22 Aralık 2012 Cumartesi

Santa Claus Yardım Et!

Şehrin her yanını sarmış kırmızılı,kurdelalı,süslü püslü,kardan adamlı yeni yıl coşkusu.Binamıza bir şömine bile yapmayan müteahhitler bu yıl kıçınızda kıl dönmeleri olsun e mi? (not:müteahhit yazarken gugıldan yardım alındı)Ne olurdu bi şöminemiz olsa,çorapları çivelesek içine 5-10 göynümüzden ne koparsa dileklerimizi yazıp,gece uykuya dalsaydık.Ama yok ille de pazar günleri sabah verilen noel filmlerinde görelim biz o çorapları.Ton ton noel babaları,geyikleri,kapıda ''we wish you a merry christmas'' ezgileri atan şımarık çirkin köstebek tipli çocukları..Herneyse Amerikan özentiliğimi birazcık ucundan gösterebilmişsem mutluyum.Gel gelelim asıl konuya.Yılbaşında ne yapacağız,ne yapmalıyız?????sorusunun kara bir bulut gibi üstümüze çöktüğü günlerdeyiz hali hazırda.Gelin seçeneklere bakalım;
1.AİLECEK KUTLAMAK:
Şöyle ki; Kimse yeni yıla ailesiyle pek girmek istemez (tabi uzakta okuyan,evli veya asker bla bla… hariç) Ama genelde 20 gün önceden planladığınız ”Cenklerin evinde içkili seksli partyy wuhuuu” etkinliği son dakika ”Cenkin babası izin vermemiş yeaaa vb..” hayal kırıklıklarıyla sona erdiği için mecbur yılbaşını ailecek geçirmek zorunda kalırsınız.Genelde evde yapılan kutlamalarda evin annesi geçen sene girdiği mutfaktan öbür sene çıkar (seneye görüşürüz esprisini aldınız de mi orda) Anne yemek hazırladıkça hazırlar,baba içki stok yaptıkça yapar,çerezler,meyveler,tavuklar,çiğ köfteler….Sanırım ailelerimiz yeni yılı ‘‘Bol bol yiyip sıçalım” olarak algılamışlardır.Ama olsun en azından doyarsınız.Tabi tv’de Muazzez Abacı Konseri falan varsa direk odanıza gitmenizi öneririm.Kapıyı da sıkı sıkı kilitleyin anacım…
2.MEKANDA KUTLAMAK:
Herkes yılbaşını bi mekana gidip kutlamayı matah bi bok zanneder.Hatta haftalar öncesinde facebookta ”Kenks haftaya kopujaazz vallahaa yihuu” gibi gözümüze gözümüze sokma çabaları da ayakta alkışı hak eder.Fakat mekana girildiğinden itibaren o mutlu arkadaş grubu bir türlü sığışamama,tuvalete gidememe,içki alamama sorunsallarını peş peşe yaşayınca yeni yıla değil götüme girerler…Mekanlara gitmeyin,oralar sizi yer!Ayrıca gece 2'den sonra içkileri kesmeyen bi mekan daha görmedim ben.Suları keserler,içkileri keserler,beğendiğiniz çocuğu keserler götürürler vallaha da oturup ağlarsnız.GİTMEYİN!
3.ARKADAŞLARLA EVDE KUTLAMAK:
Migrostan yapılan toplam 100 liralık alışveriş ve paket paket sigaralar eşliğinde kafaca anlaşılan bi sürü arkadaşın olduğu ev en güzelidir.Tabu,scrabble vb.. oyunlar da varsa dadından yenmez bence.İnternet elinizin altındadır hem.Dertlendiğinizde şarkıyı bangır bangır açıp dostlarınızın koynunda ağlayabilirsiniz.Gecenin sonu herkes maymuna dönüp mutfakta banyoda uyuyakalarak bitebilir ama yine de güzeldir.Sakın evde ayakkabılarla gezelim..Yok işte ”Gossip Girl” tarzı olsun demeyin terliklen suratınıza çarparım..Terlik giyin,patik giyin…
Öyle yada böyle yeni yıl bi şekilde kutlanır da kutlanılan yıl bize ne getirir onu bilemiyoruz.Ve hemen geçen sene olduğu gibi.Şişman ve ton ton ihtiyardan isteklerim;
KEZBAN DİLEK VE İSTEK LİSTESİ;
  • Geçen sene istediğim yolda görünce gay olup olmadığını anlayabileceğimiz ayfon uygulaması bu sene yapıldı.Grindr adlı bir eplıkeyşın ile.Evet ilk defa bi isteğim kabul oldu ben de şaşkınım ehehehe:D Ama bu sene bu uygulamanın biraz daha gelişmiş versiyonunu istiyorum Noel babacım.Şöyle ki;Tanıştığımız adamın önceki sevgilileri kimler? Kaç sene çıkmışlar? Bu mu ayrılmış,karşı taraf mı tekmeyi vurmuş?Vurmuşsa niye vurmuş? vb.. sorularımın cevabını bana şak diye verecek mis gibi bir uygulama istiyorum.(bu belki olmayabilir ya seneye kadar bakalım ehehe)
  • Gözaltı torbaları için bi ''gözaltı torbacığı alıcısı'' icat edilsin mesela.Küçücük bi makine olsa ve şöyle gezdirsek torbacıklı bölgeye hoooop eser kalmasa eski halinden.
  • Spor yaptırtan yatak olsa mesela.Evlere alsak gece bi uykuya dalsak sabah kalkmışız kaslı maslıyız.Ama ağrı sızı olmasa sadece şekil verse yataklarımız.Ve de sınırlı sayıda olsa.Nefret ettiğimiz gıcık,gerizekalı mahlukatlara satılmasa.Sadece biz fit olsak?
  • Bu sene ayrı eve çıkmak istiyorum.(bu dilek kişiseldi)
  • Önleri uzun yanları 3 numara gay saçı modası bitse.Hayır gına geldi de o açıdan.Hem yavaş yavaş heterolar da yapmaya başladı modeli.Bu sefer gay zannedip yavşıyorum sonra olan bana oluyo anacım.Bi de 3 numara saç,kirli sakal,gözlük devam etsin o güzel oluyo ihihihih :P
  • Ocak ve Şubat ayları böyle soğuk devam etmese.Aniden iklim sıcak bi hava dalgasıyla kırılsa mayolarımızı giysek? Oha tamam o kadar da değil de ellerimi ısıtmak için götüme sokmasam? Haklısın Noel baba o işlere sen bakmıyosun bebişim ama belki kankandır Mikail falan bi rica ediversen?
  • Artık işten çıkarılmasam?Girdiğim her şirket kapanmasa? Acaba abdest mi alsam? Bunları sana sormasam?
Evet bakınca kutlamam da isteklerim de bu.Sağlık,aşk,para,şans,huzur ve daha nicelerini elbette istediğim için yazmadım.Sonunda bu boklu sayfalara ağlamayıp,ayaklarımızı uzattığımız bir yıla giriyoruz belki ehe.Herkese musmutlu seneler şimdiden.

KEZBAN SENEYE ÖPER:)) EHEHE VURMAYIN AMA :((

14 Aralık 2012 Cuma

Grup Seksin Sağlığa Faydaları

İnsan istediklerini elde edemeyince bir süre sonra ne istediğini de unutuyor-Kezbanichtze

Selam.Evet başlığın aslında yazıyla hiçbir alakası yok.Soğuktan kafayı sıyırıciiiim sadece.Tekrar kırbaçımsı soğukların sırtımıza,yüzümüze,kulaklarımıza,burunlarımıza,alınlarımıza,enselerimize ŞIRAAANK diye patlatıldığı günlerden gutuntag.Götüm donuyor,kuşlar uçamıyor,kelebekler öldü,hayvanlar sokakta,balıklar yumurtalarını bırakamıyor,zebralar yasta,hipopotamlar grevde!Böylesi iğrenç bi mevsimin içinde hala ayakta kalabildiğimiz için hepimizi şapur şupur öpmeleri gerek.İNATLA kat kat giyinip oraya buraya gidiyoruz hala.Bence kış geldi mi herkes işten çıkmalı,okulu bırakmalı,4-5 ay hükümet elini eteğini herşeyden çekmeli,tvler açılmamalı,elektrik üretilmemeli,sadece yorganlar ve yastıklar olmalı ve de KÖMÜR SOBALARI! Tağam tağam abartıyorum.Ama sevmiyorum işte napayım? 10 kilo mont,5 kilo botlar,cüzdan,anahtarlık,sigara paketi,telefon cart curt derken oluyorum caddede yürüyen Balık Ayhan!!

Durum böyleyken yalnız ve erkeği olmayan bir metropol gayi olan ben napıyorum? GABİLEYE giriyorum sıcak sıcak ehehehe :D:D Şaka maka 3 gündür falan sekmeksizin gabilede çok eğlenceli vakit geçirmekteyim.Başta ''Iyy kekooooooooooğ'' dediğim tiplerin yanında artık ben bi traktörden farkız 50 bin kat kekolaşmış durumdayım.Adaptasyon sanırım bu!! Günlerdir kafamda sadece dönüp duran diyaloglar ''Slm...nrdn...asl?...msn?...cam?...ya sen nrdndi...ha evet...eee yaş?...bi dk nrdndi?...evt evt hatrldm...ii ya nlsun...efndim?...bişey sorcam ya nrdndi?...'' vb. olmaya başladığından beri de artık girmeme kararı aldım.Çünkü öyle ya da böyle orada geçirdiğim vakti gidip bi çocuğun eğitimine,bir köpeğin eğitimine harcasaydım Yetenek Sizsiniz'de 3 basamaklı sayıları akıldan çarpan bir çocukla,pipisiyle cirit atabilen bir köpeği 1.yapar paraları da çatır çutur yerdim.Ah kafam.:(( Neyse neyse bloğa da fazla bişeyler yazamadığım için bundan teee seneler seneler evvel yaşadığım bir GABİLE ANIMI postlamak istedim.Başlıyorum...

PİRENSES KEZBAN VE ATİLLA TAŞ BÖLÜMÜ:

Bundan 5 sene evvel benim tam bir PİRENSES (kendimi o sıralarada dünyanın,marsın,jüpiterin,galaksinin en harikalar harikası gayi zannederdim.Herkese ters ters konuşur olur olmadık yerde ağlamaya başlardım ki üstümdeki ilgi dağılmasın sürekli SEN SEN SEN SEN desinler falan klasik teenage kafası)olduğum günlerde,gabilede önüme gelene tripler,tafralar atarken bi yandan da msnde aşağıda 15 tane yanıp sönen sohbet pencerelerine cevap vermediğim zamanlarda biriyle tanışmıştım.Kendisi İzmir'de yaşayan,sanatla ilgilenen,spor yapan,mantı açan ve daha bir sürü şunu bunu yapabilen biri olduğunu ve benim tüm bu egolarıma,şımarıklıklarıma aldırmaksızın benimle tanışmak istediğini söyledi.O kadar aşamadan geçtikten sonra o dönem meşhur olan ''kıreyzi_kezban_bu_aşk_fazla_sana_şeboşebo33535@gatmayil.com'' hesabımı buna bin naz yaparak vermiştim.Karşılıklı ekleşmeler kabul gördükten sonra tanışmaya başlamıştık.''-Selam :) Zor kabul ettin ama sonunda tanışacağım seninle :) Merhaba ben Atilla :) <Kezban>:+Hıı mrb cnm eft tmm ATilla bn de kzbn tmm mı ? Gdr msn şurdan ya ahaha şka gel tamam ayy git istmyrm xD'' tarzı beyinsiz beyinsiz konuşmuştuk hatırladığım kadarıyla.Ve bu kadar zeka seviyesinin yerlerde olduğu bi ortamda kalkıp kamera açmıştık....Kamerayı açtıktan sonra benim bu şımarık,huysuz,huzursuz,pislik tavrım yerini sevecen,alçak gönüllü ve mütevazi bi tavıra bırakmıştı.Çünkü çocuk çok yakışıklıydı ve ben yakışıklılara kibardım ehehehe:D Gel zaman git zaman biz bu Atilla Taş'la günlerce,haftalarca,aylarca konuşmaya başladık.Okuldan gelir gelmez formamı çıkarmadan msni açıp ''Allaaam nolur onlayn olsuuuun lütfen allam please allahım please noğloooooooooooor'' diye pc karşısında ömrümü çürütmeye başladım.Ve sonunda bi gün belirleyip buluşma kararı aldık...

KEZBAN DÜŞTÜ YOLLARA BÖLÜMÜ:
Her ilk buluşmada olduğu gibi yine her yerlerimi heyecan basmıştı.Ama o zaman tabi böyle tanışmaları falan yeni yeni yaşadığımdan kalp krizlerine 5 kalaydım.Evde bi o yana bi bu yana koşup zırıl zırıl bağırıp gerginlikten salonda kasırgalar estiriyodum.Saçımı bir o yana tarıyıp bi bu yana tarayıp sivilcelerimi saklamak için mezdeke peçesi aramaya çalışıyodum.Kendime güvenim pirensesliğim,harikalığım sanki o gün gitmiş gibi hissediyodum.Çünkü çocuk çok yakışıklıydı:( Herneyse üstüme en iğrendiğim zamane modasından ''FAKYU'' yazılı iğrenç bi tişört geçirip koşa koşa buluşmaya gitmiştim.Daha toy bir bebe olduğumdan buluşma saatinden yarım saat önce orada olup beklemeye başlamıştım.Bekle allah bekle bekle allah bekle...Sürekli mesaj atıyorum ''Nerdesin Ati? Hadi Ati? Kamon Ati?'' gibisinden tacizliyorum.Bi süre sonra ''Tamam Kezban vapurdayım geliyorum'' diye mesaj alınca yüreğime sular sebiller serpilmişti...Az biraz daha bekledikten sonra vapur yanaştı ve ben iskelenin önünde heyecanla bekliyordum.Ayakta mı karşılasam,oturarak mı beklesem karar veremezken beklediğim şey göründü.....

