ve rehberde numarasını görür görmez arama tuşuna sarıldım..Ama telefon çalarken ‘’Allam ben ne diycem şimdi?Ha şey derim napıyosun derim,o da sorar iyi misin? diye.Bende iyi değilim derim.Noldu?der..Der mi acaba?Ya demezse..aman demezse de ben derim neden iyi olmadığımı sormucak mısın?...Peki sormucam derse? Ayy ne biçim adam bu yaaa yeterrrr artık..Ebenin öllüğü der kapatırım suratına sonra telefonu da denize atarım’’ diye kısa süreli manik ataklar geçirirken karşı taraftan ‘’Alo’’ sesi geldi.Hallaç pamuğu olmuş beynimle ağzımdan ‘’Haaa?’’gibi mantıklı bir ses çıktı cevap olarak .Oysa hayalimde böyle bi sahne yoktu Haaa ne demek haa ne demek? Konuşmak istemediğimi fark edip telefonu bi anda kapattım,ama ekranda devamını kabızlıktan getiremediğim S harfini de ona yollamış oldum..Negzel elde bir ‘’Haaaa’’ ve akabinde gelen bir S...var!Hassss!! Nerde bana alkışşş?..Eve gidip kilolarca ağlamak....Kova kova...Dünyanın en pesimist insanı oldum sanki.Her yediğim yemek pırasa,her gördüğüm insan İzzet Altınmeşe ‘’ben’’ine sahip ve acımasız...

BEN DE BURALARDAN GÖÇERİM BÖLÜMÜ:
İnto the wild filmindeki (bkz:şurdan) Christopher gibi dağlara bayırlara,yeşillikli kırlara açılmak istedim.Hadi Christopher’a fazla para battı kaçtı,göçtü.Benim öyle bi durumum da yok şahsen.Dünya’yı gezmeye kalksam oturduğum yerden anca Bergama’ya gidicek bir birikimim ve sermayem var.Ama Bergama’yı bi geçtim miydi ver elini Peru...Buna deli gibi inandım.İşyerinden aldığım 100 lira avanstan sonra 5 günlük rapor aldım.Annem’e ‘’Allah için anne beni 4-5 gün arayıp sormayın bi arkadaşımdayım ve iyiyim’’ diye mesaj attım.’’Sen kimsin?’’ diye cevap atar diye bekledim ama cevap bile gelmedi.Neyse önemli değil, canım aylem çok ilgili huğ huğ....Sevgilime en son attığım ‘’S’’ harfi haricinde başka bir şey yollamadım telefonumu kapattım.Beş günlüğüne de olsa şehrin dışında 1+1 evde oturan  arkadaşıma 1 kazak ve 1 pantolonla geldim.Soğuk ve iğrenç bir ev..Ama huzurluyum.Ketılla duş alıp,menemen yiyoruz.Benim yüzümden kız arkadaşıyla 2 gündür seks yapamasa da mutlu gibi gözüküyo arkadaşım..’’Enter’’ tuşu çıkmış bir laptopta bunları yazdım..3 gün sonra yine her şeyin aynı olacağı ihtimalini düşünmek istemiyorum..Sadece uyumak,uyumak,uyumak....rutubet kokan yastıklarda.....

KEZBAN ÖPER:)

28 Kasım 2011 Pazartesi

Uluslararası Sevişmeler Operatörü Kezban

Önüme gelen ilk Almanya uçağına atlayıp,ismağil yeğka olmamam için bana bir neden gerekli.Gündüzleri kebapçıda çalışır,akşamları sokakta ölümüne ''fantezi rep'' yaparım evelallah.Hepinize ''gutuntag anacım'' dediğim günler gelmeli mi?Seneler sonra yeşil mersedesimle kesin dönüş yapmalı mıyım?Herkese benden kocaman bir ŞAYZE.....

Ben hayatımda hiç yurtdışına çıkmadım.Hatta bakarsan 10 yaşıma kadar dünyayı bakkal hüseyin,kasap fikri,kuaför gül abla ve diğer mahalle halkı zannederdim.Mesela ekvator dedin miydi benim için ''ortada sıçan'' oynadığımız dik yokuştur.Haa sor antartikaya bile gittim mahallede.Zira oyun oynadıktan sonra su isteyen o sidikli bebelerden biri olarak Meryem'in annesi soğuk amın buz çiçeği halleriyle içtiğimiz suyu kıçımızdan getirirdi.Hey gidi antartikaaa heeyyyyyyyy...

ALMANYA PİÇSİN BÖLÜMÜ:
Ne demiş şair ''Gün gelir koltukta huzurluca oturup Su Gibi'yi izlerken bir kötü haber alırsın''....Tamam şair dememiş olabilir ama son derece doğru bi tespit.Geçen gün Songül Karlı'ya dalıp gitmişken aniden telefonum camiye bırakılmış bebek gibi acı acı inledi.Bilmeliydim...kötü bişeyler..hem de Taner Bey,Sevda Hanım'a talip olmuştu...Evrenin mesajını almıştım ama değerlendiremedim :((( Önce telefonu sonra kumandayı kıçımdan mandırağke gibi çıkardıktan sonra sevgilimle konuşmaya başladık:
-Alo aşkım nasılsın?
+İyiyim film izliyorum sen nasılsın bitanem ?(Su Gibi programı gayet sürrealist bi kere ondan söylemiyorum)
-Hıı anladım iyiyim bende şey sana ne diyeceğim....
+Ne diyeceksin ?
-Benim kuzenim evleniyomuş önümüzdeki ay düğünlerine gidicez.
+Hmm anladım lorke lorkeğğ durumları...İyi tamam da napayım şimdi halaybaşı mı lazım ehehe (o sırada mendilimi bile hazırlamıştım odun!)
-Yok ya düğün ALMANYA'da (devamını hatırlamıyorum ama şöyle şeyler söylemiş olabilir---->)işte okula gittim.........hoca geldi pantolunu çıkardı ve bi anda bize....
+Bi saniye ya Almanya ne alaka?
-Öyle işte düğün orda,ailecek gidicez neyse kapatıyorum otobüs geldi seni çok seviyorum
+ %&%&&%%&% tamam by by

SİBEL KEKİLLİ BÖLÜMÜ:
Telefonu kapattıktan sonra yüreğime bir kara bulut,bir gargamel oturdu.Koltuktan kıçımı kaldırdığım gibi koştum bilgisayara sarıldım.2345 tane sekmede farklı farklı sitelerden alman pipilerine bakmaya başladım.Allahım allahım napıcaktım?Sarı saçlı,mavi gözlü ve beyaz dişli bu kadar çok insan görmemiştim.Çoğunun bildiği diller kısmanda ''Türkçe'' bile var...Allah kahretmeye sizi.O genizden genizden sümkürürcesine konuştuğunuz diliniz bitti de Türkçe'ye mi musallat oldunuz lan beyaz peynirler??Deneme amaçlı bi tanesine sevgilimin fotoğrafını attım ''Hallo'' yazdım.Anam anam bu Hans delirdi devamlı ''İch hich sich sok''lu şeyler yazıp duruyo bana...Dellendim iyice uzuncana ''bana bak senin o nazi ağzını parçalarım'' temalı bi mesajı çeviri sitesinden çevirtip yolladım buna.Her tuzum var diyene elinde hıyarla koşulmaz ki...Mesela sevgilim gitti kahve aldı bu kaymak kafadan napıcaksın hemen Sibel Kekilli mi olacaksın?Seni Duvara Karşı fırlatırım görürsün :(Herneyse yaptığım şeyin ne kadar gerizekaca olduğunu fark etmeye başladığım vakit bütün sekmeleri kapattım.Kendimden utanmıştım.Bi arkadaşıma anlatsam ''Eee yok artık enternasyönel olarak delirdin sen Kezban'' diyeceklerdi..Sustum,pustum...Ama umarım önümüzdeki aya kadar bi loto,toto bana çıkar da.uçak biletimden otelime kadar herşeylerimi alıp ''TADAAAAA!!'' diye sürpriz yaparım...Bilmiyorum bakarsın çok sıkılırsam kredi çekerim ehehehe..Bekle beni Alamanya seni yenecem!

KEZBAN ÖPER :)

23 Kasım 2011 Çarşamba

Özür Dilerim Sevgilim Ben Artık Feriha Oldum

Hatırlarsınız ki şurda bahsettiğim dünyanın en sükseli,en bol maaşlı,en şitres ve sinir sahibili işinden artık kovulmuş bulunmaktayım.Olmadı bitti.Yaşlandıkça daha çekilmez ve zorlu hayat koşullarına kıçını dönen hayalperestten başka bişey değilim bunu biliyorum.Apartman kapısında gördüğüm yeşil çöp bidonunun yanında 45 yaş halim gözümün önüne geldikçe bağkurlu bi işe girip ölene kadar çıkmamayı hapseyliyorum beynime.Ama nafile dedim ya ben uslanmaz biriyim....

Eğer bigün ''hayalleri arasında yığılıp kalmış slip donlu adam'' görürsen,bil ki o benim.Yorganın altında telefonda yılan oyunu oynayıp arada popomu cimciriyorum,korkmana gerek yok.Bir reklam ajansı açılmadı ki ''Kezban aranıyor'' diye bi ilan verilsin.Ben de dakikasına başvurayım da artan işlerimi evde mocha içerek şirin şirin yapayım.Pardon ya benden bahsediyoruz ne mochası ne evi?Zaten bizim evde mocha olmaz.Olsa olsa aktardan aldığımız kaçak çaynan petibör piskiiit!!Allahım niye elit olamıyorum?Ulaşabildiğim en yüksek mertebe şu zamana kadar bir Tommy kazakla elimde tuttuğum rassberry bardağını ağzıma götürürkenki iğrenç fotoğrafım.Megapikselim bile düşük ve ucuz hayırdır inşallah nokya konektıd pipıl sen beni hayırlara çıkar...