BEN BİR İNTİHAR EDİP GELİYORUM BÖLÜMÜ:
Gördüğüm şey arada görünüyo,arada kayboluyodu.O sırada yüzlerce vapurdan inen insan bana omuz ata ata  geçerken ben ekranda görüp yazıştığım kişiyi gündüz gözüyle seçmeye çalışıyodum.Heh evet o yüzü görüyodum ama arada baktığım yerde de bulamıyodum.Allah allah bakıyorum bakıyorum yok... derken karşıdan bana doğru yüzünü gözünü kolunu gövdesini tanıdığım kişi topallayarak geliyo!!!! Ama öyle hafif bi topallama değil bu, bir bacağı gerçekten çok kısa ve küçük olan bacağının üstüne basarken kalabalığın arasında kayboluyo eğiliyo bükülüyodu.Karşımda belirip ''Merhaba Kezban ben Atilla :)'' dediği anı hiç unutmam.Nerdeyse yanımda duran denize atlayıp bütün yaşamsal deliklerimi tıkayıp boğularak ölmek istedim.Sakın yanlış anlamayın.Engelli insanlara yukardan bakmak adına yazmıyorum bunları.Haddime de değil.Kimsenin değil! Sadece 2-3 ay boyunca konuştuğun kişinin sana bunu söylememesi ve buluşmaya çağırıp yanına topallayarak gelmesi...Bu bence bi insanı sırtından vurmak gibi bişey.Ha bana akşam yediğin yemeğe kadar anlatıyosun ama bir bacağının diğerinden kısa olduğunu söylemeyi unuttun :))) TATLİŞKOSUN:))

KAFEDE IZDIRAPLI LATTE KEYFİ BÖLÜMÜ:
İskeleye en yakın kafeye oturduk.Ben hala şoku atlatamıyodum.Kafamda  ''Woiiiiii woiiiiiiiiii woiiiiiii'' ses dalgaları artarak çoğalıyodu.Konuşmalarımızı düşünmüştüm.Hiç söylemeye çalışmış mıydı? Yooo!!.Sadece bi kere ''Kalksana bi ayağaa vaaay uzunmuşsun Kezban sen'' falan demişti.Aklıma hemen o geldi.Ahh o gün ben niye ''Sen de bi kalkıp kaka kakali kakali kalika yapsana ''demedim diye içlenip durdum.Ve kinlenmeye başladım.''Vayy amın oğluna bak benim engelim var mı yok mu diye beni kaldırtıyo kamera karşısında ama kendini saklıyo puşt.Demek ki engelim olsa buluşmucaktı benle...ohh ya kezban sana ohh olsun amk hadi şimdi git o kısa bacağı götüne sok ceza olarak'' falan diye de kendime ayar çekiyodum içerden.Bu sırada Atilla Taş durdu durdu ''İnsanlar çok sığ Kezban''dedi. Ve konuşmasına ''Biliyo musun aşk kafada başlar,anlaşmak bi ilişkiye başlamak,bağlanmak ve sevmek...bunlar engel tanımaz ve çoğu kişi ben topalım diye bu sığlıkta yaklaşır bana'' diye devam etti.Konuyu böyle direkt açmasına da ayrıca şok olmuşken sözünü bölüp ''Evet insanların çoğu sana böyle yaklaşmış olabilir ve bu onların ayıbı bence.Ama sen de onlar öyle yaklaştı diye keşke yeni tanıştığın insanlara da kartlarını açık oynasaydın be Aticim'' gibisinden göndermeler yaptım.Ama yine salağa yattı.Çocuğa gitgide sinir olmaya başlamıştım.Özürü kabahatinden büyüktü.Açıklamasını yaparken bile bana ''Eğer benle görüşmezsen bundan sonra sen de SIĞSIN'' göndermeleri yapıyodu.Ne münasebetti? Kendine gelmeliydi! Kalkıp şaaaaağkkk şuuuuğk diye tokat sallamalımıydım? Elbette hayır!Hiçbişey olmadı.Sadece samimiyetsiz bi sohbet ve benim akabinde gelen şımarıklıklarım baş göstermeye başlamıştı.Hem kızgındım hem de bana sinir olmasını istediğim için bi sürü konuda muhalefet olup delirtmiştim çocuğu.Bi ara Saddam Hüseyin'i bile savunduğumu hatırlıyorum ehehee.Günün sonunda bana bi de ''Biraz yürüyelim mi?:)))))'' demesiyle sinirden iç organlarımın sıkıştığını hissetmiştim.Ve direk ''Annem bekliyo,ödevim var'' tarzı bi yalan sallayıp eve topuklamıştım.

Evet engeller ne aşka,ne sevgiye ne de arkadaşlığa engel olur ama yalan bence hepsini kökten siker gibime geliyo....

Bu olayın üstünden yıllar da geçse hala arada tanıştığım kişilerinde bi zaman sonra beyinden engelli olduklarını görüyorum işte en acısı da bu...İyi ya da kötü internet üstünden artık kimseyle de tanışmayı sevmiyorum ve tanışamıyorum da.Sanki herkes vapurdan indiğinde karakteri,kişiliği,tavrı ve düşünceleri engelli olacakmış gibi.Geçen gün ''Anlatsam Bir Bok Olmaz'' bu konuyla ilgili duygularımı çok güzel bir 5 cümleyle anlatmış hatta.Bilmiyorum yazının en başında da dediğim gibi insan istediklerini elde edemeyince bir süre sonra ne istediğini de unutuyor...HADİ GİTTİM BEN!



SIĞ KEZBAN ÖPER :))))

2 Aralık 2012 Pazar

Nasıl Geçti Habersiz O Güzelim Yıllarım?

Hani o saçlarıma taç yaptığın çiçekler? Hani kuşlar ağaçlar binbir renkli çiçekler? HANİİİİİİİİİ? Sırf yalansınız yemin ediyorum....

Geçtiğimiz hafta o kadar bunalımımdan o kadar ağlaklığımdan sonra kader yasa tasarısı yine beni boşlamayıp ''ACI ÜSTÜNE ACI ÇEKECEEEEEEN'' kanununa göre bir ekşın daha yolladı hayatıma.İŞTEN ÇIKTIM ANACIM!(Aaaaaaa diye şaşıran insan sesi efekti gelecek buraya)

Aman zaten bu zamana kadar çalıştığıma bile şükür ediyorum ya neyse.Hafta başından sonuna kadar hergün yarımşar saat geç kala kala en son Cumartesi günü işe öğlen 2'de gidecektim.Kendimi tebrikliyorum valla.Böyle de yüzsüz arsız uyuşuk bir elemana nasıl da aylarca katlandılar? Onları da ayrıca tebrikliyorum.Gelgelim kovulmadım ha yanlış anlaşılma olmasın.Evet çirkinim,geç kalıyorum,işe Müzeyyen Senar gibi gidiyorum ama severlerdi yine de beni.Sadece ofisimizi başka bir firmaya sattık,sonra da evlere dağıldık mecburen....

BEN OLDUM YİNE BİR EV KIZI BÖLÜMÜ:
Valla bok atsam da burun kıvırsam da sabahları evden kaçmak için güzel bi sebebim varmış aslında.Ne bileyim akşam eve gelip ceketi,botu koridora fırlatıp direk tuvalete sıçmaya gitmeyi özledim gibi.(Ben işyerimde sıçamıyodum da...Hayır yasak değildi sadece kokar mokar kıç kadar ofis sonra utancımdan kendimi zipleyip e-mail atarım diye korkuyodum) Hem bakarsan maaşımı aldığımda kendime paket paket don alabiliyodum :( En sevdiğim şeylerden biri don alışverişi ya ne yalan söyleyeyim.Renk renk şekilli şekilli tipitip slip boxerları üç kuruşumla satın alıp orgazm doruklarına ulaşıyodum.Ama artık seher yıldızına geçiş yapacağım aşikar.Neyse konumuz don değil.Hemen konuya DON Kezban (ehehe espriyi kaptınız mı orda;);)afferim)

EVDE BİR O KOLTUK BİR BU KOLTUK BÖLÜMÜ:
Business hayatım sona erdikten sonra kendimi eve kapatıp sanatla uğraşmak istedim ama nayn.Benim evde uğraşabileceğim bir sanatım bile yok lan!! Bakıyorum da herkesin kenarda köşede yine klasik gitarı olsun,üç beş yağlı boya tablosu olsun evinde kullanıp hobisini tatmin ettiği eşyası oluyo yani.Ben mesela ortaokulda vitray yapmıştım ama not aldıktan sonra eve getirdiğimde annem temizlik yaparken çöpe atmıştı.Oooo ye sanat bizim evde böyle değer buluyor.Çöpsün çöp!! Sanatın bile Pehlivanoğlu poşetine gelin ediliyor!! Hal böyleyken ben de kalktım canımın sıkıntısı biraz dinsin kafam dağılsın diye çifter çifter dışarı çıkan arkadaşlarımla planlara dahil olmaya...AMA....

HEMEEEN AYRILIYOSUNUZ BÖLÜMÜ:
Hayatta en nefret ettiğim şeyden bile bu kadar nefret edemezdim inan.Eskiden ben de çiftsem yanımda trip tafra yapan sevgilisi olmayan bi arkadaşım olursa içimden''Banane yaa o da bulsun bi tane eheheh bize ne yaa de mi aşkısııı oyy yirim yirim siği bin yıııı sın nı kıdır da tontiş pontişsin öyle...oyoyoyoyoy'' diye salakça cümleler kurardım.Ve sanırım o kurduğum cümlelerin götüme giriş tarihi de bu zamanlara kısmetmiş:( 7 kişilik bir masada sadece 1 sap düşünün.Ve de o kişi tam bişey söylemeye çalışırken 6sının da aynı anda french kiss yaptıklarını düşünün :( GÖT OLDUNUZ DE Mİ? Evet ben de oldum çokzel oldu.Hay allahım yarabbim bir de hangi parça çıksa birisi fırlıyo hemen ''Ay aşkııım hatıladın mı bunu? Ay aşkım bu sen beni ilk kahve içmeye çağırdığında çalıyodu...Ayy aşkım bu şarkı da ilk kabızlığımda götümden kerpetenle bokları alırken çalıyodu ajkum yaa nasıl unuttun :'(.....) tarzı cümleler kuruyo.LAAAN!Anladık her şarkıda bi anınız var,şarkılar aşk şarkısı sizi anlatıyo okey.Ama bari ''Nossa nossa'' da sarılıp yiyişmeyin abi.O şarkı benim olsun bari ne var? Bu çiftler çok aç gözlü ya resmen orospu pezevenk bunlar SİNSİLER!Bi de dk başı bişeye bozulup tripleşmeler,aniden elele tutuşurken eli bırakmalar başka tarafa dönüp bakmalar? Noluyo lan götelekler? Ayh valla objektif olarak baktığımdan mıdır yoksa benim arkadaşların zeka seviyesinden midir bilmem ama ben de sevgiliyken böyleysem atın beni denizlere-Kayahan mp3.

BEN DÜRÜM YEMEYE GİDİYORUM BÖLÜMÜ:
Bu kadar sevgi dolu bir ortamı daha fazla bedenim,ruhum,sinirlerim,kalbim kaldıramadığı için ben de ''Ya acıktım ben canısılar gideyim yemek yiyim''diyip topukladım.Ama yolda ellerimi montumun cebine sokup ilerlerken düşündüm.Ben çok mu kıskançtım.Evet bariz ordaki herkesi kıskandım.Bi ara garsonun tepsisine yumruk atmayı bile düşünmüştüm.Hani içkiler üstlerine dökülür de biri lavaboya gider diğeri garsonu döver sonra karakola düşeriz falan..Eğlenceli olurdu.En azından mıçmıç öpüşmelerine engel olabilirdi yani.Ama düşünsene içki döküldü diye ''Eee üşüme soyun ajkujum üstünü çıkar'' diyip oracıkta sevişiverselerdi.Yok yok iyi ki yapmamışım.Neyse bu über hastalıklı düşüncelerimi dürümcünün önüne geldiğimde kafamdan attım.Söyledim çift dürümle bir urfa ve oturdum yiyorum.Ay karşımda da bıyığı olan,hoş giyimli,yerinde dudaklı tatlı mı tatlı bişey arkadaşıyla dürüm kemiriyo.Başta 1-2 kere gözgöze geldik ama..İçimden ''La Kezban 2 kişiler dayak yicen şimdi iyice azıttın ha bakma artık'' desem de o bana bakıyor.Ben bakıyorum o çeviriyo kafasını,ay ben ona o bana ben ona o bana ben ona o bana...hıdır idi yunus idi hıdır idi yunus idi  :D Neyse baktım bunlar kalkıyo yavaştan içim buruklaştı üzüldüm.Ama hesabı ödemek için ben de kasaya doğru gittim.Ve ne duyiiim yanındaki çocuk zırıl zırıl feminen bir konuşmayla buna bişey anlatıyo.''Alaaah Kezban olum bu da kesin gay'' dedim ve hesabımı sordum ödedim.Çıkmadan 2-3 kere daha kesiştik ve ben dürümcüden çıktım.

EVE GELDİM VE ARTIK YAZMAKTAN YORULDUM LAN BÖLÜMÜ:
Bizim gerizeka çiftlerle geri döndük.Yolda da bol bol yiyişip ön sevişmeye geldiklerini de gördükten sonra kendimi zor bela eve attım.Gelir gelmez Hz.Romeoyu açtım hemen.Aradım taradım ve BULDUUUUUM! Bu çocuk o çocuktu!!Ayy gece gece bir bağırdım ki sevinçten annem bile terlik attı kafama.Ehehehe hemen mesaj yazdım.Böyle böyle çok güzel dürüm yiyodun yaa beni de yesenee :D:D diye..Şaka lan yazar mıyım öyle ehehehe :D Neyse sabahına da bu cevap atmış ''Hatırladım aaaa nasılsın nasıl buldun beni?'' diye.Ben de ''Tesadüf ya ihi:)'' diye kıvırella.Bakalım güzel şeyler olursa birlikte urfalar yiyip,şen kahkahalarla bizim arkadaşları döt edicez inşallah bence.Ehehehe bu arada onun yanındaki neydi,neciydi,nesiydi sormadım.Ay tanımak da istemiyorum şahsen hıh.Aman arkadaşı falansa da çağırmam yani ben bizle urfa yemeye..GİTSİN KENDİNE SEVGİLİ BULSUN SALAK!!!! Ehehehe yine çok hümanistim..Haber vericem bekleyin mucuksssss

DÜRÜMCÜ KEZBAN ÖPER:)))


26 Kasım 2012 Pazartesi

Yorgunum

Sanki yazmak için yeni yeni adreslere ihtiyacım varmış gibi hissediyorum.Hani ümitsiz,garip,fukara hissettiğim günlerde gireceğim bambaşka bi bloğum olsun orda ağlaya ağlaya sümüklerimi çeke çeke 4-5 satır karalayayım.Yolda paramın 3te 2sini kırmızı kaleme,kalanının 4te 3ünü de kelek karpuza yatırdığım günler bambaşka bir sayfada borçlarımı harçlarımı döktüreyim bembeyaz ekranlara.Her konudan muzdarip,her durumdan yaralıyım.

Sabahları kalktığımda ilk söylediğim kelime ''İSTEMİYORUM'' olmamalı.Henüz neyi neden istemediğimi bile bilmezken...Daha yüzümü yıkamadan çiş yaparken göz açtırmayan çapaklarım çimento olmamalı gözlerime.Yorgunum...Biliyorum ve hissediyorum.Sanki sırtımda kiremitler kırmışlar,ve kafamın içinde logomatif trenler geçiyo arka arkaya.Dostlarıma kırılıyorum,anneme kırılıyorum,patronuma küsüm ve her sabah bindiğim vapurun kaptanına alınganım.Her durumda önce kendimi suçlamaya başlıyorum ''Evet Kezban senin kulağın kepçe diye otobüsü kaçırdın bak mutlu musun?'' diyorum.Sigaraya tekrar başladım.Ve tütüyorum.Ağzımdan boncuk boncuk dumanlar çıkarken gerginliğimin sise dönüştüğünü görüyorum sadece.Oooo evet önüm kapalı ilerleyebilirim.Herkesin dinlemesini istiyorum.Herkese ahkamlar keseyim,dırdırdır hiç susmayayım.Sonra sessizlik olsun bi bakmışsın kimse yok.Hani bi pokemon vardı ya şarkı söyleyip milletin uyumasına sebep olurdu.Evet o benim.

Reddettiklerime ''naber?'' diye mesaj atıyorum,sonra biraz ilgi gösterdiklerinde hoooop''Sen kimsin be adam?'' triplerine koşuyorum.İğrencim.Ama içten biriyim,samimiyetimin göstergesi yüzümün aldığı şekiller.Cidden orgazm olurken nasıl gözüküyorum? Komik? Canı yanan? Ruhsuz? Ateşli? Ne önemi var ki sadece 10 saniye sürüyor veya sürmüyor...Sonunda uyuyorum.Uyurken başımı yastığa koyduğum kişiye bakıyorum.''Kim lan bu?'' diyorum.Nerden tanıştım neden tanıştım?Sonra neler hissetmem gerektiğini düşünüyorum.BİNGO!Mutlu olmalıyım..

Çarşambaları sevmiyorum.Başlangıç ve bitişin tam ortasında diye.Yarısı gitmiş yarısı kalmış fifti fifti meselelere sıcak gözle bakamıyorum.Yorgunum...Biliyorum ve hissediyorum.Sanki sırtımda inşaat demirleri taşımışım,kafamın içinde bir anaokulu var ve hep tenefüsteler.Kendimi tekrar ediyorum.Mesela buna benzer bi satırı yine yazmıştım evet tam 21 satır yukarıda.Saydım.Sen sayma.Şu kontrolcü tavrımdan nefret ediyorum.Herkesin nasıl davranması gerektiğine,neye gülüp neye ağlayacaklarına karar vermek çok yorucu.Güven duygum sıfır.Garsonun siparişi tam ve doğru aldığına bile güvenmiyorum.Çünkü seni dinlemiyorlar.Hayır garsonlar değil insanlar.

Tutumlu değilim.Para kullanmasını da bilmiyorum.Bozukları sevmem.Ve de eski paraları.Çok zengin olmak istiyorum.Ama fakir mesleklere gönül veriyorum.Zooloji,topoloji,sismografik,çakmak sanatları öğretmeni olmak isterdim.Kimseye faydası dokunmayan meslekleri seviyorum.Sevildiği için yapılıyolar,ihtiyaç için değil.Hayvanlar bence harika.Bitkiler ise nefis.Fotosentez yapmak ya da eşeyli üremek isterdim.En azından ürerdim.Üremek istemiyorum.Üremek sıkıntı.Çocuk sevmiyorum zaten.Oyuncakları seviyorum.Sırf oyuncak alabilmek için çocuğumun olmasını isterdim.İp atlamayı bilmiyorum ve ortada sıçan oynamayı çok özledim.

Yorgunum...Biliyorum ve hissediyorum.Sanki sırtımda sigaralar söndürmüşler,kafamın içinde gülben ergen konseri varmış gibi.

KEZBAN ÖPER.

7 Kasım 2012 Çarşamba

İçimdeki Emine Beder Çok Derbeder

 ''Sokakta adam,mutfakta ketıl,yatakta çarşaf''

Biliyoruz ki genelde mini mini birler ve çalışkan gayler iyi yemek yaparlar.Çok değil bundan 2 sene öncesine kadar ŞOR TV'de  programı bile vardı mesela ''Yemekteyiz'' diye.Hah o programda her hafta sözde parmağına alyansını takıp ''Ben evliyim ayol karım bilem var hadi kalkıp oryantel yapalım ahahaha'' diye RTÜK baskısıyla hetero taklidi yapan ablalarımızı izledik.Gecenin süprizi olarak çoğu mutlaka bi Türk Sanat Müziği eserini fil sıçarmışcasına çığırdı.Hani belki özene bezene seçtiği ''patateslerim,domateslerim'' diye sahiplenip kucakladığı sebzeler onu birinci yapamazsa bi yapımcı sesini duyup albüm yapar diye.ÇİLEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE! AĞAĞAĞAYY AĞAĞA ÇİLE BÜLBÜLÜM! (burayı size bırakıyorum adettendir)

YEMEKTEYİZ KEZBAN:
Ben yemek yapmayı bilmiyorum.Ama öyle böyle bilmiyorum yani inanamazsınız.O kadar beceriksizim ki ne zaman mutfağa girsem annem arkamdan koşa koşa gelir ''Söyle ne istiyosun?'' diye sorar.Küçüklüğümden beri çok hadisem var çünkü.Tencereyi ocağa koyup salonda uyuya mı kalmadım,sosisleri yakıp tavayı çöpe mi atmadım....Ne sen sor ne ben söyleyeyim.Ömrümde benden başka mutfak özürlüsü bi insan daha tanımadım,tanımam da.Ama insan büyüdükçe artık kendi karnını doyurabilmek adına bişeyler yapmak istiyo.Hatta bi arkadaşıma gittiğimde utanıyorum lan.Hani bilmemek ayıp değil,öğrenmemek ayıp mantığıyla olaya yaklaştım.Çünkü ben pozitif,yeniliklere açık,sürrealist ve elit bir toplumun yegane temel taşlarından.....amaaaaan ben mutfağa girdim işte amına koyayım!!! Anlatıyorum...

KAP KAÇAK TENCERE BÖLÜMÜ:
Günlerden salı mıydı çarşambayı cumaya bağlayan pazartesi miydi? bilmiyorum ama çok saçma bir gün olduğu kesindi.İşten yorgun argın gelip kıçımı en yakın bi oturağa atmamla gelen ''NE YİCEM:('' sorusu dünyamı karartmıştı.Nefret ediyorum ben ne yiceğimi düşünmekten.Var ya hayatta bir o soruya bir de ''Beni gerçekten seviyor musun Kezban?'' sorusuna tahammülüm yok.İkisine de cevabım ''YARAK'' oluyo.Gayet tutarlı ve mantıklı bi cevap bence.İşte koltukta kıvrım kıvrım kıvranıp mide kanaması geçirirken telefonumla bi yandan annemi aramaya çalışıyorum.Telefon çalıyo çalıyo açan yok.Evde bir lokma aş yok tütmüş bir tencere yok yok oğluy yok yoğğğk.BU ŞARKILAR DA OLMASA TELEFONLAR ÇALMASA! O sırada aklımdan ''Allahım ben şimdi napıcam? Kesin birazdan tansiyonum 6/2 düşücek ve gözlerim kararıcak,daha sonra yavaş yavaş kalp atışlarım yavaşlıcak yüzüm mosmor olucak ayaklarım tutmucak yerde sürüne sürüne dominosu arıcam ve telefonu bi eski sevgilim açıp HAHAHA KEZBAN ÇOK APTALSIN SANA DEĞİL AMERİKANO BİR LOKMA HARDAL BİLE YOK BOKUMU YE diyip suratıma kapatacak ve ben acılar çeke çeke son mide suyumu kusup halının üstünde ölüp gidicem'' şeklinde gerçekçi senaryolar türetiyorum.En sonunda aklıma bir fikir geldi.YEMEK YAPMAK!

Malzemeler:
1 paket Nuh'un angaranın bağları da büklüm büklüm yolları makarnası
1 yemek kaşığı salça
4-5 adet domates
2-3 tane kaslı çocu...öhöm bu buraya nerden karışmış SORİ
ve deee 1 yemek kaşığı yağ
Tuz ,karabiber,nane,kimyon vb.. çeşitli baharatlarla farklı tatlar yaratmak için de hepsinden azcık çay bardağına doldurun.(JÖ MA PİYEĞĞĞ)

Ağzına kadar doldurduğum ketılın ''on'' tuşuna bastıktan sonra serüvenim de başlamış bulundu.Önce domatesleri rendelemeye çalıştım.Yalnız bişey diyeyim bu iş cidden çok zor.Ulan 4 domates rendeleyecem diye kol kasım çıktı yemin ediyorum.Ayh bi de nasıl öyle kilolarca domatesten sos yapar bu insanlar anlamıyorum.O işlem bittikten sonra kalktım kayanayan suyumu tencereye boca ettim.Tuzunu yağını da döktüm tekrar ocağa koydum,ardından da makarnaları boşalttım.Herşey bu noktaya kadar çok güzeldi bence.Hatta bahsettiğim yarışmaya ben katılsaydım o sıralarda ''YHA NE BİLİİİM BEN HAKEDİYORUM BİRİNÇLİĞİ xD SEVDA HANIMI GÖRDÜK MESELA GEÇEN AKŞAM YORGAN ÇORBASI ÇOK SALAKÇAYDI...İÇİNDEN ÖBEK ÖBEK PAMUKÇUKLAR ÇIKTI xD HEE EVET ARPA ŞEHRİYAAA İŞTAAA'' diye yorumlar yapıp neşeli neşeli sırıtırdım.Ama aniden anlam veremediğim bi şekilde makarnalarım Yurtseven Kardeşler gibi kol kola girip yapışmaya başladılar.Kaşıkla bir o kardeşi ayır bir bu kardeşi ayır diye uğraşırken,bi anda rendelediğim o cağnım domateslerimin bulunduğu kaba dirsek attım.Yerler,duvarlar,saçlarım,gözlerim,masalar,sandalyeler o dakika kırmızıya boyandı.Bela okuya okuya rulo havluyla yüzümü gözümü silerken ocağın sönmüş olduğunu fark ettim.Ocağı yakmaya çalışırken de çakmağı musluğun yanına koyduğum için yakamadığımı fark ettim.İçeri gittim sinirle bi çakmak kapıp geri döndüm.Ama bi baktım ki bizim evin neşesi(kedi) kalkmış yerde duran domates birikintisi dilliyo dilberliyo.Sinirden ölmek üzereydim.Anıra anıra kovdum neşe pıtısını mutfaktan.Kalktım yerleri temizledim üstün körü.Sonra tekrar ocağı yakmaya çalıştım.ÇATAAAAK! diye bi sesle geriye doğru kaçıldım.Evet ocak zaten o kadar saat açıkmış yeaaah!O korkuyla hamile olsam çocuğumu düşürürdüm vallaha.O ne biçim efekt lan? En sonunda bi sigara yaktım,mutfakta bağdaş kurup yere oturdum.(evet götüm de domates oldu) Nerde yanlış yaptığımı düşündüm.Tamam sakarlık ta var azcık ama niye bir tencere makarna yapamadım ben? Neden insanlar Beşamel soslu fırında hattori hanzolar pişirirken ben salçalı ve domatesli bir kilo hamur parçasını pişiremedim? Bir keresinde de 1 gece önceden kalma pidelerin kıymalarını elimle sıyırıp tavada ısıtıp sevgilime sos yapmıştım.Yedikten sonra söylediğimde de çok hoş tepkiler almamıştım.Yaratıcı bi yemektii ama anlamadı napalım...Herneyse onları düşündüm.Yanı başımda duran leblebi tabağını elime aldım üç beş leblebi attım ağzıma ''MÜFETTİŞ'' demeye çalıştım.