BİR SALAK ARANIYOR BÖLÜMÜ:
Yine bilgisayar başında geçirmeye başladığım günler geldi çattı kapıma.Hem bu sefer daha masraflıydım çünkü malum kış.Evdeyken sobayı ,sıkıldın mı kombiyi ,acıktın mı ocağı ,aç aç aç Aç babam ...Annemin ''Seni aygazlar,ipragazlar ziksin e mii evlat herşeylerimiz 3 günde bitti tuuuuuuuuuu sana''diye bakan  gözlerine daha fazla maruz kalmadan en yakın arkadaşımın önerisine kulak verdim.Bir ofiste ''ofisboy'' aranıyormuş hemde çok acil.Arkadaşım''Amaan Kezbaaaan yapçağın ne ki?Al boş bardakları götür getir..Olmadı arada 1-2 kahve doldur.Valla bak çok basit iki üç ay çalış anam ne var?O zamana kadar kafana göre bişeylere bak''dediği an gözlerim yuvalarından fırladı.Yok artık daha neler.Ben...ben...BEN yahu senelerin enteklektüel,aristokrat,kültürel Kezban'ı gidip Avrupa Yakası'nda gördüğümüz Tanrıverdi mi olacaktım?Ya ben Gülse Birsel olmak istiyorum hayat beni duyuyo musun?Ohooooo uçmuş gitmiş...

YARİME DANIŞMA BÖLÜMÜ:
Arkadaşıma ''Bakarız ya canım bilemiyorum yağnee şimdi çok teklifler var tabii de bi eve gideyim değerlendireyim hepsini yarın seni ararım'' diyip yalanlarım sırtımda eve döndüm.İşi küçümsemiyorum bu işi dışarda onlarca tonlarca insan yapıyo sonuçta.Ama bu yaştan sonra boş bardak ve kahve fincanları içimi bükmedi değil.Ama naparsın be kadeerrrrr kadeeerrr sen bize nazik davranmadın-Sibel Can mp3...Gel gelelim eve gidince sevgilimi çağırdım ve açtım konuyu.Kendisi tam tabiriyle ''tuzu kuru'' tayfasından olduğu için.Bana dönüp ''Valla sen bilirsin aşkım bak işte ben eve gidip uyucam''dedi ve gitti.Onun bu yardımcı hallerini o kadar seviyorum ki.Eve uzaylı gelse ''Valla siz konuşun anlaşın ben kakamı yapmaya gidiyom'' der uzaylıyı bile krize sokar piç.Herneyse düşündüm,düşündüm,taşındım bütün gece.Sanat filmi tadında yatağa uzandım gece lambasını yakıp yüzüme ışığın bir bölümünün vurmasını sağlayıp düşündüm.İnan bu efekt bi boka yaramadı....Herneyse kafamda ''Okey'' dedim gitti....

OFİSTE İLK GÜN BÖLÜMÜ:
Arkadaşımla sabah iskelede buluştuk atladık vapura gidiyoruz işe doğru.Onun telefonu çaldı 85 dk telefonla konuşurken ben kafamda senaryolar kurmaya başladım.Yok işte şirketin sahibi mesela hayatta ruh eşini bulamamış yakışıklı,zengin,kültürlü bir gay busiinessman'miş meğersem(bizinısmen yazmayı bilmiyorum ihi şaka lan şaka).Beni gördüğünde toplantıya aniden ara verip,ortaklarını azarlayıp biranda büyüye kapılmış gibi camekanlı yere gelip 1-2 laf atıp benden ters üç beş cümle duyup içten içten gülüyomuş.Bende hayat şartları zor ama akıllı,seksi,tatlı ama köküne kadar namuslu bir hizmetçi parçası ehehehe.Mesela arada kahve neyin yaparken kendi kendime ''Burjuva akımı Türklere batılılaşmayı getirdiği gibi,Beyaz Türk sınıfı dediğimiz romanlarda İstanbul kültürü benimsenmiş'' diye mırıldanıp kültürüme oracıkta çarpılıyomuş.Sonra akşam beni eve bırakmalar, bana araba almalar falan filan ohooooo Yaşadın sen olum KEZBAN nihahahahaha...diye düşleyip dururken,arkadaşım''Kezban geldik'' dedi.Biraz yürüdükten sonra ofise girdik.Girdik girmesine ama ben o hayalimdeki minnoşu arıyorum tırım tırım.Yemin ederim bizi kandırmışlar senelerdir,yok böyle zengin adamlar gururluları severler bıdı bıdı..Pisliksin yeşilçam,sende öylesin cnbc-e.....Herneyse tanıştık şu patrınla 60 yaşında kalın enseli tükürüklü bişey.Arkadaşın hatrı var diye ''Tamam tamam başla hadi'' dedi.Öyle böyle 1 haftadır süt tozuyla arkadaş arkadaş yaşıyorum.Kendimi ''Boşveer Kezbaan daha iyisi olcak 2 ay sonra bak görürsün'' diye telkin ediyorum.Var mı çay içeeen?

KEZBAN ÖPER:)

22 Kasım 2011 Salı

Zalimin Zulmü Varsa ''Saksı''nın Doğuş'u Var

Geçen haftanın en çok konuşulan magazin olayı buydu.Hayır hayır benim işten kovulmam değil...O annemin bile umrunda değil.Benim evde olduğumu farketmiyo.Dün odama girip ''Heee sen burda mıydın?Neyse ben gidip kardeşine yemek hazırlayım canım evladım işten aç açına gelir o bitanecik yavrummmm ağğğğhhh''diye kendinden geçip kapımı kapattığından beri görüşmedik.Gerçi hoş beni sevdiğini biliyorum.Arada mandalina falan soyduğunda bi dilim bana da uzatıp ''Ye ye korusun'' der.Aslında beni koruması için sikko turunçgilden daha reel bişeye ihtiyacım olduğunu bilse negösel olurdu...Ama napalım hep hıyar hep hıyar...

Yazının konusu malum çüküne çiçek koyan şarkıcı Doğuş.Her ne kadar gündemin kucağına löp diye oturmak için yapılmış olsa da takdir ettiğim bir hareket oldu.Haa hemen dersiniz şimdi ''İki meme bi saksı gördü diye keyiflenmiş pezoya bak kehkehkeh'' diye...Hayır hayır aksine Doğuş'un evimizdeki fortmantodan dahi kısacık boyu,çipiş bacakları ve neredeyse kaymak vücudu inan ''Öğyyyk bu ne?'' dedirtti.Hatta onunla bile yetinmedik.Eski alt komşumuz Nermin abla bana feysbuktan ''Kezban bak bi bak Doyuş soyunmuş ayol nihihihihihih'' diye link attı da onla bile gırgır geçip,üç tur Doğuş'la ilgili aşağılayıcı cümleler kurup eğlendik.(not:Nermin ablanın feysbukta sadece 12 arkadaşından biriyimdir haa ona göre herkesle arkadaş olmaz kendisi.Manav bile istek göndermiş anca aylar sonra kabul etmiş bi ablamızdır.Profil resminde de 20 sene önce çektirdiği paçana don üstüne giydiği allı dallı basma fistan eteği vardır Lütfen biraz saygı..öhöm öhöm.)Hee işte günlerce arkadaşla olsun,sevgiliyle olsun her muhabbetin ortasına meze olmuş bi konu oldu Doğuş.Amma velakin......



Geceleri oturduğumda çok çok düşünürüm ben.Neyi,kimi,nasıl,ne şekilde??? diye sorarsan cevap veremem ama.Sadece balkonda sigara içerken çömeldiğim sandalyede ağı yırtık eşofman altımın yırtık bölümüne parmak sokup deliği genişleterek yola baka baka düşünüp dururum.Ve kendi kendime bu konu hakkında yorum yaptım.Dedim ki ''Bugün ülkeye baktığımızda bi filmde veya dizide sevişen çiftin sadece beyaz çarşaf altındaki kıkırdamalarını duyuyoruz be Kezban.Ya da kadının sütyen kopçasını hayvan gibi açan bi ayı...Ha kadın için geçerli değil .Aç bak bi gazetenin en arka sayfasına memeli,kıçlı,başlı hatunların alakasız haberleri hep tepelerde.Heteroseksüeller için yaratılmış bi ülkede 35 kuruşluk gazeteye sahip olan herkes eline pipisini alıp başlıyor kendini tatmin etmeye.Homofobi o kadar ileri seviyede ki ne bir reklamda,ne bir belgeselde erkek poposuna dair en ufak kırıntı bile göstermez bu RTÜK.Zannedersin ki erkekte göt yok.Zira delikanlılar sıçmamak için deliklerini bile diktirmişler anasını satayım.Ona bakılırsa Kavak Yelleri'nde ki Efe bile öldükten sonra geri dönebiliyor diziye.Her türlü senaryoyu yazdılar da bir dizide gay bir karakteri kaldıramaz oldu bu namus abideleri...''diye diye söylenip durdum.Derdime çirkin bi yarasa ortak oldu sadece.O da sokak lambasına kafa atar pozisyonda gidip geldiği için konuştuklarımın bazılarını duymadı bile...

İşin özü ''tabu'' dediğimiz şeyleri yıkmaya başladığımız gün tüm evren sarılıp ağlaşıcaz.Bu dünya kocaman ve öpözgür olucak..Yeni nesiller ayıplı,yasaklı,utangaçlı herşeyleri öğrenip uygulamak veya uygulamamak tercihinde yola devam edicekler.Bunlar sadece kafamdaki Ütopyalardan bi demet.Biz kötü değiliz,onlar kötü değil.Biz ve onlar diye cümleler kurmama yol açanlar kötü.Anne bana bi mandalina ver BENİ KORUSUN!

KEZBAN ÖPER:) 

NOT:Şu beşiğe kafa atan bebeği öylece 15 dk izleyince içim acıyo:(

19 Kasım 2011 Cumartesi

Eskiden Hoşlandıklarınızı Getirin,Yenisini Götürün


''Bir Ferhunde’nin kolay yetişmediği bu şipşirik topraklarda,elimi taşın altına koydum.’’Hayınlık ve Zalımlık’’kursuna topuklarım kıçıma vura vura yetişip,şeytana pabucunu ‘’giy annem’’ diye diye ters giydirdim.UTANMIYORUM''

Mutlu hissettiğim zamanlarda duyduğum huzursuzluğu kimse bilemez.Genelde olduğundan daha paranoyak,daha pırpır,daha hoppidi kalp atışlarına gark oluyo bu yürek.Son 1 aydır her şeyin tıkırında gitmesi kafamın içinde büyük büyük soru işaretlerini beslememe yol açtı.Allah kahretmesin ki bunları beslemek o kadar da kolay değil.Hergün bi baskın yapmak,telefon kurcuklamak,kapı dinlemek,tişört koklamak,feysbuk duvarlarında delil aramak seni komiser şekspirin babası yapıyor.Aslında düşünüyorum da ben kardeşimi bile kıskanmadım bu hayatta.Kıskanmak acizliktir,kıskanmak kötü niyettir,kıskanmak kaybetmektir be anam.Kardeşim gitti benim hayal ettiğim hayatı copy paste yaptı ayrıca bu hayatı yaşayıp,üstüne sıkılmaya bile başladı...Ha sorarsan kıskandım mı? HAYIR! Onu seviyorum,yaşayamadığım tüm kariyer zirveleri,başarılar,plaket ve bol cukkalı iş olanakları ona geldi kader,kısmet,şans ne diyelim.Ama kardeş kıskanmak ve sevgili kıskanmak konu başlıkları arasında dağlar kadar fark var bunu sende biliyosun bence.Sevgili söz konusu olunca işler değişiyorrr...değişiiyooorrr....

BİL BAKALIM BEN KİMİM?BÖLÜMÜ:
Bu zamana kadar hiçbir sevgilimin arkadaşını sevemedim.İstesemde olmuyo.’’Hahaha akşam ne eğlendik kenks’’ veya ‘’ 5 sene önce mesela senle gitmiştik ya Abanta haha kenks yerim seni’’tarzı muhabbetler bana hep ‘’Sen yokken biz vardık OLUUUUM!!’’ gibi geldiği içindir.Yalansa yalan diyin.Bunu bende çok yaparım arkadaşlarıma.Ama bu sefer tanıştığım kişiyi sevmiştim.Sevgilim beni bildiği için ‘’Bak Kezban uzun süredir arkadaşım lütfen ona iyi davran’’baskısıyla beni oturduğumuz kafenin bahçesine diri diri gömmüştü oysa ki.Herneyse baktım çocuk iyi,tatlı.Muhabbeti akıyor,gidiyor.Sadece kafası biraz yumurta gibiydi,o da Allah kuluydu her kim olursa olsundu...Ve içimden dedim’’Çok önyargılısın Kezbannn pipin düşsün’’....

MASALLAR MASALLAAR BÖLÜMÜ:
Ertesi hafta geceleyin kafaları biraz çektikten sonra sihirli sözcükleri sevgilimin ağzından cımbızla tek tek aldım.Yumurta kafayla bi ara birbirlerinden hoşlanmışlar,ama çok önceymiş,unutulup gitmiş.Şimdi çok iyi iki dostlarmış.NEEEEEEEEEEE??İsterseniz Yurtseven Kardeşler olun lan sikimde değil,eski hoşlantı ne demek??Olaya alkollü kafayla biraz tepki verince,konuyu ayrı yataklarda kapattık.Sabah bişey olmamış gibi kalktık.Fakat Yumurta Kafayla gündüz güya kahve içecektik.Ben duygularımı çabuk belli eden biriyim direk ‘’Gelemem ben valla,çok sinir oldum açıkçası’’ dedim.Ne yani içimde tilkiler fiki fikiyken ben karşı tarafa‘’Ehi ehi canım nabıyosun?’’ mu diyeyim sorarım size?Hatta sordum gitti bak!....

VE IZDIRAPLARA DÜŞTÜM BÖLÜMÜ:
O gün birlikte kahve içtik.Suratımdan kilolarca bok aktı.Tip tip baktım Yumurta kafaya.O da inadına nasıl iyi davrandı,nasıl kıçımı yaladı bilemezsiniz.Eve geldiğimizde haydeeee bir operalı kavga daha..Günler sevgilim,ben ve yumurta kafayla geçerken çok çok mutsuzlaştım.Geceleyin gugılı açıp ‘’eskiden birbirinden hoşlanan insanlar ne zaman ölürler’’ diye sörç eyleyip durdum,içim içimi kemirdi.İş yerinde feysbuku ne zaman açsam Yumurta kafanın durum güncellemelerini görmekten yüreğim karardı.Hala sevgilimden hoşlandığına adım kadar emindim.Biliyorum abi o dost ayaklarını hiç bana anlatmayın.’’Karışık tostuuğğmdan yer miseeğğn?’’ demesinden belliydi zaten.Ahhh ahhh vahh vaahhh nerelere gideyim,nasıl edeyim sen aklımı tut yareppim.mp3(Sezen Aksu’nun ömrü hayatımda ilk kez işe yaradığı bi andayım oha)Durdum durdum bir plan yaptım Yumurta kafayı hayatımızdan şutlamak için sadece 20 dakikamı ayıracaktım.........

FİTNE,PİSLİK BÖLÜMÜ:
Öncelikle Yumurta kafanın adıyla bi feysbuk profili açtım.Profil fotoğrafının aynısını koydumSonra bunu kendimden sildim.Çakma profilden kendime ‘’X’i bırakacaksın yoksa senin babanneni kaçırır,üstüne benzin döker dedeni karşında sike sike....’’ vb.. iğrenç derecede küfürlü ciddi bir mesaj attım.Sonra sevgilimi telefonla arayıp ‘’Senin dost dediklerin bana neler saydırıyoo haberin var mı?Gir bak mesajlarıma gör’’ dedim.Bu sırada ben çakma profile ‘’Ne diyorsun Yumurtacığım niye böyle yapıp beni üzüyorsun :((‘’ diyerek saf temiz mesajlar atıyorum.Sevgilim beni aradı,Yumurta kafayı feysten silmiş.’’Sen üzülme lütfen çok özür dilerim Kezban’’dedi.Ben hala yaralı bi kuş gibi ‘’Ama hayatım bana dedini sikerim dedi böhühüh’’ şeklinde verdim küçük emrahı,verdim mahsunu...Gece oldu sevgilime ‘’Uyumam gerek çok sinirlerim bozuk’’ diye mesaj attım.O da’’Seni kimse üzemez her şey için özür diliyorum haftasonu kendimi sana affettireceğim’’ şeklinde mesaja yanıt verdi.HİHOHOH hem Yumurtadan kurtuldum,hem de sürprizli bi haftasonum oldu yaşasın!!!

Haa sonra bu Yumurta bana mesaj atmış.’’Sen hackersin,seni dava edicem,ben sana küfür yazmadım,X de gerçeği öğrenecek,IP adresinden seni bulduracağım’’ diye....


IP adresimden beni bulduracakmış...
IP’imle kuşağım....
   IP’iktir git yahu :)
 Eğer uzun bi süre yazamasam bilin ki mapuslardayım dostlarım hahaha.KEZBAN ÖPER :)

11 Kasım 2011 Cuma

Dardayım Ana,Gay Bardayım Ana...


Anneme ‘’ben blog açtım anne’’ desem,’’hah bi oran kalmıştı açmadığın aferin’’ der..

Aslında kime sorsak ‘’Aıyy ben hayatta gey bara gitmemss,oralar çok şeyy ıı şeyy hmmm şey işte ’’cevaplarına maruz kalsak da gay gece hayatı son zamanlarda patlamış durumda.Peki madem sen gitmiyosun,ben gitmiyorum,o gitmiyo,kim gidiyöö lan bu gay barlara?
ŞIKLAR: a)Aşk-ı Memnu’da oynayan Beşir
                b)Seda Sayan
                c)Abdullah Çatlı
                d)Caner-Tülin çifti
                e)Siz gidiyonuz tabii lan zirzoplar!!!
CEVAP:Evet,cevabı doğru bildiniz.’’A’’ olacaktı.Beşir gidiyo arkadaşlar.Niyyyali falan sevmedi aslında biliyodu kız zengin ya nasılsa ulaşamaz ‘’Ahh Nihal vah Nihal’’ diye uydurdu kıçından,yatağına ne hizmetçi kızı aldı.Ne de o topuzlu Katya mıdır nedir onu?Baktı Behlül Bihter’le seviş,yalaş hemencecik Adnan’a ışınladı olayı.Beşir piçsin kız!!