O sırada kapı açıldı annem elinde torbalarla mutfağa girdi veee ''Hİİİİ NAPTIN SEN BURDA ALLAHIN UĞURUSUZU? İNSAN BENİ BEKLER DE Mİ KEZBAN? SEN BEN ÖLDÜĞÜM GÜN KIÇINA KINALAR YAKIP ZILGATLAR ÇEKE ÇEKE RAHAT EDİCEKSİN.HİÇ Mİ ACIMAN YOK BANA? Bİ DE KALKMIŞ DOLMALIK TENCEREMDE MAKARNA YAPMAYA ÇALIŞMIŞ! SİKTİR GİT BU MUTFAKTAN PİSLİK ÇOCUK!!'' diye inledi.Üstüne de bana koskoca bir ızgara tabağıyla pilavlı börekli bir gece yaşattı.Kalpkalpkalp

Diyeceğim şu ki;Eğer bir gün evime aç gelirseniz umduğunuzu değil,bulduğunuzu da yiyemeyebilirsiniz.Yani tok gelin anacım.Olmadı yoldan bana da almak suretiyle adana dürümlerinizi çantanızda taşıyın.Yoksa açlıktan hep birlikte ölüp,halıya mide suyumuzu çıkarabilirz...

EMİNE BEDER KEZBAN ÖPER:):)

NOT:Ya şu son fotoğraftaki Master Chef yarışmasında adeta bir evlenilecek adam olan Tuğsan'a noldu acaba?Bi bileniniz varsa bana ulaşsın öpt.


16 Ekim 2012 Salı

Aşk Bir Testtir Gerisi Sadece Sekstir

Koyduğum bu başlığın altına gönül isterdi ki cosmopolitan dergisi tadında bir ''aşk rehberi'' yazısı yazayım.Ama yok yok ille terliklerimden ille basma fistan pazen donumdan bahsedicem ben.Leğende yıkandığımı belirticem,üstüne basa basa kanaviçe örneklerimi anlatıcam ballandıra ballandıra...

Yazlık kışlıkları ayırmaya heveslendim geçen gün.Anam anam o büyük büyük hurçlara bi grup Almanyalıyı falan öldürüp saklamış sanki. Bu ne? Giyerken tirtir titreten ceket o hurcun içinde olmuş 250 kg bir zırh! Yazın paso yemek yiyip aşkı memnu izlemiş sanki çuvalın içinde godoş.Ağırlına kurban olduğum kıyafetlerimi dizdim üç beş dolabıma.Ama yerleştirme sırasında ha çıktı ha çıkıcak dediğim hiçbişey çıkmadı.Oturdum uzun uzun düşündüm ''Benim şu kenardan bülbüllü kazağım nerdeydi,o boğazdan çaprazlı medyum memiş rengi yeleğime noldu?'' diye.SONUÇ: ORDA BIRAKTIM!

AL AŞKINI VER TİŞÖRTÜNÜ BÖLÜMÜ:
Her ayrıldığım insanda bişeyimi unuttuğumu farkettim.Önceden sadece ''hiii anahtarlığım onda kaldı!'' serzenişlerim yerini ''TİŞÖRTÜM O PEZEVENKİN EVİNDE YAAA OFF'' cümlesine bıraktı.Vallaha bravo bana ya ne diyim.Beynimin içinde hafiften de olsa bi çalışma seziyodum önceden ama artık ciddi ciddi böbreklerimle yönetildiğime inanıyorum.Ulan saf kezban safalak kezban madem bıraktın adamın evinde bişeyini  sen niye ondan bişey almıyosun dönerken? Hayır git odasının kapı kolunu çal ne bileyim tuvaletten klozet fırçası al sorun değil.Ama şöyle ''BENDE DE KULAKLIĞI KALDI EHİEHİEHİ'' de sonunda.Mesela 2 tane don kalmış eski sevgilimin tekinden ama görsen donları don değil adeta bir çirkinlik abidesi.Hayatımda beyaz slip don giydiğim de oldu ama bunlara her baktığımda ''La ben nasıl çıkmışım bu çocukla hallaa hallaaa :/'' diye kendimi sorguluyorum.Tamam benim de herşeyim kaliteli ve güzel değil ama sonuçta sevgilimle buluşmaya giderken elimdekinin en iyisini giyemeye çalışırım.İşte onları da orda bırakıp eve geri geliyorum ebruli donlarla.

HEDİYELER VE SİNEMA BİLETLERİ BÖLÜMÜ:
Sinema bileti,tiyatro bileti,kitap ayıracı gibi sürüsüyle gereksiz hırdavatı da atmamışım ben.Mesela Neşeli Ayaklar 2 biletini bulduğumda nasıl halıya çömüp zırladığımı düşünüyorum da cidden rezaletin kelime anlamıyım.Pixar görse yeminle o gece lambasını götüme sokar benim utanmıyo musun sen diye ...bkz:anlamayanlar için görsel anlatım Fotoğraflar da ayrı mesele tabi.Bilgisayardan silsen silemezsin senin güzel çıktığın 5500 kare vardır.Kırpsan kırpamazsın düdük gibi kulağı çıkar kenardan yine hatırlarsın onu. Gerçi özlemin bittikten sonra bi boka yaramıyo onu biliyorum da ama yine de kızgın oluyosun heralde o günlere.Ben sevmiyorum eski fotoğrafları (ama saklarım ahjgagfah) Bir de olur olmadık yerden çıkan mail veya mesajlar! Allahım yıllardır açmadığım mail adresimi bi açtım geçen bununla birbirimize gönderdiğmiz saçmalı salaklı webcam capsleri yok sırıtmacalar,dil çıkarmalar falan...Bİ GİT YA!

DÖNEM ŞARKILARI BÖLÜMÜ:
Mesela sevgili olduğun dönem severek dinlediğin o dönemin hit şarkıları ayrıldıktan sonra her biri kulağına MAKBER gibi geliyo.Sizin ortak şarkınız olsun veya olmasın,onunla birlikte olduğun zamanlarda hangi şarkılar listelerdeyse sen 1-2 sene sonra duyduğunda ''Iyyyy o boklu böcek vardı hayatımda o zamanlar'' diyosun.Aynı şeyler o dönem yayınlanan diziler,yarışmalar,kitaplar için bile geçerli.Hatta ve hatta o dönem yapılmış sosyal medya şakaları bile götürüp getirir seni aynı senelere.

Bak cosmopolitan yazısı olmaz dedim ama az daha yazsam ''bayinizden arap sabunu istemeyi unutmayın'' diye bi not bile iliştiricem şuraya.Ehehehehe.Ama işin özü ne olursa olsun sevdiğiniz kıyafetleri,eşyaları ve duyguları herkesle paylaşmayın...Sonra yazlık kışlıkları ayıklarken birgün bakmışsın ''Aaaa nerde benim bu acıma duygum yaa '' dersin :(

COSMOPOLİT KEZBAN ÖPER :)

LEĞENDEN SEVGİLERLE...


DİPNOT:Blogır buluşması olmuş ve sevgili BiGay bana haber verdiği halde ben davar gibi unutup eğlenceyi kaçırmışım.Okuduğum kadarıyla da çok güzelmiş bayaa da kıskandım.Dedikodularım döndüyse haberim olsun ajhagjh :D Özelden bildirin.Öperim :)

9 Ekim 2012 Salı

Çocuklarım Olmadan Asla!

Yazdan beri sürüsüyle nikah,gelin,topuz,damatlık,kaynana,elti,yenge,ayakkabı,gelinlik,davul,zurna,hoppidik,zoptirik gördükten sonra nihayet kertip kertip nikah masasına zımbaladığımız çiftlerimiz sekslerinin meyvelerini almaya başladı.TA DA DA DA ÇOCUK!

Belki biraz saçma gelebilir ama ben çocukluğumdan beri çocuk sevmem.Yani evet zaten o dönem sen de aynı boksun senin gibi olanı neden sevmiyorsun? diyebilirsiniz.Çok ta haklısınız.Ama kucağına bi bebek alıp ''ANNE ANNE BAK BEN TUTUYOM EFECANI EHEHE'' diye  ortalıkta neşeyle gezen çocukları da inkar edemeyiz.Bence hayvan sevgisi de ,yaşlı sevgisi de,çocuk sevgisi de zaten çocukluktan gelen şeylerdir.Ben o yaşta başladım tırtılları yoğurt kaplarında dut yapraklarıyla beslemeye...ne sandın anam? Pazardan alınan civcivleri az öldürmedim sevgiden.Eve gizlice soktuğum kedileri lavaboda az yıkamadım cifle (isteyerek olmamıştı tabi) Bu da bana o dönemlerden kalmış bir miras işte naparsın :(

ÇOCUKLAR ÜSTÜME ÜSTÜME BÖLÜMÜ:
Genelde bulunduğum ortamlarda çocuk varsa ilgilenmem.Bi nevi onların da birer şeytanın çırağı olduklarına inanıyorum.Bebeğinden tut teee bu ortaokula gelene kadar hepsinin içinde dizginleyemedikleri ilahi bi güçleri var bence.Mesela geçen gün bizim karşı komşunun küçük terörist başısı Kaan kalkmış gelmiş sabahın bi saatinde bizim salona.Annesinin bankada bi işi mi varmış? Kocasını mı aldatıcakmış? Neymiş? bilemiyorum şimdi ama uyandığımdan itibaren salondan gelen uzay mekiği seslerinin şokunu hala atlatamadım.Salona girdiğimde beni görür görmez koşa koşa gelip tekme atmak istemesi nedir peki? Allah aşkına ne şimdi bu? Ulan çernobil radyoaktif atığı,ulan düğme kafalı insan önce uyanana gelip bi ''GÜNAYDIN'' der de mi? Tamam onu sevmediğimi çok iyi biliyor ve anlıyor.Ben olsam ben de bana tekme atardım ama önce bi yüzümü yıkayayım yani...Ay bunun beni sevmeme sebebi de şu;Bi gün gittim bunun oyun kartlarını aldım odasından yerine benim küçükken okuduğum ''Bir Şeftali Bin Şeftali'' kitabını koydum.merak edenler için şöyle bir link var.. İşte yararlı bişey yaptık ya ımısını siktiğim o günden beri nerde görse bana ''Hooyuuuooon kartlarımııı versehneee yaaaa salaak'' diye tekme atmaya çalışıyo.Tövbeee tövbeeee.

PEKİ YA BENİM ÇOCUĞUM OLURSA BÖLÜMÜ:
Biliyorum hepinizin böyle salak salak hayalleri var.''Hayyy inşallah eşcinsel evlilik ülkemizde yasallaşır da biz de gideriz de evlat ediniriz de yok olmazsa taşıyıcı anne buluruz da dıdırız da bıdırız da..'' gibisinden.Ha hayallerinizi yıkmak gibi olmasın ama objektif olarak ülkenin durumuna bakınca ''Heee amk he'' diyorum.Herneyse bütün bu konuların dışında düşünüyorum da benim çocuğum olursa cidden ben napıcam?
Hadi diyelim erkek oldu.Çocukken evde 2 tane gay babayla yaşadı büyüdü okula gitti.O çocuğa ben durumu nasıl anlatıcam? Ya besleyip büyüttüğüm,yemeyip yedirdiğim,içmeyip içirttiğim it sıpası kalkıp homofobik olursa? Peki ya despot davranırsam da gidip uyuşturucuya başlarsa? Peki kanka olursam da gelip ''Hadi bi 3lü saralım mı lan eheheh'' derse? Peki kız arkadaşı olursa ve biz kızı istemeye gidersek? Kızın ailesi de homofobik çıkarsa ve bize kız vermezlerse? Allahım allahım sonra oğlan kalkıp bana ''Hep sizin ibnelikleriniz yüzünden yeaaa oooaaaff mutlu olamıyorum '' derse? Hadi diyelim isteme işini hallettik.Peki düğünde ''Şimdi anneleri dans pistinde görelim bakalım haydi eller'' dediklerinde kim çıkacak? Ben mi? Lan valla gerdanımı kıra kıra bi kasımpaşa attırım ama düğündeki insanlar taktıklarını geri alırlar.Off çok zor çok....Peki diyelim kızım oldu.Malum gaylikten kaynaklanan biraz geniş mezhepli tavırlarla kız kalkıp yollu olursa? Ya da aynı şekilde oğlanla olduğu gibi onla da kanka olursak,bana ''Baba Berk'e vercem ben ehehehe'' derse?Yolarım valla billa a-aaaa şuna bakın a dostlarrrrr:(( Peki bana dönüp ''Sen bana karışamazsaaaaaaaan sen deee heriflerle yatıyosooooğooon ben sanaaa soruyo muyoooom'' derse? Böylesine tiki ve çirkin bir kızım olursa? Hadi onu geçtim ergenlikte regl olduğunda ''Baba kan geldi'' dediğinde koşa koşa tentirdiyot ve gazlı bezle kızıma müdahale etmeye çalışırsam? Malum kuku bilgim sınırlı hatta hiç yok bile diyebiliriz.Offf çok zor çok çok çok zor....