Herneyse  osuruk senaryom bi yana,gay barlara hepinizin zamanında bi kere de olsa gittiğini düşünüyorum.Ha bana kalsa hep gidin no pırıblım.Gay barları aşağılamak gibi bi niyetim de yok.Ben zaten bu kafada biriyim,biri gelip bana ‘’Kezban ben hamileyim napıcam?’’ dese bile,’’Hmm bak Pelincim bu çok yanlış korunmalıydın halbuki seksi korunarak yaparsan...bıdıbıdı’’ diye nasihat vereceğime ‘’Ohaha hadi beee doğursana nolur bak severiz yaaa,lütfen doğur yaa öff’’gibisinden saçmalar derdini unuttururum adama.Kimse kimseyi yargılayacak kadar masum değil bunu bilelim yeter...Heh ne diyodum Beşir diyodum,yok yok barlar diyodum.Evet gay bara gittim hakim bey,ama sor bi niye gittim??

10 DK.SONRA GELECEĞİM TÜKKANA:
Sevgilim var,her şey güpgüzel gitmekte maşallah müşallah amin tütütütütü!!(yazar burada kendine muska yapıyor)Benden yaşça ufak bir minnoş geçen hafta perdeleri tırmaladı evinde ‘’Beni gey bara götürrrrrrrrr Kezban yoksam ferhat göçerin tüm şarkılarını dinlerim bak valla o olmazsa ömür gediğe geçerim’’ diyince işin ciddiyetini anladım.Kaptım bunu götürdüm en yakın nöbetçi gay bara.

KİMLİKLİĞİM EVDE GEBETEME BAKIN İSTERSENİZ:
Kapıya gittiğimizde her zaman gördüğümde tiksinerek baktığım o güvenlik beni görünce bi sevindi,bi sevindi.Gözlerinde ‘’sonunda düştün kucağıma yavru’’ bakışı vardı,ama sallamadım.Sahi gay bar diye gay güvenlik görevlisi niye?Başka yerlerde koyarlar kapıya 2 tane hanzo olur biter.Herneyse ifiniiim kalktı bu ayı yavrusu kimlik istedi yanımdaki minnoştan.Minnoşta beyin frikiklerini verdi de verdi..’’Kimliğim evde ağbey ama gebeteme bakın bi suçum yoktur’’ tarzı yaklaştı olaya.Dayanamadım küçük dostum için kendimi feda ettim.Ayı yavrusuna dönüp ‘’Eee napalım eve mi dönelim şimdi yahu al bizi de içerde bir iki bişi içelim halledelim’’ dedim.(İçimden o sırada sevgilim geliyo aklıma duysa şişeyi kıçıma sokması falan ahh ahh ‘’her şey minnoş için sevgilim’’ diyince dönüp minnoşa kafa atması böhühü ikilemler ikilemler....)Ve içeri girdik.

MİNNOŞ DAĞITTI BÖLÜMÜ:
Genelde bu tip yerlerde ortada hep götü başı kaybedip dans eden bi tip vardır.O artık tanınmıştır yani,rahattır.Hah girer girmez baktık bi tip ortada kolbastıdan hallice İskoç folk dansı tarzı sikimsonik hareketler yapıyor.Geçtik bi bistroya ayakta bakınıyoruz öylece.(ha şunu anladım ki ben artık yaşlıyım ayakta durmaktan insan bu kadar geberemez tanrım ben sandalye,koltuk insanıyım bence)Bizim minnoş manyamış gibi herkese gülümsüyo falan.Bende ilkokul velisi gibiyim saç,sakal karış kuruş üstüm başım rezil,nerdeyse minnoşun resim dosyasını elimde taşıycam.Herneyse riyaanna çaldı da hadi biraz oynayalım dedik,elleri falan kullandık hafiften popo salladık güldük ettik..Minnoş baktı baktı biyerlere ‘’ben bi çişimi yapayım’’ dedi,gitti.Anında bir ciguli yanımda belirdi ‘’Genş seviyoruz galibaaağ’’dedi.’’Efendim?’’ dedim bende,duymamış gibi.Yine aynı şeyi söyledi.’’Evet sevgilim gençtir’’dedim başımdan savmak için.’’O zaman sevgiline iyi bak dövmeli biriyle tuvalete doğru gittiler’’ dedi .Kan beynime sıçradı resmen.Aklımda o an ‘’ya minnoşu sıkıştırırlarsa allahım allahım ya ellerlerse ben napıcam şimdi amk Kezban’’ diye söylenip tuvalete doğru yürüdüm.Baktım tuvalette yok.Yine içimden ‘’Evet evet kesin bunu mahzene götürdüler aman ya rabbim 6-7 adam minnoşu alıp ahhh ahh çabuk Kezban çabuuuuk’’ diye bi o yana bi bu yana koşuyorum.Bu sırada aralarından geçmeye çalıştığım herkese bildiğin verdim.Sanırım kıçıma üjbej kişi dayadı ama ben minnoş derdindeyim siklemiyorum pipiyi falan.Herneyse bunu balkon tarafında buldum.’’SEN NERDESİN LAN?’’ dememle yanındaki herif anında topukladı.Bu triplere girdi,kızdı bana.Sinir sahibi etti beni yavşak minnoş.Kaptığım gibi onu,gittik ceketleri aldık çıkmaya başladık.Ayı yavrusu beni gördü ‘’Nereye?’’ tarzı bi el hareketi yaptı.Bende ‘’Ebene’’ tarzı bi bakış attım yürüdüm taksiye doğru.Gece bitti,minnoş bi içki içti diye uyuyakaldı.Bir gay bar macerası burada sona erdi.Konunun özü,öyle ya da böyle sevemiyorum gay barları...En iyisi sen git Beşirrrr biz seni tutmayalım anam.KEZBAN ÖPER:)

8 Kasım 2011 Salı

Maço Olsun! Kolumu,Bacağımı Kırsın!

Verilere göre yakışıklılarda pipiler küçük,çirkinin ruhu paha biçilmez,stresli insanlar kalp krizinden nanay,tuvalet kağıtları 10 kata kadar emiş gücüne sahip...(çok bilimselim)

Her veriye inanırım da ‘’güzelsen bir belalın olur’’tespitine yıllarcağğ inanıp,kapılarda sürgülerde dip bucak pencerelerde bekledim lanet olası pisliği!Ha sorun güzel olup olmamam değildi.Stabil derecede buna inanmam bile bir ‘’belalı’’ sahibi olmam için yeterde artardı.Vee başımdan geçmiş bir ‘’deliyürek’’ hikayesi..Haydarinna nirani narinanaaaaaaaay!!!
 
Ocak ayında havalar azar,kudurur soğuk götünü başını kestikçe eller hissedilmez titrersin mücrim gibi baktıkça istikbaline.Zaten şu kış mevsimini oldum olası sevmiyorum,küçükken üşüdüm diye ağlayıp soyunmaya başlarmışım ordan belliymiş seksi bir boy olacağım ama işte breh breh breh...Bir ocak ayında bankamatik önünde arkadaş beklerken karşılaştım tesbikli yarimle.Haa yarim falan dediğime bakmayın kendisiyle bi kere yatışmışlığımız,bir duduş vermişliğimiz yok vesselam.Zaten şu beni bekleten arkadaşlar için de bi yasa tasarısı,bi kızılcık sopası operasyonu düzenlense de rahatlasak anacım.Herneyse beklediğim yer bankamatik olunca sokak çocuğu Doğuş misali gözlerim hafiften buğulanmış (dipnot:daha duygulu gözüküyorum)Biri bana yaklaştı ve ‘’Kardeşim iyi misin?Bak iki saattir ağlıyosun burada durup’’ dedi.Nedense tanımadığım insanlarla konuşurken bile acayip bi sıcakkanlılığım var,onu bi zahmet siksinler olur mu? (kendime not:yarın marketten bir adet ‘’beni alsalar ipe koysalar’’ alınacak....can çekti) Ben istemeden gülerek ‘’Ahahö hayır ya benim gerizekalıyı bekliyorum te alam ya saat kaç oldu...ağlamıyom ağlamıyom,saol ya bak seni de şeyettim ehehe’’ tarzı cümleler kurdum.Ve bir sevdanın tohumlarını filizledim aybalam.

Eve geldiğimde nerden,nasıl,ne şekilde olduğunu anlayamadığım bir feysbuk arkadaşlık isteği.Bakıyorum bakıyorum ‘’Allaa alla bi yerden tanıdık bu amma velakin kim??’’ diyerek bastım onay tuşuna..(Ya şu ‘’tuş’’ kelimesini ne zaman kullansam gülüyorum Semra kaynana bağırırdı  bi dönem ‘’VURUN TUŞLARA VURUN’’ diye hehehe bak yine güldüm)Onayı gören ‘’belalım’’ başladı her fotoğrafımı beğenip durumlarımı toptan sikmeye..Günlerden bigün sohbetten bana ‘’Nasılsın :)’’ yazmış,bende kıvırıyorum ‘’Aaa iyiyim kardeşim ya sağolasın sen’’ falan diye delikanlılıktan geberiyorum,o sırada ayaklarıma krem sürmüşüm bide haha düşün yani.’’Artık arkadaşını beklemiyosun bankamatiğin orda Kezban’’ yazınca,’’Aha dedim bu o gergedan’’....Karşılığında edepli edepli sohbet edip çıktım.Belalın oldu mu zor anacım.Hiç tahmin etmediğin yerde görmeler,görünce sırıtmalar,her akşam feyste alakasızca hesap vermeler....Tamam nitekim kolay değil belalı olmak.Sonuçta takip etmek,plan yapmak,arkadaşları var mıdır? Sevgilisi var mıdır? demeden olayın ardına gaza basmak takdir edilecek bişey.Söyleyin kim yapar memedalibey ha kim yapar?

En sonunda birgün boyunca 7 kez görünce çektim kenara ‘’Senin derdin ne deliyürek?’’dedim,hiç yüzüme bakmadan ‘’Akşama konuşuruz feyse gir dedi’’ ahaha şuna bak oldu amk,akşama hatta benim odama bekliyorum,çay içer dertleşiriz..Akşam girdim feysbuka bekliyorum belalımı.Baktım monitöre dedim ‘’Olum Kezban senin büyük bi fantezindi bu niye sinirlisin’’.Düşündüm,taşındım belalımla feysten gayet medeni konuştum.Benden etkilenmiş,’’Yanındaki kimdi?’’diye bile sordu.Soğuk tavrımı devam ettirdim,çünkü bi yumuşarsam belalı olmayacak bildiğin manita olacaktı.Okul çıkışında her gördüğümde içimden ‘’çılgııııaaaan yiiiaaaaaa beni almaya gelmiş salaaaak’’ dedim.

Ama en sonunda o dönem benim peşinden koştuğum kişi geldi aklıma.Kezban dedim sende bir ‘’belalımsın’’...Aylarca sende kapısına kadar gittin,kalbin ne kadar kırık,duygularını polisler coplamış gibi.Başkasına aynı şeyi ben yaparken keyifliydim.Çünkü popomdan büyük bir egom vardı,hepimizin vardı,hala var! Belalımla bi daha görüşmedim,kesin konuştum,yalandan sevgilim var dedim.Gitti,rahatlamıştım.Haaa aylar sonra gördüm ama nası yakışıklı olmuş nası tatlılaşmış :(:( Neyse yaaa bana gelen karganın kırlangıç olması ne ilk ne son..Kapa sayfayı kapa ağlıyorum.KEZBAN ÖPERR:)

6 Kasım 2011 Pazar

Senin Popon Güzeldir Kesin...


Sen kimsin?Tipsiz misin?Kesin sallıyosun?Tanıdım seni,Mahmut abinin oğlusun sen!! vb... mesajlardan hergün beşer yirmişer alıyorum.Evet açıklıyorum ben aslında Sümer Ezgü’yüm sadece dikkat çekmek için bunları yazdım.Türkü kasetlerimin üstüne az şarkılar doldurmadınız şimdi beni dinliceksiniz BENİ!

Ve yakın zamanlarda tanıştığım tatlı sevimli ve bi o kadar meraklı arkadaşım (ismini vermemi çok istedi ama yapmayacağım ehehe mucuk buradan) benimle bir röportaj yaptı.Bütün konuştuklarımız ahanda budur:

+Selam Kezban öncelikle bloğunu severek takip ettiğimi belirtmek isterim ki bazen cidden çok gülüyorum ellerine sağlık:) Böyle bir şey nasıl aklına geldi?Neden blogspottasın?
-Öncelikle bloğumu sevdiğin için sana gülüyorum saf ehehe.Herneyse teşekkür ederim iltifatların için vee blog yazma fikri diye bişey yoktu.Aslında normal bi blog sayfam var uzun zamandır ama ‘’mahalle baskısı’’ altında eşe dosta afişe olmaya pek götüm yemedi diyelim..Bunu açtım bende ohh misss...

+Peki neden Kezbans?
-Kezban eski türk filmlerinde gördüğümüz saf,temiz ama parisi bile gören uyduruk bi karakter zamane senaristlerine kızmamalı..Ama kendime yakıştırdığım en güzel sıfat bu olmalı.Baksana mesela Kezban Paris’te filminde karı gidiyor gavur ellere adamı etkileyebilmek için jölö jövi vüğviva gibisinden dil öğrenmeye kalkıyo,başkası olsa yatırır bi Fransız bebesi bırakır Kartal Tibet’i...Ama biz diyoruz ille de Kartal!

+Yaşadığın şehir,semt ve yaşınla ilgili bile pek bilgi vermiyorsun.Korkun nedir?
-Apartman ayiiiidatlarımı gelip görürler ve benlen dalga geçerler diye tüm bunlar böhühühüh.Şaka bi yana bilgi vermek istersem veriyorum.Mesela diyorum yok sinir oldum,yok delirdim,ayy fenayım,bu konular hakkında bilgileri olsun yeter.Zaman ruhsal zaman ;)

+Peki blogunda bahsettiğin kişileri yakın zamanda gördün mü?Yazıları okuyup seni tanıyan var mı?
-Bahsettiğim kişiyi akşamüstü gördüm ohaa sen falcı mısın hahaha :D Hayır sevgilim blog sayfamı bilmiyo,bu benim rahat yazabilmemi sağlıyo.Ama bi yazıda bahsettiğim kişi okumuş yazıyı mesaj attı ‘’Rahatladın mı?Başın göğe erdi mi?Senin azına sıçayım mı?KutadguBilig öldi mi?’’ diye...Bende bişey demedim,öyleee kapandı.

+Peki artık blogla birlikte sen ‘’sen’’ misin?
-Aaaa yok ben artık Lerzan Mutluyum ahahaha bide seni tırnak içinde alınca nasıl bir ‘’sen’’ den bahsettiğini anlayamadım,tüylerim kabardı.Ben her zaman benim sokakta benim mutfakta benim yatakta.....ııı şey konuyu kapatayım ben :D

+Yazılarına ne gibi yorumlar geliyor?Eleştiriye ne kadar açıksın?
-Eleştiri hep olmalı iyi yada kötü.Ama gereksiz eleştiriyi kimse sevmez sanırım.Yorumlar genelde güzel,sevimli arkadaşlar mesaj atıyo..haa küfür eden,seks yapak mı? diyen de çok oluyo..Bi nevi pazardayım gibi işte be aslanım..

+Son olarak şunu soracağım hiç resmini koymayacak mısın?
-O zaman cevap vereyim ''ona resim denmez fıtırıf denir hıh'' demiycem tabii ki de :):) Bilmiyorum sanırım fotoğrafımı göstermiiyciimm.Ama yılbaşında 5-6 kişinin olduğu ve içinde 1 adet benim olduğum bir KIRİSMIS hediyesi yaparım,sonra tahminleri alırım ohooo eğleneler şakalar neler olcak nelerrrr aboooww

+Hahaha ne diyelim bekliyoruz (yani bekliyorum) o halde.Soruları cevapladığın için teşekkürler.Takipteyim.
-Ni demek canımsın siyuletır :)

THE SON...