İşte bunun gibi daha tonla düşündüğüm iğrenç şeyler yüzünden belki de çocukları sevmiyorum.Ha ama tabi bahane.Geçen sene gittiğim psikolog bana ''Sende pedofobi var'' dedi.Yani tıbbi olarak çoluklarınız ve  çocuklarınızı hazetmiyorum bu da böyle biline ehehehehe.Ama siz yine de ilerle evlenirseniz evlat edinin bir Ancelina Colilik yapın anacım sevinirim,ben almayayım


                                                  
TÜP BEBEK KEZBAN ÖPERRRR:)

25 Eylül 2012 Salı

Fantezi-Arabesk

Çıkarma işlemindeki sıfır gibiyim.Komşuya gidip bi onluk alıp içimden bişeyler çıkarasım var.Sahi komşuda da yoksa napıyoduk? Komşu kendi komşusuna gidip senin için bi onluk alıyodu.Onda da yoksa o da kendi komşusuna....Komşu komşuya onun komşusu onun komşusuna...Resmen eziyet,resmen ibnelik bu sıfırın yaptığı.Çarpmada koca koca sayıları yutmayı biliyosun da çıkarma işleminde mi elaleme onluk yalvartıyosun kız? Git çalış kazan,elin üç kuruş onluk görsün.Vallahi iki bilinmeyenli denkleme sokar,tümevardırırım seni yellozz!!! (matematiğimin ne kadar mıhhhhteşem olduğunu  anlamışsınızdır umarım ehehe)

Bu denli hesap makinesi bir kafayla rahat yaşayamıyorum hayatta.Hep bir zelzele içimde hep bir velvele.Olur olmadık herşeye huzursuzum,keyifsizim böyle bitkin bitkinim...Bazen dünyadaki herkesi tanımak,sevmek istiyorum.Sonra bu düşüncenin üstünden 1 saat bile geçmeden şuan tanıdığım sevdiğim insanları bile unutmak için can atıyorum.Yaz mevsimi beni fena darladı.Ve karar verdim,ben ''Ekvatoral gay''im bence. Veya ilkbaharın tamamiyle 12 ayı kuşattığı tuhaf bir iklimin torunuyum.BEN BİR CEVİZ AĞACIYIM GÜLHANE PARKINDA!

Şu sıralar herşeye acayip anlam yüklüyüm.Mesela sabah su bardağını yanlışlıkla kırdım ve oturup hüngür hüngür ağladım.Ama nasıl ağlıyorum görsen sen bile inanamazsın.Hayvan gibi inliyorum böyle annemi babamı sanki İspanya'ya yollamışım da 25 sene göremicekmişim gibi ağlıyorum.Sümüklerimle gözyaşlarımı durduramıyorum bi türlü oluk oluk akıyo heryerime..avucumu silgeç gibi kullanmaktan elim kolum ağrıyo falan..bak şu an bile gözlerim dolmaya başladı..amına koyacam ya neden böyle liseli kız triplerine girdim? Oysaki bundan 2 hafta öncesine kadar ''dünya sikime minare götüme'' modumdaydım ben. Şimdi utanmasam nerdeyse dünyaya da sikime de ayrı ayrı zılgıtlar çekip ağıtlar yakacam.Çok sevdiğim birini kaybettiğimde böyle piç ve yalnız hissederdim ben genelde.Mesela ilkokulda Simge diye bi arkadaşım vardı.Çok severdim onu var ya nasıl önemserdim o bok kadar boyumla bile.Hah işte günün birinde bu karının anası ve babası kalkmışlar işlerini güçlerini başka şehirde kurmaya karar vermişlerdi.Taşınacaklarını duyduğum anda işte tam böyle hissetmiştim.Soğuk ve kocaman bi yumruğu boğazıma sokup sokup çıkarıyolarmış gibi (hayır sakso değil)Acı dolu ve nefessiz kalmıştım.Sonra da bulduğum ilk oyuncağı öldüresiye kırıp ağlama krizine girmiştim.Evet evet bugün de aynısı oldu.

Aslında kendimi ait hissedemiyorum uzun bi süredir ona canım sıkkın.Ne ev benim evim gibi, ne ailem benim ailem gibi ne de öpüşüp koklaştığım ''SINI SIVIYIRIM'' dediğim kişiler benim sevgilim gibi.Bakmayın böyle anlatıyorum burda çok şerefsizim çok pisliğim çok puştum falan diye...En çok ta rüyalar canımı sıkmaya başladı amına koduğum 5D rüya görüyorum ben.Rüyada yapılan mantının kokusunu bile alıyorum yani sen düşün.Şu sıralar en çok gördüğüm rüyalar ise sırasıyla:
1.karanlıkta yürüyorum yürüyorum yol bitmiyo
2.ölmüş birkaç akrabayla muhabbet sohbet
3.hiç tanımadığım insanlarla ayıplı ayıplı şeyler
Şu 3.süne dicek laf bulamıyorum yani.Uyandığımda hamile bulucam kendimi bigün resmen.Bu ne abi? Nerden geliyo bu kadar tanımadığım herif rüyama? Ay bi de bazen 2 gece üstüste aynı herifi görünce bozuluyorum ya.Ne kadar mal bi çocuğum ben...

Zaten zayıfım,gerizekalıyım ve kulaklarım kepçe :( Allahım ya kendimden yine soğuduğum günlerdeyim.İş ve okul durumum bozuldukça bozuluyo.En sonunda gidip apartman yıkıcam bu sinirle.Bari günlük para kazanırım da kendime rüyamdaki gibi bi tane jigolo tutarım.(bknz link:şurdan tutarsam kendimi salon priziyle boğarım!) Zaten kış da geliyo.Offf yine kat kat giyinip geberene kadar üşücem.Yağmurlar falan yağıcak sıçanlar gibi eve koşucam.Evde kimse olmucak ve ben yalnızlıktan haykıra haykıra elektrik akımına kapılıp koridorda yığılıp kalıcam.Cesetimi bulanlar ''vah vah Kezbana bakın helee ne kadar da acınası durumda ölmüş ama biz çok mutluyuz ihihihih'' diye cenazemde irmik helvalarıyla orgazm olup,şerbetimi içecekler.

Evet evet böyle olucak,kader ağlarını örücek ve kezban kesip gidecek..
BYE

KEZBAN ÖLER :(

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Hepimiz Pipimiz İçin

Çarelerimizin serim olduğu,sevgilerimizin düğüm olduğu sikik bi kompozisyon sınavı gibisin be hayat.Sınav kağıdına kazık kazık soruları yazdıktan sonra,kağıdın en altına ''Başarılar :)'' diye taşşak geçen öğretmenler gibi soğuk kanlı ve sıfırcısın.Ya şu evren beni bi türlü benimseyemedi ,içine sindirip yavrusu gibi sarıp sarmalayamadı ben ona yanarım.

Hayat bu kadar dangalak ve düzken gelin sizinle eğri oturup doğru konuşalım.Bir takım şikayetlerim ve bir demlik çayım var.Başlıyorum....
  1. Hangimiz tanışıp hoşlandığı insanı hemen çıplak hayal etmiyo?Karşı tarafla ''pokemonlar'' konusunu konuşsanız bile o an çoktan içimizden ''seni seçtim sikaçu oyş'' diyip,türlü fantezilere dalıp gidiyosun.Kimse bana ''ayy kezban uydurma'' falan demesin!
  2. Hangimiz biriyle buluşmaya giderken en sevdiği veya yeni aldığı kıyafeti giymiyo?Evet evet daha etiketini bile sökmeye kıyamadığın şeyi o an ''amaaan senelerdir var bu bende'' yüzsüzlüğüyle giyiyosun.Halbuki evde klorak lekeli pijamanla oturuyosun.
  3. Hangimiz sevgilisinin evinde titizlikten ölücekmiş gibi davranmıyo?Normalde evde taşaklarını avuçlayıp sonra bişey olmamış gibi mouseu tutan insan.Sevgilisinin evinde veya otelde her nerdeyse...hemen bi Ayşe Teyze'ye bağlıyo.Yok sürekli koltuk altını kontrol etmeler,tuvalete gidip dişlerinin arasında bişey var mı diye bakmalar.Ohooooo
  4. Hangimiz dışarda yemek yerken içinden hesabı düşünmüyo?Bi kere zaten ''kim ödeyecek?'' kısmına girmiyorum bile.Ama şu hesap olayları çok rezil bişey.Hadi bunu ilk tanıştığın kişiye göre yorma.Mesela uzun ilişkilerde de çok tehlikeli bi konu bu.Ya bi taraf daha çok öder,ya ikisi ortak öder veya bi taraf hiç ödemez.Bunu cinsellikte oynadığı role bağlayanlar da var.''Ben ödeyemem o ödesin,sonuçta aktif o''diyenlere az çok şahit oldum.''Eee sen karın tokluğuna mı sikişiyosun tatlum :D:D?'' diye sorduğumda da çok terbiyeli cevaplar alamamışlığım var.
  5. Hangimiz zaman zaman Yıldız Tilbe dinlemedik ki?Müzik konusuna baktığımızda herkes Yann Tiersen'in 2.şubesi nerdeyse.Öyle kaliteli,öyle süper marjinal kişilikleriz ki sıçtığımız boklar bile biblo gibi.Hay allahım ben bi kere çok darlanmışım,canım sıkkın.Msnde de ne dinlediğimiz gözüküyo haliyle.Açmışım bi tane Gülden Karaböcek dertlenmişim.Hemen birisi aşağıdan ''Ya şaka mı:)?'' diye bana yazmış.O sıkıntıyla ben bunu görünce 2-3 aydır konuşup anlaşmama rağmen azına yüzüne sıçıp yollamışım.Geçen hatırlattı,tanıttı kendini yinee artık arabeskçi olmuş ehehehe..Neyse
  6. Hangimiz evde annemizle saç baş kavga ederken bi anda çalan telefona ''Alo ifindiiim ivit napiiim ivdi oturuyorum işte'' diye sakin sakin cevaplar vermedik ki?Aslında bunu da çok yapıyoruz.Ailemizde olan sorunları kesinlikle kimseye anlatmıyoruz.Özellikle sevgilimize daha bi anlatmıyoruz.O bizim ailemizi pür neşe,sevimlilik şelalesi,neşe zoptiriği,şirinler köyü olarak gördükçe kendi ailesinin bokluğundan bahsetmek istemiyo.Eee al işte sana karşılıklı ayakta sikmece.Bilmiyorum ya bence insan ''ben dün anneme kafa attım biliyo musun?'' demeli.(ehehehe yani kafa atmamalı tabi) Bazı şeyler biraz daha samimi olmalı...
  7. Hangimiz daha sevgili olmadığımız halde o kişiye ''BENİMSİN'' tavrıyla yaklaşmamıştır ki? Aslında en yarak gibi olanı bu bence.Aranda daha ne olup bittiğini bilmiyosun o kişiyle ve gidip trip atıyosun.Bence birini kıskanmaya hakkın olmadığını düşündüğün an kapı kolundan bi farkın kalmıyo.O çok göt bi durum...çok çok hem de..Sevgili desen değilsin,arkadaş desen hiç değil,nesin amk sen? Kuzen misin enişte misin la bioksin beyinli!!!
  8. Veee hangimiz özlediğimiz kişiyi düşünürken bir başkası tarafından da biz özlenmedik ki? Bu çok doğru kordineli gidiyo maalesef bu hayatta.Senin özlediğin başkasını özlüyo,başkası da başkasını özlüyo,sonra o en başkası gelip seni özlüyo...Belki bilmeden bi elazığ burma bilezik halkası yaratıyoruz bazen ama hayatta böyle nevrotik.
Bilmiyorum belki bunlar benim ''hangimiz yapmıyoruz ki?''  listemdir.Belki kimse gerçekten yapmıyodur.Belki de herkes bunları yapıyodur.Belki hepimiz sıradanız belki de bi o kadar farklıyız...( ''belki'' kelimesini yasa dışı fazlalıkta kullandığım için karakola götürülüyorum by:(:(:(:()

BELKİ KEZBAN ÖPER:)

    5 Ağustos 2012 Pazar

    Ben Geldim ''Onlar'' Da Gelecek

    ''Şimdi ben gitmiştim ya herkes bana benzemiş yaneee.s.s.s.s'' -Kezbansu

    Ne yalan söyleyeyim bu hayatta ''Bi daha bok yaparım!!'' dediğim şeyleri sonunda boka bulana bulana tekrar yapıyorum. Etme bulma dünyası mı, yoksa al gülüm ver gülüm piyasası mı bilinmez ama tükürdüklerimi şapur şupur yalamayı meslek edindim anacım.Alt tarafı şuncacık bi blog adresini kapatıp gidemedim. Mesela evde de aynı durumdayım. Ne sandın? Kirlileri yıkayıp palkona asıp,kuruduktan sonra valize tepip annemin 3-5 bileziğini kuyumcuya gelin edip evden kaçamıyorum.Bunu neden yapamıyorum? ANNEMİN BİLEZİĞİ YOK:((

    Fakirlik insana başka güçler veriyor.Öncelikle güçlü olmak için güçlü olmayı öğreniyorsun ister istemez.Yapamadıkların,yapılamayanlar,sana yapılamayacaklarını bildiğin herşeyi önceden kestirebiliyorsun.Al sana ''öngörü'' işteee ohh misss cillobik.Ha bu arada duygu fakirliğinden de bahsediyorum ha. Mesela kimle kalpten 3 kuruşa eğlenmek mutlu olmak istersen göynünün verisiye defterini yırtıyor karşında. Ah ah vah vah insanlar çok NAKİT,insanlar çok PEŞİN FİYATINA ON TAKSİT!

    PEKİ BEN KONUYU NEREYE BAĞLAYACAM BÖLÜMÜ:
    Temmuzun 20'si miydi,25'i miydi tam hatırlamıyorum da, pişik olmaktan ızdıraplara düşüp klimayla seviştiğim bir gündü.Hani yaz aylarını ne seviyorum ne sevmiyorum hergün ölüyor ağlıyorum mp3.-hakan peker.. bir tavrım var hani. Ne biliyim ya sanırım İzmir'de yaşamamla alakalı.(Sen ver bana Mardin'de bir ev bak yazları nasıl damda yatıyorum efil efil mutlu mutlu ehehe :D:D:D)Yine böyle bir günde hiç beklemediğim birşey oldu.Aylar önce kanamalı ve sancılı bir şekilde ayrılıp unutmaya çalıştığım,unutmaya çalışamayıp üstüne başka numaralardan sapık gibi mesajlar attığım,o da yetmezmiş gibi belirli alkolik gecelerde  gizli numaradan aradığım insandan bana ''NABER :)'' diye bir mesaj geldi....