21 Ekim 2011 Cuma

Ayrılacak Erkek Pipisinden Bellidir

''Sana salçalı ekmek yaptım yolda yersin diye,cebine prezervatif koydum belki sevişirsin diye''(Can Yücel)
Dünya adlı popo deliği çevresinde yaşam adlı basurluğu yaşıyoruz.Bitmeyen dertler,kavgalar,ilişkiler,trafik meselesi,akbil,yangın tüpü,klozet kapakları,tv,terör,terlikler,cif,vernel,ankaralı nuhun makarnası çevresinde gelişen olayların tümü vakit kaybı bizim için.Aylardır ''düzenli ilişki'' başlığı altında yaşadığım şeye biraz uzaktan bakınca neyin nasıl göründüğünü sakın bana sorma.Git Erol Büyükburç'a sor bari sevinsin...Hayattan çok fazla şey istemiyorum sadece biraz mutluluk,para,kariyer,şans,sağlık,bir villa,kaslı bir adam kremaya bulanmış bir vücutla..ehem öhöm herneyse işte MUTLU olmak istiyorum be olum anlasana.Sevgilinin eski sevgilisinin öldüğünü bilmek istiyorum,sabah kalktığımda tatlı olayım,seks yaparken adeta spartacus gelsin istiyorum,kahvelerin tadı güzel olmalı,apartmanda çocuk olmamalı mesela düşünsene omaygaat rüya gibi :( ''İlişkiye başladığından itibaren 6 evre geçireksin..'' dedi rüyamda ak sakallı dede.Ve her ilişkide yaşadığım 6 evre sende de etkili olacaktır bebeyim,gel sen kaçıncıdasın bunu bulalım...
1.EVRE:TANIŞMA EVRESİ:
Mesajlaşma ve bol naz içeren bu zaman dilimi inan çok keyifli bu zamanda istediğin kadar geyik yapabiliyosun,hiç trip atan da yok.İki tarafında jelibon olduğu bu dönem zaman zaman adı konmamış bir birlikteliğin heyecanıyla yanıp tutuşmaktadır.İlk buluşmada herkes anlayışlı ve kibardır,günün nasıl geçtiğini anlamaz ve gün bitimi mesajı çakarsın hemen,alışmak istersin,ebenin amını görmek istersin zorla,yakındır gelecektir.
2.EVRE:KAYNAŞMA EVRESİ:
Karşındaki kişi için tuhaf duygular hissetmeye başladığın gündür.Mutlusundur ve kendine güvenin yerindedir.Ağzın kapanmaz devamlı konuşursunuz gülersiniz.Ara ara tatlı sözler söylenebilir,sonra hoop diye kıvırıp ''Yok yeaa şey ay ben öyle mi demişim ihihih'' diye puştluk kaşarlık yapabilirsiniz.Yavşamaların doruklarındayken yanlış anlaşılma korkusu sizi dahada cezbeder.Güzeldir kaynaşılmıştır yemek yerken mesaj atarsın burası çok önemlidir.
3.EVRE:AÇILMA EVRESİ:
Gün olur devran döner horoz öter tavuk siker.Karşılıklı hislerin yaşandığı en coşkulu dönemdir.Duygularını açıklarsın karşıdan da aynı şeyi duyduğun an ilk öpücüğü bile alırsın.Rio karnavalı odana gelir resmen gece uyumazsın bazen.Aptal aptal halı deseni incelersin mutlusundur.Dizi karakterlerinin yerine ikinizi koyarsın ''noluyo lan'' olursun bian.Vee yemek yerken 2-3 mesaj atarsın sonuna '':)'' koyarsın bol bol...Ayy canım ya ne salaksındır valla.
4.EVRE:ÇİFTLEŞME EVRESİ:
Bu dönemde bol bol gezersiniz.Arkadaşlarla vakit geçirmek hak getire.Dünyada herkes ölse ikiniz kalsa party verirsiniz.Bol bol elleşmeler,sürtüşmeler,öpüşmeler bu dönemde yaşanır.Nasılsa ilişkinin adını koydunuz ya abartın amk(ayrıca şu ilişkinin adını koymak nedir lan Mahmut koyun adını bari)Bu dönem uzun bir dönemdir.Hatta 1-2 sene bu dönemi yaşayabilen varsa ödül verilmelidir.Seksi severek yaptığınız günlerdir,adeta dolmuşta otobüste sevişmek istersiniz.Kıskançlıklar hafiften belirmeye başlar ama yoğun sevgi gözü hafif miyoplaştırmıştır.''Yok lan kedidir kedi'' diyip geçersiniz.Küçük tartışmalar olur ama sonu süper bi sevişmeyle biter.Karşı tarafın ismini çok seversiniz sempati duyarsınız bütün ''Mehmetler,Sinanlar vb...'' size browni gelir.Ay ne şekersiniz.Yemek yerken yine mesaj atarsın.
5.EVRE:ÇATLAMA EVRESİ:
Gidilen mekanlar sıradan gelmeye başlar.Hafif monoton hissedersiniz.Çirkinliğiniz üzerinizdedir,saçlarınız bir türlü olmaz,yüzünüz sivilce kaynar,giydikleriniz yakışmaz.Ama hafif de olsa mutlusunuzdur o da belki....Tartışmaların sonu sevişmeyle bitmez.Yeri gelir 1 gün trip yersiniz.Anneyle,teyzeyle gidilen yemekler başlar,siz sinir krizi geçirirken ''Napayım onlar benim aylem yaaaaaa'' gibi osuruk cevaplar alırsınız.Hergün ''Nasılsın sevgilim?'' mesajları ''naptın?'',''nerdesin?'',''Hadi çıksana götüm dondu'' gibisinden odun mesajlara bırakır yerini.Veee yemek yerken ''Yemek yiyorum bitanem'' yazar,yollarsınız..Çatal kaşık arkadaşınız olur,siniri salatadan alırsınız,haklısınız mucuk
6.EVRE:YIKILMA EVRESİ:
Malum bu bölüm en zorlu olanı o kadar polemiğe girebilmek için gidin 5-10 kg kuru kayısı falan alın,güç yapsın.Bitmek bilmeyen kavga,tartışma,kıskançlık krizleri,her boka alınma,şarjın bitmesi(nedense önceden 5 çubuk şarjla gezen adam bu evrede hep şarjı biter cevap yazamaz bok) mesajlaşırken uyuyakalma,eski sevgili görme,kafası karışma,pipisinin pipisi vb... durumları yaşarsınız.Arkadaşlarınızla takılmaya başlarsınız ona söylemeden doğum günlerine gidersiniz.İş yerinde verimli olursunuz,facebookta hayvan videoları paylaşmaya başlarsınız.Bu sert kavgaların sonunda ''konuşmamız lazım'' adlı sinema filmine gidersiniz o anlatır sen dinlersin,sen anlatırsın o dinler.Bazen bu filmi 3-4 kere görürsünüz.Veee sonuç ''ARKADAŞ KALALIM'' veya ''BİRAZ ARA VERELİM'' dir.Biliyorum ağlamaklısınızdır canımsınız üzülmeyin,o çok götoştu zaten.Daha iyileri gelecektir,avutulursunuz,uyutulursunuz,unutulursunuz


KEZBAN ÖPER:) muah

28 Eylül 2011 Çarşamba

Bana Kısaca ''Kaşar'' De...

İş ilanlarının arasında ölüp,cesetimi bulmalarına az kalmıştı.Evde yağlanan saçlarla oturup kokan tişörtle birlikte temizlik yapmaya başlamışsan nanaylara geldin demektir güzelim.Uzayan bıyıklar,tırnaklar ve saçlarla birlikte  insana benzeyip evdekileri ürkütmemeye çalışmak tamamen gerginlikti...Sonunda bir telefon geldi ve ben iş görüşmesine çağırıldım.Üstümden ''spatulayla'' çıkardığımız tişörtümü ''kültür sanat müzesi'' ne bağışladım,saçlarım şampuan yüzü gördü,tırnaklarım makasla tanıştı,siyah noktalarım ve bıyıklarımla vedalaştım.Tertemiz bir çorap giymenin insanı bu kadar mutlu edebileceğini hiç düşünmezdim,''alt tarafı çorap lan!'' diyip geçersin normalde ama maalesef yaşayanlar bilir. İş görüşmesine hazırdım.Aynada kendime baktım ''İşte olum sen busun!'' dedim ve ...ayyy yerim ya ben beniii:)


 OTOBÜSTE ''NOLUYORUZ LAN?'' BÖLÜMÜ:
Evden o kadar enerjik çıktım ki,yolda giderken manava selam verdim hurdacıya sarıldım.Sevgi zoptiriği,neşe pıtısı halinde otobüsüme bindim.Otobüsün kapasitesi ayakta 100 kişi,oturan 36 kişi olduğu halde 350 kişi bastık gidiyoruz bir alamete.İçimden ''Hayır Kezban bugün negatif olmak yok,bak iş buldun işte şu amcayla teyze ne güzel muhabbet ediyo,kuşlar çok sevimli,hayat süper''gibisinden pozitif enerjimi yolladım evrene yolladım evrene.Aradan 5 dk geçti geçmedi arkamda duran kişi tuhaf bir şekilde çantasını bir yere bırakıyo bir sırtına alıyo,bir bırakıyo bir alıyo....Ne yapmaya çalıştığına anlam veremediğim halde arada cüzdanımı ellermiş gibi yapıp götü kontrol ediyorum o sırada.Hayır altımdaki kotun kumaşı çok kalın ve kıçımda telefon,cüzdan,anahtar,bira açacağı,igoanaya kadar herşey mevcut anasını satayım.Adam değmeyi geçtim tekme atsa onun bacağı acır ben hissetmem o derece.Döndüm hafiften şöyle bir baktım ki 5 yaşındaki veletin eli kolu arada popoma çarpıyo hatta utanmasa götüme girip annesinden saklanacak it sıpası...Geleceğim durağa 2 durak kala indim.Sigaramı yaktım ve başladım yürümeye....

''BİZ PİREZENTEYBIL ŞEYEDİYORUZ'' BÖLÜMÜ:
Görüşme yapacağım adrese yaklaştıkça arabaların camlarından kendime bakmayı kestim.Adam ofisten baksa ''200 metredir kim bu zeka yoksunu?'' der yeminle.Herneyse çaldım kapıyı,girdim ofise.Görüşme yaptığım kişi patronum olacak olan Bay Sümük.Ben ona böyle diyorum çünkü 45 dk boyunca burnunu karıştırıp çıkardığı organik ürünü sürecek bi yer bulamayınca tekrar burnuna koydu garibim.Adam uğraştı didindi,bir sümük sürecek peçete getirmeyenler utansın yahu..Herneyse işin en komik yanı devamlı ''PİREZENTEYBIL arıyoz biz'' demesiydi.''Ayol benden ala pirezenteybıl mı var'' bakışları attım ve işi kaptım.Kapmaz olaydım ama...

''ONUN ADI TUUUUÇE''BÖLÜMÜ:
Bay Sümük beni çalışma arkadaşımla tanıştırdı.Nam-ı değer TUĞÇE.Nasıl sıcak kanlı,nasıl tatlı bir kız geldi gözüme.''Hah Kezban kafa bi iş arkadaşın olur işte'' dedim içimden.Aldık çaylarımızı başladık Tuğçe'yle ertesi gün yapacaklarımızı konuşmaya.Ertesi gün ofise gittim.Bay Sümük ''Tuğçe bugün hastaymış sen bakıver onun yerine de'' dedi.''Neyse Kezban olsun daha iyi olur senin için'' dedim bu kez içimden.Ama o şıllığın işe girdiğimin ertesi günü hasta olduğuna zaten inanmamıştım,devir resmen ''adam sikme'' devri anacım,ilk golü götüme yemiştim işte.İşleri biraz kıvırdım,mesai saati bitiminde baktım bizim Sümük yine kazı çalışmaları yapıyor hiç ellemedim.Eve geldim yemek yedim,sevgilimle tripleştik ve uyudum.Öbür gün Tuğçe'yle sabah karşılaştık.Durur muyum lafı kodum götüne ''Vayy Tuğçe'cim iyileşmişiz,suratta 5 kg makyaj hehehe'' dedim pişkin pişkin.Bu bozuldu tabii ama çaktırmadı.Herneyse geçen günlerle birlikte başta ''çok iyi,çok tatlı'' dediğim kız gitgide mutantlaşmaya başladı.Dışarı çıkıyorum mesela stüdyo ayarlaması gerekti ve öyle konuşmuştuk.Ben tam stüdyoya girecekken ''Ayarladın de mi?Giriyorum'' yazıyorum..Bana ''Aıyy unuttum Kezbancım'' diye mesaj atıyo...Mc Donalds'ın önünde üstümü başımı yırtıyodum az kalsın..''Ulan gerizekalı kaşar oraya gelip senin amını götünü yırt...'' diye bi mesaj yazıyordum ki sildim hemen.Ve sadece ''lütfen öl ya'' yazdım ve buna bile cevabı ''İhihihih'' oldu...Ofise gidip masaya 450 kez kafasını vurup gebermesini istedim.Vileda sopasını belinde kırabilirdim orospu dümbeleğinin...Sakinleştim ve direk eve gittim.Devamını sonra yazarım çok sıkıldımanacım KEZBAN ÖPER:)

PS:Yazı için fotoğraf ararken şunu fark ettim ki ülkemizde bir tane bile yakışıklı iş adamı yok..Lanedolsun!

13 Eylül 2011 Salı

Kahveci Güzeli Kabasakal

Nerelere gideyim? Hangi duvara kafamı sürteyim? Bilemiyorum...Uzun bir zaman buraya yazamadım öncelikle özürü borç bilirim.Aman yahu nasıl bir sorumluluk oldu bilemezsiniz...yok ''yazı yazmam gerek'',yok ''mesaj atmışlar'' diye diye geceleri uyku uyutmadınız küçük götlüler sizi :(

Evde oturmuş iç çekiyorum,kanepenin örtüsü katlanmışda katlanmış kıçımda ''kol böreği'' gibi olmuş...Zaten en bunalımlı günlerimi yaşıyorum lan.Okul desen karışık,para desen finston baxı almak için kırk takla atıyorum,iş desen hak getire...Ve tüm bunların üstüne ''Müjde Ar gibi sevişme'' isteğini göze alırsak,evde tam bir ölü taklidiyim bence.Mesela eskiden bakkala gittiğimde çocuk bi hoş bakardı.Ne bileyim bozuk çıkmadığında ''Yeaa önemli değil sonrar verürsün Kezban'' derdi.Şimdi öyle mi anasını satayım?Yanlışlıkla 1 tl dünden kalmış olmuş hemen afralar tafralar..Herneyse son zamanlarda kendime olan güvenim cidden yerlerdeydi.Aynaya baktığımda TAŞ Kezban'ın yerinde yeller esiyordu resmen...Yolda gördüğüm 1.20 boyundaki İlyas Salman tipli herifler bile beni süzmüyordu,kendime gelmeliydim,düzelmeliydim....

Ego manyağı,ilgi çekmek isteyen yeni yetme gaylerden bile beterdim aslında.Tecavüze uğrarken ''Ahhh bıraakkk hayvaan herifff'' diyerek eteğini kendi kendine çıkarmaya başlayan ''şen dullar''dan farkım yoktu.Ayrıca düzgün,seviyeli,kültürel,elitist,zırt,pırt....gitmesini istediğim ilişki arayışımda da bir sonuca varamıyordum.Umutlar tükenmişti...Ta ki o mesaj gelene kadar....

 KABASAKAL TANIŞMASI:
Günlerdir birbirimize sosyal ağ üzerinden kur yapıyorduk.Aslında birbirimize bakıp bakıp kaçmak denebilir.Hem seninle ilgilenmiyorum,hemde gel yiğidim sana börekler açayım stayla...Off bu tip şeyler çok can sıkıcıdır bence.İnsan içinden ne geliyosa söylemeli,haykırmalı,anırmalı,inlemeli hatta..En sonunda dayanamayıp mesaj attım ve karşılığını aldım.Yaşı benden biraz büyük olan,tek başına yaşayan,kültürlü,sevimli ve tatlı bir ''Kabasakal'' bulmuştum kendime.Mesajlar mesajları getirdi,muhabbet sohbet bitmek bilmedi.Vee en sonunda kahve içmeye davet edildim ''Kabasakal'' tarafından :)

ODAYA HER GİRİŞİMDE AYNI CÜMLEYİ SÖYLERİM MARTAVALI:
Kabasakal kahve uzmanıydı diyebilirim.Ocağın başında dururken güzel bir iş çıkarmaya çalışan sanatkarlardan farkı yoktu.Oturduk kahvelerimizi yudumlamaya başladık,dertleştik,konuştuk(sanırım 1 saate yakın ben konuştum tek başıma,bilirsiniz içliyimdir ehheheheh)Yalnız yaşamanın zor olmadığını söyledi.Hatta kendine bir düzen bile oturtmuş diyebilirim.Şahsen bize birgün belediye baskın düzenlerse hiç şaşırmam.Odamda biriken bira şişeleriyle küçük bir ''Eyfel Kulesi'' minyatürü yaratıp gazetecileri çağırabilirim,ama yapmıyorum.Herneyse ben duramadım tabi başladım ''Kaç sevgilin oldu?,Şimdi nerdeler?,Ay güzeller miydi?,Adreslerini verir misin?'' vb... sıdıka soruları sormaya.Amaaaaaan hanginiz merak etmiyo lo uloğğ mahsunlar? ''Benden öncesi inan hiç önemli değil '' yalanını söyledikten sonra içinizdeki o oronzbuu kahkahalar atıyo biliyorum.Kabasakal soruma ''Ben yatak odasına giderken ''İnşallah hayatımın bundan sonrasında benimle olacak kişi budur'' diyorum Kezban'' dedi.İnanır mısınız dürüstlüğü karşısında sevindim.Hoşlantım 2 misli arttı.Ve içimden dedim ''Kezban aradığını buldun oğlum''.....

SICAK DAHADA SICAK OLACAK BU GECE BÖLÜMÜ:
Yatak odasına geçtik,kahve ziyareti yavaş yavaş şenlenmeye başlamıştı.Durumdan hem hoşnuttum hem de anlamadığım şekilde rahatsızdım.Evet öpüşmek güzeldi,sarılmak...Ama henüz en sevdiği filmin adını bilmediğim biriyle cinsel hiçbirşey yaşayamazdım.Bu dünyaya manevi salak gelmişim ben anacım,herşeye böyle  sevgi,aşk,bıdı bıdı sıkıştırdığım sürece öllüğün körünü alırım ben kesinlikle....Herneyse uzun uzun öpüştük,seviştik(yaklaşık 2 saatimiz yatakta geçti hehehehe ama öpüştük haa sadece yanlış anlamayın sikerün)Kabasakal'ın misafirleri gelicekti.Saati hatırlattım ona.Yataktan kalkmak istemedi aslında bende istemedim ama kalkmalıydık.''Kezban misafirler 4 gün bende kalacak sonra görüşelim mutlaka'' dedi....

POPEYEEE NERDESİN???BÖLÜMÜ:
Aradan geçen günlerde Kabasakalla 1-2 kere mesajlaşabildik.''3 günümüz kaldı :)'' vb.. mesajlarla yüreğime su serpiliyodu resmen.''Tamam lan..'' demiştim artık ''Herbişeylerimi kapatıp bu adama odaklanıcam ve onu üzmemeye çalışıcam''Mesajların günden güne azalması,hatta attığım mesaja cevap gelmemesi canımı sıkmaya başladı.Deja vu yaşamak istemiyodum şahsen.Zaten geriye dönüp baktığımda bisürü dalyarrak(bu küfürü çok severim) gereksiz ''çük'' kafa vardı hayatımda.Kabasakalı bu kategoriye koymaya gönlüm elvermiyordu.Hem cinsel anlamda tatmin edici bişey yaşamamıştık ''beni kullandı attı ühühü'' senaryosunu çöpe atmak zorundaydım.En sonunda ''bir daha görüşmek istemediğimi telefon numarasını ve diğer tüm bilgilerini sildiğimi'' içeren bir mesaj attım ama takmadı...Elimde olsa Temel Reisi alıp evini basabilirdim.Çok üzüldüm,çok kırıldım.Ha bide bunun üstüne telefonu şarja takmaya çalışırken 2 tane boş mesaj attım amk rezilliğe koşş.Umarım o sakalları götünde 5 misli çıkarda ''allam ben naptım:(('' diye üzük üzük üzülür..Hayır ''sikilmeden atılmak'' bu olsa gerek ona gülüyorum.Herneyse psikolojisi bozuk insanları üstüme çekmek adına master yapıp tezimi yayınladığım gün sizde gerçeği anlayacaksınız..Bilmiyorum işte insanları hala çözebilmiş değilim!!!Kezban öper.....