    KEZBANIN KÜRKÇÜ TÜKKANI BÖLÜMÜ:
    Gelen mesaj karşısında tansiyonum 25/10,nabızım dkda 721'e yükseldi.Aylardır sümüklerimi döktüğüm,her çalan şarkıyı adına armağan ettiğim dübrükğün sonunda aklına gelmiştim.O an hemen barışacağımız günü bile düşündüm.Hani ''abi sonuçta 3-4 mesaj daha atarız birbirimize sonra bir buluştuk mu,üstüne bir de seviştik mi,hah hah tamam işte al sana ilişki yine başladı!!! allam çok şükür sana endonezya danası kesicem bu hafta yeminediyorom'' diye değişik vaadlerde bulunurken hala cool tavrımdan taviz vermemeye devam ediyordum.Her mesaja ''Tanıyamadım? Hııı evet iyiyim sen? Hııı anladım iyi gidiyo senin? Hııı ananın amı senin?'' diye cevaplar vererek ultra itici olduğumun farkındaydım,ama kırgındım yani ne yapayım lan :((((((

    DEVAMI SONRAA.....
    KEZBAN ÖPER.

    2 Mart 2012 Cuma

    Elem Terefiş Kem Gözlere Şiş

    Nelere katlandı bu yürek?Buna da katlanır elbet –Çılgın Sezban

    Bir çoğunuzun bile şu an üstünde nazar,göz ,iç kabarması,yürek sıkıntısı,kalbura bastısı olduğu günlerde benim üstümde ‘’büyü’’ var sevgili minnoşlar.Bunu nerden mi çıkardım? Ben bilmem hoCCam bilir...(yazının bundan sonrasını okumak için suphaneke.exe dosyasını indirin)

    Perşembe gününün içimde ayrı yeri vardır.Cumanın geldiğini haber verip seni rahatlatırken, cumartesinin ve pazarın heyecanını yaşatabilecek başka bir gün tanımıyorum.Tabi şu günlerde hiçbir bok yapmayan bendenize bütün günler Perşembe.Yani evde oturma sanatımı geliştirdikçe bir ‘’sürrealist düpdüz popo’’ resim sergisi açmayı planlıyorum.Ama gelgelim devir natirmört ülkü ocakları!

    Neyse neyse dün bir arkadaşım beni arayıp ‘’Kezban ben bir üfürükçüye gidiyorum gelsene’’dedi.Ben hayatımda hiç üfürükçü görmedim ne yalan söyleyeyim.Öyle tepesinde ciniyle dolaşan  3-5 sevgilim oldu,ama o cinleri de ben tepelerine çıkartmışım dediklerine göre.(pıııırt)Bu teklifi duyar duymaz nasıl sevindim,nasıl hazırlandım bilemezsiniz.Kolay değil lan bildiğin muskalı,kedi sidikli eve gidicem.Ayy çeşit çeşit sevdiğini bağlama büyüleri vardır adamda.’’Köpek gibi sevsin,at gibi sevsin,sevsin ama dövsün,dövmesin ama göstersin,göstersin ve elletmesin’’ büyüleriyle dolu süper seçeneklerden bi karışık yaptırdım mı ortaya allaaaaah gelsin benim adam geri;) Olmadı ben hepsinden birer tutam yaparım,baktım en güzeli hangisiyse günde 1 kere yıka bulaşıkları makinede!Ehehehe şaka bi yana ben nedense böyle büyüydü,kitaptı,Perihan Teyze’ydi,Dudu'ydu,Taci'ydi pek inanmam.Zaten ondan koşa koşa gitmek istedim.Bu insanlar neden böyle adamlara inanıyolar?O okuduğu dualar ne bok...Krema nasıl böyle güzel kokar?

    ÜFÜRÜKTEN TEYYARE BÖLÜMÜ:
    Arkadaşımla buluştuktan sonra beni 7627 kere ‘’Bak Kezban lütfen cıvıtma geçen sefer geldim ben bu adama.Cidden işinde iyi’’ diye tembihledi.Ayy valla var ya böyle dışarıdan baktığında en entel gözükenden korkucaksın anacım.Karıya baksan dersin bunun İngiltere’de şarap evi vardır da boş zamanlarında heykeltıraşçılık yapıyodur diye.Ama tutmuş beni kolumdan sikik bi hoCCa’ya götürüyo.Neyse ben ciddi ciddi ‘’Yaa tamam lan yürü çok konuşma’’ diyerek bunu susturdum,bastık gittik hoCCam’a...İçeri girdiğimizde ağır bi tütsü kokusu burnumu kırdı.Ne alakaysa Hindistan’da olsa anlarım da,Arapça okuyup Çin malı tütsüyle boşalmak niye?Neyse içerde bekleme salonu gibi bişey vardı.Bariz dergi falan da koymuşlar,canımız sıkılmasın diye.Bizi bi tane kadın karşıladı.’’Buyrun bekleyin hoCCamız seansta’’ dedi.Ehehehe duyan da hoca içerde ‘’lazer epilasyon’’ yapıyo zanneder.Gerçi yapaydı iyidi.Bak o zaman inanırdım yaradanın yüzü suyu hörmetine:( Herneyse biz oturduk dergilere bakıyoruz öyle.Arkadaş bi gergin bi gergin sormayın.Sanki kürtaj olmaya geldi,bebeğini düşünüyo.Ben dönüp ‘’Büyü dergileri bulamamışlar,Hey Girl koymuşlar lan’’ dedim.Ehehehe

    HOCA EFENDİ SİZİ BEKLİYO BÖLÜMÜ:
    Sonra o kadın geldi yine ‘’Buyrun sizi bekliyo’’ dedi. İslami yeşil duvarlı,kıçım kadar bi odada yere bağdaş kurmuş önüne bi kitap açmış tip bize bakıyo ona doğru yürürken.Gözlerinde resmen ‘’BEN CİNLİYİM HA ONA GÖRE’’ bakışları hakim.Aslında o an biraz ürktüm ne yalan söyliiim.Ayağa kalkıp Arapça bişeyler söyleyerek üstüme gelseydi çığlık ata ata uzaklaşabilirdim ordan.Ama ben erkeğeeeeeem korkmam hıh.Herneyse ikimiz girdik diye laf yaptı zaten.Yok kız ve erkek aynı anda girmişmiş.Yok rahatsız olmuşmuş.Bakamazmış.Siktir lan!Salağa bak ben çıkayım da orasını burasını mıncır de mi kızın?Yok yeeeeeaaa pışık!Arkadaşım ‘’Ben kalmasını istiyorum yoksa ben de girmiycem ‘’diyince.’’Ehh eyi bari’’ dedi bu göt kılı.Bütün dertleri ,sıkıntıları dinledikten sonra derin derin camdan bakarak ‘’Kızım ben senin sıkıntını anladım gayrı,sen bunu bağa bırah’’dedi.Çıkardı pilot kalemle eciş bücüş bişeyler yazdı.Yemin ederim ben bile yazarım lan onları.Hatta öyle bi yazarım ki Yaşar Nuri gelir ‘’Yeni ayet bunlar’’ der valla.Neyse muskalar yaptı,yok gece yatmadan bunu yastığının altına yok bunu sabah öp,bunu gece götüne sok diye talimatlar verdi.Uzun uzun dua okudu falan.Gelgelim en son çıkarken bana ‘’Sende büyü var’’dedi.Ben ‘’Ef...Ef..Efendim?Ben de mi var?’’ diye salaklaştım.Lan yolda giderken şakasını yapmıştım ama bu kadarını beklemiyodum açıkçası.’’Evet sende büyü var,biri senin mutlu olmanı istemiyo’’dedi.Bu sefer ben heyecanlandım.Hani son günlerde biraz mutsuzum ya,direk hoCCam’a iliştim.’’Yaaa hadi bee ciddi misin?Kim yapmış sence?’’ dedim.Bu yine düşünceli düşüncelli durdu.’’Senin eski kız arkadaşın rahat vermiyo sana’’ dedi.Hahahaha eski kız arkadaşımmış!!!!TABİİ YAAA NASIL DÜŞÜNEMEDİM??O an dönüp ‘’Bana bak bok sakal ben eşcinselim lan ahahaha ne uyduruyosun sen öyle kıçından amucuk?’’ diye feryat edebilirdim.Resmen adam sikmeye çaşılan hoCCa lan bu..Sinirden hiçbir şey söylemedim.Öylece çıktık o pislik kokuşuk yerden.Arkadaşım eve gidip muskaları götüne soktu,ben de eve geldim üstümdeki ‘’büyü’’mle kendimi yatağa attım.

    Burdan eski kız arkadaşım varsa ona sesleniyorum BENİ RAHAT BIRAK AYOL AAAAAA!Yoksa ben de hoCCam'a gider sana ''LALE DEVRİ ÇOCUKLARIYIZ BİZ ZAMANIMIZ GEÇMİŞ'' büyüsü yaptırırım,ayağını denk al!

    KEZBAN ÖPER:)

    26 Şubat 2012 Pazar

    Mankensem Suçum Ne?

    ''Ayy bileğine bak şunun 3 tane olsa benimki kadar etmez ayol'' diye kakara kikiri yapanlar,kendi pilates topu büyüklediğindeki topik götüne baksa...Hayat güzel olsa.

    Ben çocukluğumdan beri zayıf bi bedene sahibim.Hiçbir zaman 60 kiloyu tam anlamıyla görmedim.Oraya erişmek sanki bi ölüm,sanki bi kudret,sanki bi nimet anasını satayım.Nasıl desem hani insan hiç başka birinin bira göbeğine bakıp ''bende niye yok yıaaa'' diye eve gelip orayı burayı dağıtır mı? Ben dağıttım.Sanırım bu düz saçlı insanların kıvırcık saçlılara,kıvırcık saçlıların da düz saçlılara özenip ''perma ve fön piyasasının'' kalkınmasına sebep olan psikolojik bi durum.Sende olmayanı istemen gibi bişey.Mesela düşündüğümde ben hiç benim tipim değilim.Zaten kaç senedir bu tiple karşılaşıyorum sabah akşam aynada,yatakta,bayırda,çayırda...Napayım ben aynından bi tane daha Kezban'ı?Git aynayla öpüş daha iyi.(bunu hayatımızda hepimiz bi kere yapmışızdır elbette ehehehe)Bazı sabahlar uyandığımda kendimden korkuyorum.Aynada kendimi görür görmez ''Eüzübillahimineşeytanirraciiim bu ne laaan?'' diye tam çığlığı basacakken durumu fark edip ''Heee sensin anam o korkma'' diyip özgüvenime özgüven katıyorum...

    BEN BİRAZ ŞANS ALAYIM BÖLÜMÜ:
    Geçenlerde bizim ara sokaktaki eski kitapçıya aylık ziyaretimi yaptım.Sahibi desen zaten bal şeker,lokum.Bayılıyorum o adama.(indirim yapmasaydı nasıl ana avrat sayardım burda siz düşünün orasını ehü)Hah işte o bana ''Ya Kezban nasıl böyle zayıf kalabiliyosun allasen?'' diye sordu.Ben de ''Valla özel olarak yaptığım bişey yok sümüğüme kadar bulduğum herşeyi yiyorum,spor desen ekmek almaya zor gidiyorum,uyku düzenim zaten pilotlardan beter..Yani aydontnov anacım'' dedim.Bunun üstüne bana ''Ne diyim o halde çok şanslısın bak ne güzel zayıfsın hep'' dedi.Bu laf yol boyunca kafamda zonkladı.''ŞANSLI....BAK....NE....GÜZEL....ZAYIF.....ŞANSLI....ZAYIF....ŞANS...ZAYIFLI...ZANS...
    ŞAYIF...AYY NE ZİYON ŞEN?..'' diye kısa sürekli iç dünyamın dışkısal pöykürüsüyle yoğurulduktan sonra canım sıkıldı.Ben ''Zayıf'' olmak istemiyorum ki ''Şanslı'' olmak istiyorum lan.Haa şans kotamı bu salak özellikle doldurduysam bedevi kotamı neyle doldurdum?Mesela ben küçükken anneme sorardım ''Ben büyünce nasıl olucam?'' diye.O da bana ''Sen kendini nasıl hayal edersen öyle olursun'' demişti.Bu benim gibi hayal dünyası uçsuz bucaksız bi çocuğa söylenebilecek en son cümleydi.O günden beri ben hergün kendimi farklı hayal ederdim.Bazı günler ''Mavi gözlü,sarı saçlı,uzun boylu ve balık etli'' düşünürken ertesi gün ilk gördüğüm Özcan Deniz klibine kendimi kaptırır ve kendimi çarpar,toplar,böler,çıkarırdım.(Özcan Deniz'in estetiksiz zamanları ne güzeldi ya patlıcan burnu ilk onda gördü bu ülke ehehehehehe töbeee töbeee)
    Büyümeye başlamamla gitgide uzayan boyum ve yerinde sayan kilomla bir kombin yapınca ben oldum İğne Ayşe.İlkokul yıllarımı hatırlıyorum mesela öğretmen bizi hep fakir zannederdi.Yanıma gelip gelip ''Babam ne iş yapıyo demiştin çoççuuuuum?'' diye sorup dururdu lan! Ruh hastası resmen!! Bende o zamandan anlardım o gözle baktığını ''Bizim evimiz var,arapamız var,oyuncaklarım var,senin çocuğunun bile yoktur o kadar oyunçağı kızaaaaaaam'' bakışı atardım...Ay hayır yani kaç tane hurdacının götlü göbekli çocuğu var biliyo musunuz ?(yarın hemen araştırayım bunu) Hadi orta okul dönemine bakarsan sınıfta zaten 3-4 tane ip gibi çocuk olduğundan pek problem teşkil etmedi bu durum.Rahattım en azından.Sınıf bildiğin ''fashion one'' ben Adriana Lima zaten ;);) Taa ki ''sünnet mevsimi'' gelip kapıyı çalana kadar.Anaaaam sınıfta sikini kestiren 2 ay sonra tostoparlak oldu çıktı.Ben erken yaşta sünnet olduğum için onlarla bir kilo artışı gösteremedim.Bu sefer bigün babam tuttu kolumdan götürdü beni doktora.Yoğurt kaplarına sıçtırtıp,bokumda kurt aradı evdekiler.Aradılar taradılar yok yok yok! Ona rağmen önlemini almak için eşşek kadar kurt ilaçlarını içtik sülalecenek.Ama sonuç HALA SIFIR BEDEN! Lise yıllarımda okulda biraz popülerdim,eziklik yaşamazdım mutluydum.Ama yine herkes bileklerimi sıkıp sıkıp ''Ayyyyyy ne incee'' diyerek kendilerinden geçiyolardı.Mezuniyetimde bile en küçük bedenden aldığım gömleğe gidip arkadan pens attırdım amına koyayım.O kadar mı belin yok,o kadarcık da mı etin budun yok godoşistan seni! İşte kendime sadece bu konuda bu kadar kızgın olabiliyorum,diğer tüm konularda sonuna kadar haklıyım.(hem ufak götlü hem narsist)