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Trendyol Aşkımın Katilisin

İnternetten yapılan alışverişten hiç keyif almam şahsen.Deli gibi mağaza dolaşıp eve gelince ''zaten dinim imanım gevredi ya bide sen başlama'' çığlığı atmadıktan sonra neyleyim ben bluzü,şortu...Ama geçen hafta yırtık dondan fırlar gibi gelen davet karşısında alışverişe gitmeye vaktim yoktu.Ve bende internetten uygun birşeyler bakmaya başladım.Ama sanırım aşık oldum :((((((((

SENİN ADIN BUNDAN SONRA ''YAVRU BILDIRCIN'' BÖLÜMÜ:
Sitelerden sitelere adeta bir ceylan,bir kınalı koyun gibi zıplaşıp dururken,''trendyol.com''da takılı kaldım.Bilgisayardan yüzüme gelen o ilahi ışık mıydı yoksa??(ekranım arızalı aslında tamire vericem ama köpeğin aşısı geldi diye param kalmadı falan ayy rezillik resmen....)Evet,evet bu oydu...Hayatımı önüne serebileceğim,ona kekler börekler yapıp,ütüsünü (yok artık sıçma) yapabileceğim o adam işte o....Trenyol mankenine aşık oldum resmen.O sırada o kadar sevinçlenip şenlendim ki bardak bardak kahve içiyorum.Dedim ki ''sen resmen yavru bıldırcın''sın....

KISKANIRIM SENİ BEN BÖLÜMÜ:
Akşama doğru kapı çaldı.Şuan duygusal olarak bişeyler yaşamaya çalıştığım ama her fırsatta alınıp alınıp ''küstüm show''a bağlayan sevgilim geldi.Yarım saat önce attığım ''gelirken ekmek alır mısın tatlım :)'' mesajını aldığı halde unutup bide trip atabiliyor kendisi...Ohh yahu ne güzel hayat şuna bak amk...Ben evde o kadar kendimi yırtıp ''yavru bıldırcın''larla hayaller kurar...öhöm neyse geçiorum :):) ''Ben dışardan yeni geldim bi zahmet sen alıversen nolurr hayatım yaa??'' isyanlarına dayanamayıp,bakkalın yolunu tuttum.Ayağım var kardeşim benim alla alla kimsenin ekmeğine kalmadık yahu...Herneyse eve geldiğimde bizimki geçmiş pc başına hemen.''Trendyoldan ne alıcaksın sen bitanem?''dedi ve bende ''ayy orda ki herşeyii bedavaya versinler ben mankene bittim'' dememle ev bianda ''Paranormal Activity'' nin turkish versiyonuna döndü.Oscar bile alabilirdik...''Ya hadi o zaman napıyosan yap'' diyerek pc başından kalktı ve benim odama gidip yatağıma uzanıp başladı ''yurttan tripler korosu''na...Aman yaa diyip ne alacağıma karar verirken arkamda ''KEZBAN SEN HALA BU ADAMA MI BAKIYOSUN?KIRICAM ŞİMDİ O BİLGİSAYARI!!!'' efektini duymamla birlikte kafamı aniden çevirdim...''Hayatım salaklaşma ya alla alla giyicek bişey bakıyorum,ne kadar çingenesin ya öfff allah kahretsin...''diye söylene söylene odama gittim.Yatağa cenin pozisyonunda uzanıp ''bah bah gör ne bunalımlara soktun beni adam'' işveleriyle krizler geçiriyorum güyaa....15 dk oldu ama gelen giden olmadı,bu sefer elime geçen ilk askıyı duvara atıp ''yieeeğğğğaaahhh'' diye ses çıkardım.Hani belki der''ay kezbanın üstüne çok gittim bi yanına gidiim öpüşelim ve hemen sevişmeye başlayalım falan haniiii''...Yooook anacım nerdee ohoooo demek içerde bileklerimi kesip,duvarlara sürsem adamın umrunda olmucaz.Bende içimden dedim ''İnşallah o yavru bıldırcını görürüm yolda gel bize gidelim kezban der,ohhh ona bi gideriz sende o sırada yanlışlıkla bıldırcının kapısını çalıp tornavida istersinde ben içerden kahkaha atarken böylee şaraplar elimizde şey olurkennn....hıh hıh aynen böyle olsun,hatta bıldırcının ikizi varmış ayyy ikiside bana aşık olurda sen 'Kezbaaaan Kezbaaaaan aşkıııımmm :(' diye ağlarsın inşallah...ha bide bunlar çok zenginmiş tabiiii'' gibisinden senaryoların zirvelerindeydim.

Herneyse bütün bu hayallerden sonra baktım adam cidden gelmiyo.Mutfaktan su almaya gidiyomuş gibi yapıp napıyo diye bakiim bari dedim.Odadan Zuhal Olcay gibi çıktım anam bide ne göreyim oturmuş benimki ''sims social'' oynuyo.Beni görünce ''Nerdesin hayatım ya 2 saattir?'' demesin mi :(((( Valla ya bazısı cidden çok odun oluyo.Neyse öpüştük,koklaştık hemen:):)Kendime zorla ''Sims Social''de hediye gönderttirdim bide ihi....Haa ''yavru bıldırcın'' a gelirsek,anacım görürseniz bana yollayın lütfeenn:((( Kezban öper.....



bunlarda hayalimde dediğim o ikiz yavru bıldırcınlarr ayy yiriiink :(:(:(







26 Ağustos 2011 Cuma

Erkeğinizi 5 Adımda Baştan Çıkaramayın!

Geçtiğimiz aylarda arkadaşımın teki kendine dövme yaptırmak için tuttu kolumdan beni zorla ''tattoocuu bilmemne'' ye götürdü.Şu insanlarda bi tuhaf valla.Gidip 300 tl bayıldıktan sonra içerde ''ayyyy durun ayyy acıdı ühühü'' diye nara atıp ağlayan sümüklü hatunlar neyin kafasında bilmiyorum.Dövmeye karşı biri değilim hatta ben bile bazen özeniyorum ne yalan söyliiim.Herneyse efendim bizim gerizekalı arkadaş seçti kendine böyle örümcekli salyalı pislik bişey girdi içeri,kendini dövdürmeye....Sıkılıyorum dışarda haliyle.Bir ara orda çalışan kızla muhabbet ettik,ama kendisi TRT ÇOCUK'ta iş edinse daha hayırlı olurmuş kanımca.Kimsenin zeka seviyesi beni ilgilendirmez diyerek orda duran dergileri karıştırmaya başladım ve ''Erkeğinizi 5 Adımda Baştan Çıkarın'' adlı yazıyı gördüm,okudum ve kendime uyarladım,başlıyorum.....(Dergide yazanları hatırladığım kadarıyla yazıcam,ayrıca kendi düşüncelerimi de)

1.KENDİNİZİ SEVİN:Belki çok sıradan gelecek ama kendinizi sevmeniz kendinize değer verdiğinizi gösterir başta kendinize hediyeler alın,küçük sevimli losyonlar ve yeni iç çamaşırları....(İşte daha ilk kuraldan tökezledim sanırım anacım ben kendimi seviyorum sevmesine de bu sefer adam çıkıp ''sen kendini çok seviyon amuha goyim'' dio saç baş giriyoruz sonra.Ayrıca kredi kartı eksterimi görsen bırak losyonu ekmek alamazsın bacım ühühü)

2.SEKSİ GİYİNİN:İçinizde ki o güçlü kimliği kıyafetlerinizle ortaya çıkarın.Olabildiğince seksi olun.Kendinize güvenin,onu elde edeceksiniz....(Vallahi kusura bakmayın ama olabildiğimce seksi olabilsem zaten bu öküzle benim işim ne diyip,basar gider Ricky Martin'i kapatırım eve.Ayrıca dolabıma baktımda kışın giydiğim içlik gerçekten de çok seksi yani...Ne biliim böyle 70 yaşında bi dede belki aşık olabilir o halimee...)

3.MÜZİKLİ EROTİZM:Bir müzik parçası bir geceye özel erotizm katabilir.Klasik ortamlar için Carmina Burana (Carl Off) tercih edebilirsiniz.Fantezilerinizden biri müzikle sevişmek olsun....(Evet bunu bigün denemiştik.Ay allah kahretmeye sonuna kadar açık müzikte siz siz olun sevişmeyin.Birbirimizin söylediklerini anlamadığımız için kavga edip 3 gün konuşmamıştık...)

4.ROMANTİK BİR YEMEK:Mum ışığı ve gül yaprakları arasında yemek yiyin.Yemekleri kendiniz yapmaya çalışın,ona sevginizi gösterin.(Bim'den aldığım mezelerle ne kadar karnımız doyar bilmiyorum şahsen.Bide o gülleri temizlemek ölüm yani tek tek toplamak amaan düşman başına...Ayrıca yemeği ben yaparsam adam geceyi acilde geçirir bacım ahhh ahhh bilmiyosun sen beni)

5.FANTEZİSİZ OLMAZ:Monoton bir cinsel ilişkiden uzak durun.Kendinize küçük senaryolar hazırlayın.Seksi yatak malzemesi olarak görmeyin,yeni yerler keşfedin...(Bu benim de aklıma gelmişti.Bi keresinde amerikan filmi tadında mutfakta sevişmeye başladık,ay allam kıçıma çatal desen battı ketıl desen girdi...Sakın denemeyin...)

İşte alın size 5 yöntem...Daha da araştırsanız 250 çeşit bu tip yazı bulursunuz.Ben gözlemlerimi anlattım gerisi size kalmış.Herneyse sonunda çıktı içerden bizimki gözleri dolu dolu.Sanki dövme yaptırmadı da çocukların velayetini babasına vermiş gariban analar gibi geldi yanıma ''Çok acıyo Kezban'' dedi bide huhahaha.Ayy neyse sonra gittik yemek yedik falan filan.....Kezban öperrr :):):)