    İLERDE ALIRSIN BÖLÜMÜ:
    Bu derdimi kime can-ı gönülden anlatmaya kalksam ''Amaaaaan ilerde zaten alcan kızzz boşver yi gari istediğini'' diyerek lafı götüme tıkayıveriyo.Ulan ben de biliyorum ilerde metabolizmam yavaşlayınca ister istemez kilo alıcam düdük.Ama ne anladım ben 40 yaşında gelen saadeti?Bu tam hayatının aşkını başkasıyla evlendikten sonra tanıman gibi bişey.İş işten geçmiş belediye nikahı kıymış,çoktan fidayda da angaralı fidayda oynanmış yani :( Geç olsun güç olmasın'larınızı alıp tırın önüne atasım geliyo vallahi.Ben işte tam bu zamanlarda hafif butlu,sevimli ve kısa şort giyebilen biri olmak istiyorum Şabanlar...

    Hee peki neden bu yazıyı yazdım?.Yahu nereye baksam kiloyla ilgili bi konuda hemen ''şişmanlık'' ele alınıyo.Yarışması bile başladı ZITAR TV'de .Hatta yemek yiyemiyolar diye hüngür hıçkırık ağlamalarına bizzat şok oldum.Tamam biliyorum ''obezite'' bi hastalık.Ama ''zayıflık'' ta kendi arzumuzla bize verilen bişey değil.Nasıl şişman birine ''AYIIIIIIII HİHOHOHHAHAH'' dememeliysek,zayıflara da ''KÜRDAN,KRAKER,İĞNE'' vb...benzetmeler yapmamalıyız.Yoksa 40 yaşıma geldiğimde taş gibi vücudumla karşısınıza dikilir,her organınızla ayrı ayrı 20'şer saat dalga geçip sizi ağlama krizine sokarım!!Ona göre!!

    ZEĞERLİ SARNAŞIK KEZBAN ÖPER!!KIPS;)

    15 Şubat 2012 Çarşamba

    Tanışmak Bir Başlangıçtır; Zamanı Gelince Unutmak İçin.

    ADI: Kezban
    DOĞUM YERİ: Devlet Hastanesi Kantini
    MESLEĞİ: Koltuk Örtüsü
    SUÇU: TANIŞAMAMA!!

    Benim için bu hayatta en zor şey yeni birini tanımak.Kendimi anlatma sürecim zaten bi hayli zor ve sıkıntılı.Zaman uzun desen hiç değil kısa desen kısa değil.Ama bi bakıyosun haftalar,aylar yıllar katlana katlana geçmeye başlamış.Al sana Nanaylardan Seçmeler...Karşı tarafı tanımaya çalıştığım bölümlerde de bi japon filmi izliyorum dublajsız.Origatu takimi şuke matikoki!!!Yani diyorum ki; ''Kimseyi tanıyasım yok anam!!''

    SALAK BEYİNSİZ KEZBAN BÖLÜMÜ:
    Hal böyleyken ben gerizekalısı kalktım bi bok yedim.Kendi kendime götüm kaşındı.Uzun süredir sosyal ağ üzerinden cilveleşip,memeleştiğim kişinin ısrarlarına yenik düştüm.Sıcacık koltuğumdan kıçımı kaldırdım.Belirtilen saatte ortak belirlediğimiz ''buluşma noktasına'' doğru yol almaya başladım.Öncesinde uzun uzun konuşmalarımızdan kafamda bi tip belirlemiştim.Gördüğüm kadarıyla da bu kişi giyimine ve şıklığına özen gösteren biri.Ben de o gün sportif giyinmedim,kalktım gömlek geçirdim üstüme,onun üstüne de kazak giydim altıma botlarımı giydim,kemer taktım falan.Gitmeden bakkala girdim ''Oooo bu ne şıklık koçum?'' dedi.Amına koyim ya sinir oluyorum bunu duyunca.Sanki normalde çöpte yaşıyorum ben.Hergün üstüme BİM poşeti geçirip sokağa çıkıyorum de mi?Herneysem kalktım vapura bindim.Ama içim huzursuz,sıkıntılı,böyle ekşi ekşiyim.Sanki annemi kaçırmışlar da fidye götürüyorum kurtarmak için.Ayrıca arada bi saçıma bakıyorum,yok burnumda sümük var sanıyorum.(not: o gün hafiften de kabızdım zaten tuvalete çıkamadım 1 gün)Böyle sinir stres içinde denizin ortasındayım.Ha dersen ki ''Heyecanlısın ''hiç değilim neyine heyecanlanıyım lan?Alt tarafı bi tane adam (iki tane olsa kesin heyecanlanırdım)Sadece çok sıkılıyorum.''Mırıbı nıbır bındı ıyıyım sığıl'' diye muhabbet edicem.Komik olmasa bile esprilere ''İhihihi'' diye bi kikirdemek zorunda kalıcam nezaketen.Pefffffff

    BULUŞMA,KAYNAŞMA,YOZLAŞMA BÖLÜMÜ:
    Vapurdan indikten sonra çıkışa doğru ilerlemeye başladım.Elimde de telefonum var tam ''Nerdes..'' diye mesaj atıyodum ki.Aniden biri yanımda belirip ''Kezban hoşgeldin'' dedi.Karşımda spor giyinmiş,hafif sakallı bi tip.Nerde o ceket giyen sinek kaydı herif? Nerde o siyah yelek giymiş Ayhan Işık? İşte o an kan beynime sıçradı.Adamın yanında resmen Muazzez Abacı gibi kaldım.Saçlarımı özenle yaptığım 45 kmden belli.O sakalını bile kesmemiş ya.Ben kalkmışım nerdeyse saçıma sim döktürüp gidicekmişim.Allahın cezası ben!!Neyse sadece tokalaşsam mı yoksa hem tokalaşıp hem de öpsem mi diye tenakuzlar içindeyken bi 10 dk öyle geçti.''Eee yolculuk nasıldı?'' diyerek bi giriş cümlesi yaptı,sıçtı.Sanki uçakla geldim.İspanya'dan vapur iskelesine helikopterle bıraktılar da ''jetlag'' oldum.Hay allahım...''Yolculuğum iyidi kaptanımız buz dağına çarpmadı'' dedim ben de.Anam bi baktım bu bozuldu.Hahaha içimden ''Kezban mal mısın ya sus insan ol 2 dk bak bozuldu çocuk'' dedim.Sonra bana ''Eee peki napalım?'' dedi.Ulen dürzü hem eşofmanlarla gelmişsin hem de ''napalım?'' diyosun.Kalk gidelim spor akademisine kayıt olalım bari.Ben de okulda artık Türk Sanat Müziği konseri veririm o tipimle!!Herneyse en klasik ama en etkili cevabı verdim ''Bilmem ki yani sen karar ver bana herşey uyar''...Atladık arabaya gidiyoruz yemek yemeye.Ben bi insanı araba kullanmasından tanıyabiliyorum.Mesela sürekli şerit değiştiren herifler ''aç gözlü,puşt,pezevenk''tir,her yolu denemek ister,yetinmez.Hızlı giden adam ''tutumlu ve bencildir'' zamanı israf etmez ama trafiğin amına koyar.Devamlı arkayı kontrol eden adam ''şüpheci ve dikkatlidir'' yalan falan söyleyemezsin ona.Araba kullanırken sigara içiyosa ''sefa pezevengidir'' keyfinden geri kalmaz kesinlikle.Baktım bu bastı gaza.Direksiyonu da sağ sol sağ sol yapmaktan eli yamuldu.Bok gibi arabana kullananı görmüştüm ama bu en fenasıydı.En sonunda oturduk bi yere de yemek yemeye başladık.Zaten benim tansiyon yerlerdeydi aç köpek gibi yemeğe odaklandım.Bunla havadan sudan konuştuk öyle.Ciddi ciddi ''hava çok soğudu yea'' muhabbeti döndü masada.Ama daha sonra bu ''Ben bişeylerin hızlı olmasını severim hayatıma hızlı dahil olsun biri mesela'' diyerek bana zarf attı.Nasıl gıcık oldum anlatamam.Tabi tabi hıphızlı hayatına dahil edersin....Sinir oluyorum şöyle ilk buluşmada seni garantiye almak isteyenlere.Dur bakalım lan pipilak,daha 20 dk olmuş seninle zaman geçirdiğim.Napayım hemen o dakika ''irkiiğimsin'' mi diyeyim?Zaten dediğini duymamış gibi yaptım.Salağa yattığımı anladı ses etmedi eşofman kafalı.Biraz zaman geçtikten sonra,gidelim bişeyler içelim dedik.Ben kendimi biliyorum 2 biradan sonra ters ters davranırım,şımarırım dayak yerim sokağın ortasında.Zaten pek anlaşamadığımı da hissettiğim için ''Ben içmiyim ya sağol'' dedim.Bu sefer ''Sorun değil ben ısmarlıyorum'' diye atak yaptı.HAYDEEE 2 kuruş para için içki içmeyen,gelinlik giyip buluşmaya gelen varoş gibi gözüktüm resmen:( Durumu toparlamak adına ''Hahaha şaka yapıyorum ya saçmalama tabi içelim...'' diyerek bir U dönüşü yaptım.Ve gittik bi yere oturduk sonunda.....

     GEĞİRİRİM AMA SIÇAMAM BÖLÜMÜ:
    Ya ben zaten normalde de bira içmeyi sevmem.1 bardak içersin 5 kere çişe gidersin,devamlı geğirirsin falan.Hiç romantik bi alkol değil kendisi.Daha çok içtiğin kişiye de bağlı aslında.İşte içiyorum ama dediğim gibi geğirmekten nerdeyse az önce yediğim yemeği suratına kusucam adamın.Ha bi de kabızım arada o vuruyo alttan,çişim dk başı geliyo.Resmen biyolojik savaş yaşıyorum kendi kendimle.Her bi deliğimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum.En sonunda dayanamadım ''Ya kalkalım mı ben sabah erken uyanıcam da'' dedim.(erkenden uyanıp zigon sehpa takımının tozunu alıcam çünkü peh)Bu istemeye istemeye de olsa mecburen kalkmak zorunda kaldı.Ondan önce bi lavaboya kadar gitti,ben de o sırada hesabı ödedim.Hani ''Ben ısmarlarım sorun değil yeeeeaaaaa'' diye godoşluk yapıp beni ezmişti ya,onu içime sindiremedim.Lavabodan dönünce bu hesabı istedi.''Ben ödedim ya tamam kalkalım'' dedim.''Yaaa offf niye ödedin bla bla bla'' diye samimiyetsiz bi cümlenin ardından kalktık gittik arabaya.Tam arabaya bindiğimizde hafiften bi öpmeye çalıştı ama beceremedi salak.Hahaha ben de hiç çaktırmadım.Evin önüne geldiğimizde ''Oldu o zaman yakşamlaaar öpdüüm herkese selaaaaaam'' diyerek iniyodum ki,bu beden eğitimi öğretmeni kılıklı ''Bi daha görüşecek miyiz?'' falan dedi.''Bilmiyorum ki görüşürüz tabi uygun bi zamanda'' politik cevabımdan sonra eve çıktım.Pişmanlıkla dolu bi gün daha geçirmiştim.Bi de 5 dk sonra mesaj atmış ''Çok tatlıydın'' diye...Yani böyle bi mesaj gelince de ''Olum Kezban hala ölmemişsin bak ehehe'' diye götüm tavanlara çıkmadı değil ama...Bilmiyorum sanırım beni seveni ben hiçbir zaman sevemiycem.En itini,puştunu,serserisini sevip evde kanamalar geçirmek bana mustahakmış gibi.Adam hiç mesaj atmasaydı mesela nasıl ilgini çekerdi de mi Kezban? Orospu Kezban...Ay pardon o Seyhan'dı de mi? İşin özü;HEPİ(M)İZ AYNISINIZ!! Tükürük.....Allahım sen beni hayırlara çıkar yarabbim.Etteyatü amin BY

    KEZBAN ÖPER:(

    PS:Minnoşlar MİM'leri okudum ama ben cevap veresiye kadar,o yazdığınız diziler çekilip sezon finali bile yapmıştır diye hevesim çoktan kaçtı,yazmaya yüzüm olmadı:( O Gay ;Ben De'ye teşekkür ediyorink...

    30 Ocak 2012 Pazartesi

    Özlüyorsan Taciz Et !

    Artık bütün gaylerden sıkılmış bulunmaktayım.Kendim de dahil.Bi sürü laflar küfler,ayrılmalar barışmalar,''sen daha önce şunun sevgilisiydin di mi?'' diye fırlayan zıpçıktılar..Kendime kafa atmak istiyorum aslında.Şu sıralar gayet babaanne sessizliği tadında giden hayatım vardı ki....

    AYRILIK İNSANIN KIÇINA GİREN BİR TEKME BÖLÜMÜ:
    Ayrılıktan sonra kendimizi işe güce,derslere kitaplara veriyorsak bu ülke kalkınıyo demektir.Aşk acısı denen pipi tüccarı olmasaydı nereye giderdi bu ekonomi,bu pazar,bu çalışan yurdumun namuslu insanları?Bara giderdi lan ehehe!Evet biliyorum.Siz de yatağınızda böğüre böğüre ağlamak yerine haftada 8-9 kere dışarı çıkıp ''Oluuum işte ben hala ölmedim sepseksi geziyorum nihahaha'' demişliğiniz vardır.Ama bu sadece yoğun bi çöküşün ayakta durmaya çalışma taktikleri...Veya evde durup dururken temizlikler yapıp,ipe bamyalar dizip,kanaviçe işleme isteklerinizi kontrol altında tutmaya çalışmak...Ah...zor...acı...berbat....Şahsen yağlı boya tablo yapma isteğiniz geldiyse doğruca gidip bi parmak atın o poponuza.(orta olanını atın, o çokzel )

    Ayrılık insana bambaşka bi enerji veriyo orası kesin.Hani sevgilin varken sahip olsan o enerjiye belki gider 2.haftanın sonunda Hacıbektaş Belediyesinin vermiş olduğu yetkiyle kıyarsın nikahı.Allahın emri ve peygamberin kavliyle kendimi kınıyorum şuanda!( not: yarın en yakın sokak köpeğine gidip kendini ısıttırıyosun Kezban!)Beni istemeyen biri için hala böyle köylü köylü hayaller kuruyorum ya kendime nasıl acıyorum.Cidden bazen kendime ''yazıkkk kız,öylee deme kızzz,ayyy kıyamam kızzzz'' diye bi veryansınlarda bulunuyorum ki oturup kendi üzüldüğüme üzülücem...(üzüntü içinde üzüntü insepşın gibi herifim anacım allah için)Birini unutmak kolay olmuyo.Unutmak istedikçe özlemek,özledikçe unutmak istemek...böyle bi kısır döngü içinde bakıyosun beynin olmuş bebelak başlangıç maması.Hee varsan baksan unutmaya çalıştığın kişiyi 2 sene sonra hatırlayınca ''uhahaha bu ne lan tipe bak'' diye diye şenlenir bi o kadar da utanırsın.Neyse ne...

    BEN GALİBA BİŞEYLER YAPTIM BÖLÜMÜ:
    Maalesef ben kendine hakim olamayan,ruhu hastalıklı ve sıkoç bırayt beyinlinin teki olduğum için yeni almış olduğum telefon numaramla eski sevgilime mesaj attım.''Selam sen beni hatırlamazsın ama ben seni çok beğeniyorum'' diye kocaman kocaman yazıp yolladım.İlgiyi gören her atyarraaa gibi bu boş durmadı cevap attı.Başlarda ''Kimsin?Beni rahatsız etme terbiyesiz,seni anneme söylerim hıh'' vb namuslu mesajlar daha sonra yerini ''Hahaha yerim seni ya delüüü kimsin ki sen?'' tarzı yayık ayran mesajlarına döndü.Ulan valla var ya gizli olan kazanıyo...Normalde bana 5 saatte cevap atan herife şimdi ''Bok'' yazsam ''Noldu?Kırdım mı?Pardon :('' diye saniyesinde yanıtlar falan veriyo.Bu duruma bi yandan içlenirken bi yandan da hala onunla konuştuğum için sevinçliydimBiliyorum bana içinizden ''Lan bu ruh hastası kaç kaç kaç'' diyosunuz.Ama bunu anlayabilecek insanlarda vardır elbet.Sadece onunla konuşmak önemliydi belki.Belki de kendimi tatmin ediyodum gizli kişiliğimle azına yüzüne sıçabiliyodum.Eğer ''Ben Kezbanım :)'' yazsaydım kesinlikle cevap gelmezdi.Benim eski numaramı ''Allah belasını vere avea,allah belasını vere ev'' diye kaydetmiştir eminim.Ama arada bi ''Lan söylesem mi ki dur dur bişey söyliim çaksın'' diye düşünmedim değil.Ama maalesef öküzün torunu hiçbir ipucunu anlamadı.Aradan geçen 1-2 günden sonra mesajlaşmalarımız devam etti.Ama ben bu 1-2 gün bile diken üstünde hissetmekten öldüm.Çok rahatsızdım.Hatta daha fazla üzgündüm.Önceden en azından ''Hala beni düşünüyo mudur ya offf?'' diye kendime sorardım.Ama bu sefer onun unuttuğum yavşağımsı yüzüyle karşı karşıyayadım.Ve çok tuhaftır ki kendimi kendimden kıskandım.Allahım deliriyo muyum neyim?İyicene contayı sıyırdım ya hayırlısı.Kendimi Sarp ismiyle tanıttığım için,düşüncelerimde Sarp'ı kıskandım.İçimden ''Tabi tabi Sarpla siz gidin gezin tozun beni hiç hatırlama godoşşş'' diye diye helak oldum.O an Sarp'ı bulup saçını başını yolup atmak istedim.Ama Sarp nedense bendim!LAN!!!!Ciddi ciddi bi klinik vakaya dönüşeceğimden korkmaya başladım.Ve bu piç kurusu geçen günlerle ''Hadi buluşalım'' mesajları atmaya başladığı için korktum.Buluşmaya kim gidicekti?Sarp mı?Ben gidicem...Sonra... yine sarp sarp eve dönerdim.Bu hatalı,acılı ve bi o kadar mantıksız olaya bir an önce son vermeliydim.Yoksa eski sevgilim Sarp'a aşık olucak,ben tımarhaneye yatıcaktım.Sarp ne yapardı? onu bilemiyorum tabi :( Biz olmayınca o da gider benim yeni telefon numaramı herkese dağıtır,faturayı götüme kol gibi sokardı.Hay allah kahretmesin ya hem de hastanedeyim ödeyemem falan,direk icra!!!!Herneyse saçmalarım bi tarafa...Hattı çıkardım ve artık kullanmamaya karar verdim.Çünkü o Sarp'ın numarası oldu artık.Ha arada tabi ki kontrol etmek için 2-3 kere açtım telefonu.Her an mesaj gelir de üzülürüm korkusuyla ''KAPAAAAAAAAT'' tuşunu kökledim.Kendimi kendimden de kıskandım ya ölsem de gam yemem artık.Piç kurusuna gelirsek hala özlüyorum.Yapacak bişey yok maalesef...Mesafelerin ve gururun azına sıçayım...

    SARP ÖPER:) AYY PARDON KEZBAN ÖPER:)

    22 Ocak 2012 Pazar

    Beni Dinden İmandan Çıkarın

    Şeytan diyo; atla bir buluta git.Olmadı Heri Potır'dan al ''nimbus 2000'' markalı uçan süpürgeyi,önce balkonu yıka sonra teee uzaklara sür...Hep edecek bi isyan buluyorum sanırım.Mesela ''isyan dükkanı'' açsam diyorum.Eş dost gelip benim dükkanda etse isyanını.Küçük yalıtım sistemli bi oda yaptırsam.Girsin müşterim içeri bağırsın çağırsın saç baş,etek,ceket yolsun atsın kendini ordan oraya.Ve sadece 5 liraya!!!!Zamanında ''kavga etmelik sevgili kabini'' fikrime benziyo biraz.Sokakta baktın konu büyümeye başladı.Direk geliceksin benim kabine.Dışarı ses vermez,duvarlar yastıktan falan...Başla sevgilinle kavga etmeye.Özel konuları bile haykıra haykıra konuş.Ağlarsan çık kabinden bana sarıl...Haa ama kafa göz dalmak isterseniz özel ''kavgalık suma kıyafetleri'' almak zorunda kalıcaksınız.Tükkanımda öyle kan felan istemiyorum çünkü.Kırılmış dişlerinizi giderken yerden toplatırım tek tek!Allahım şu girişimci ruhumu gör artık!!!Ben ne projelerlen,ne bilimsel staloptik sentrinoz deneyleriylen dolu biriyim.Hayır NASA'da çaycı olarak başlasam biliyorum yükselirim 2-3 aya.Aya yükselirim hatta ehehehehhohofofofododod....EROR.

    Geçen gün şırın şırın yağmurda eve tıkıldık bi arkadaşımla.Ona da bazı sızıklarımdan bahsettim.Şikayetim var lan benim bu dünyaya.''Abi beni anlamıyosun sen,dedim.Kalıbıma dar gelir oldu bu hayat.Bişeyler yapmam lazım artık.Adımı,imzamı atmam lazım altına altına.Gitmem lazım bu şehirden,uzaklaşmam lazım.Yeni hayatlar,yeni bir koltuk,yeni bir yaşam pıhtısı...''diye dertli dertli içimi dökerken.''Yani pardon da Kezban anasının amı.Kaç saattir içerden kolayı getirmiyosun sen,nereye gidiceksin bu uyuşuk götünle?'' diyerek ambiansın azına sıçtı oracıkta.Ama sonradan düşündüm.Cidden haklıydı,herşeye üşenen,sonraya bırakan biri olup çıktım.Geceleri yatmadan ''Yarın şunu yapıcam evet evet oraya da gidicem sonra tak tak tak oraya koşarım heh oldu o zaman en son da buraya uğrarım'' diyip yatıyorum.Sabah kalktığımda ise çişimi yaptırması için birini bekliyorum resmen.Kucaklayıp tuvalete götürse veya direk pipimi 5 dklığına önümden alsa...Biliyorum berbat bişey üşengeçlik.Günde 7 derse girip,çıktığında işe giden ve akşam arkadaşlarıyla takılan insanlara zaten uzaylı gözüyle bakıyorum.Neyim eksik benim onlardan?Kendime kızayım diyorum ama bunu sonradan düşününce   ''Aman şimdi kim uğraşcak kızmayla falan uzun işler onlar Kezban'' diyip ayaklarıma bakıyorum.Allah oturanı sevmezmiş ya hani?Cidden kaç senedir acaba onun için mi anlaşamıyoruz bi türlü?Ölürsem de kapıda meleklerin yanında otururum.Üşengeçlikten içeri falan giremem ben.

    Hayır çok cennete gitme meraklısı değilim.Din dersinde cenneti anlattıklarında ilk tepkim ''Ayh çok sıkıcıymış yaa'' olmuştu.Ama kimse kusura bakmasın yani türlü türlü meyvelerin olduğu,nehirlerin ırmakların şelalelerin şakır şakır aktığı çimenlik alanda ben napayım?Kitap yok,internet yok,müzik yok,telefon yok!!!Hadi onu geçtim erkeklere HURİ veriyolarmış.Hiç yoktan kalk bu gay halinle cennette 4 tane karıyla gez.Ne güzel HEPSİ grubu gibi oluruz..Sonra Gülçin bizi terkeder falan..Öfff ne sıkıcı.Adamların hepsi zaten şakirt tiplidir,böyle dindar sakallı göbekli....Hem geceleri napıcaz?Çayırda 4 karıyla oturup ağda mı yapıcaz,aman aman sıkıntıdan gebermelik tam.Bi daha ölme hakkımız da yok sonuçta.Bi kere ölmüşüz oraya gitmişiz bok varmış gibi..Ordaki ağaca assam kendimi fayda yok...Zaten ip bulamayız sanırım.Uçabiliyo muyduk peki?Offf çok fazla Sihirli Annem izliyorum amına koyayım..Bütün sanatçılar cehennemde Demet Akalın dinleyip kopuyolar kazanlarda.Gay life var aşağıda.Haa ne kadar izin verirler parti yapmaya bilmiyorum.Ama belli kafa adamlar orda.Hadi Hristiyan oldum diyelim.Yine cennet itici.Yok şaraplar,İsa'yla yenen yemekler.Herşeyi topluca yapmak zorundayız,ayinler falan,klasik müziğin dibine vuruyoruz çimenlerin üstünde.I-ıh cıks!!Ben cennet insanı değilim kardeşim...Haa ama eğer cennete düşersem cehennemde ki eski sevgililerime gidip hava atarım.''Ayh canıms napıyosunuz ya?Şey işte bizde okaliptus yağı sürdük yukarda ehehehehe siz valla kararmışsınız...Aaa Bora'ya bak saçları kalmamış ehe ehe..Ben nasılım ama beyazlarla süperim di mi?Yani bize özel dikiyolar bunları fakir piçler sizin gibi çıplak değiliz eheheheh''diye gidip görgüsüzlüğün allahını yaparım valla.Sonra yanıma kanatlı götü gözüken bebek şeklinde melek gelir ve ''Sevgili Kezban yaptığımız incelemeler sonucu cennette hatalarınızı tespit ettik,hazır siz ziyarete gelmişken soyunun burda kalıcaksınız'' der hemen...Ayh REZİLLİK tam.Rüşvet falan da kabul etmez kıçı başı açık bebekimsi şey..Vallaha sıçarım oracıkta.Soyunucak olmam sevindirici gibi aslında hem Demet Akalın da o sırada konsere başlar falan.İçlerinde daha yanmamış bembeyaz popolu tek ben olurum.Ohhh o akşam kaç herif kaldırırım ordan ehehehehe...

    Bunları düşünmek için henüz erken olduğunun farkındayım.Ama tedbirimi almak istedim şimdiden.Ve bi an önce artık köy ekmeği şeklindeki götümü yerinden kaldırıp,cehenneme yol almak için yeni şeyler yaşamam lazım.Ama önce mutfaktan kolayı almam gerek...Siyuuuletırrrrs

    KEZBAN ÖPER:)