25 Ağustos 2012 Cumartesi

Hepimiz Pipimiz İçin

Çarelerimizin serim olduğu,sevgilerimizin düğüm olduğu sikik bi kompozisyon sınavı gibisin be hayat.Sınav kağıdına kazık kazık soruları yazdıktan sonra,kağıdın en altına ''Başarılar :)'' diye taşşak geçen öğretmenler gibi soğuk kanlı ve sıfırcısın.Ya şu evren beni bi türlü benimseyemedi ,içine sindirip yavrusu gibi sarıp sarmalayamadı ben ona yanarım.

Hayat bu kadar dangalak ve düzken gelin sizinle eğri oturup doğru konuşalım.Bir takım şikayetlerim ve bir demlik çayım var.Başlıyorum....
  1. Hangimiz tanışıp hoşlandığı insanı hemen çıplak hayal etmiyo?Karşı tarafla ''pokemonlar'' konusunu konuşsanız bile o an çoktan içimizden ''seni seçtim sikaçu oyş'' diyip,türlü fantezilere dalıp gidiyosun.Kimse bana ''ayy kezban uydurma'' falan demesin!
  2. Hangimiz biriyle buluşmaya giderken en sevdiği veya yeni aldığı kıyafeti giymiyo?Evet evet daha etiketini bile sökmeye kıyamadığın şeyi o an ''amaaan senelerdir var bu bende'' yüzsüzlüğüyle giyiyosun.Halbuki evde klorak lekeli pijamanla oturuyosun.
  3. Hangimiz sevgilisinin evinde titizlikten ölücekmiş gibi davranmıyo?Normalde evde taşaklarını avuçlayıp sonra bişey olmamış gibi mouseu tutan insan.Sevgilisinin evinde veya otelde her nerdeyse...hemen bi Ayşe Teyze'ye bağlıyo.Yok sürekli koltuk altını kontrol etmeler,tuvalete gidip dişlerinin arasında bişey var mı diye bakmalar.Ohooooo
  4. Hangimiz dışarda yemek yerken içinden hesabı düşünmüyo?Bi kere zaten ''kim ödeyecek?'' kısmına girmiyorum bile.Ama şu hesap olayları çok rezil bişey.Hadi bunu ilk tanıştığın kişiye göre yorma.Mesela uzun ilişkilerde de çok tehlikeli bi konu bu.Ya bi taraf daha çok öder,ya ikisi ortak öder veya bi taraf hiç ödemez.Bunu cinsellikte oynadığı role bağlayanlar da var.''Ben ödeyemem o ödesin,sonuçta aktif o''diyenlere az çok şahit oldum.''Eee sen karın tokluğuna mı sikişiyosun tatlum :D:D?'' diye sorduğumda da çok terbiyeli cevaplar alamamışlığım var.
  5. Hangimiz zaman zaman Yıldız Tilbe dinlemedik ki?Müzik konusuna baktığımızda herkes Yann Tiersen'in 2.şubesi nerdeyse.Öyle kaliteli,öyle süper marjinal kişilikleriz ki sıçtığımız boklar bile biblo gibi.Hay allahım ben bi kere çok darlanmışım,canım sıkkın.Msnde de ne dinlediğimiz gözüküyo haliyle.Açmışım bi tane Gülden Karaböcek dertlenmişim.Hemen birisi aşağıdan ''Ya şaka mı:)?'' diye bana yazmış.O sıkıntıyla ben bunu görünce 2-3 aydır konuşup anlaşmama rağmen azına yüzüne sıçıp yollamışım.Geçen hatırlattı,tanıttı kendini yinee artık arabeskçi olmuş ehehehe..Neyse
  6. Hangimiz evde annemizle saç baş kavga ederken bi anda çalan telefona ''Alo ifindiiim ivit napiiim ivdi oturuyorum işte'' diye sakin sakin cevaplar vermedik ki?Aslında bunu da çok yapıyoruz.Ailemizde olan sorunları kesinlikle kimseye anlatmıyoruz.Özellikle sevgilimize daha bi anlatmıyoruz.O bizim ailemizi pür neşe,sevimlilik şelalesi,neşe zoptiriği,şirinler köyü olarak gördükçe kendi ailesinin bokluğundan bahsetmek istemiyo.Eee al işte sana karşılıklı ayakta sikmece.Bilmiyorum ya bence insan ''ben dün anneme kafa attım biliyo musun?'' demeli.(ehehehe yani kafa atmamalı tabi) Bazı şeyler biraz daha samimi olmalı...
  7. Hangimiz daha sevgili olmadığımız halde o kişiye ''BENİMSİN'' tavrıyla yaklaşmamıştır ki? Aslında en yarak gibi olanı bu bence.Aranda daha ne olup bittiğini bilmiyosun o kişiyle ve gidip trip atıyosun.Bence birini kıskanmaya hakkın olmadığını düşündüğün an kapı kolundan bi farkın kalmıyo.O çok göt bi durum...çok çok hem de..Sevgili desen değilsin,arkadaş desen hiç değil,nesin amk sen? Kuzen misin enişte misin la bioksin beyinli!!!
  8. Veee hangimiz özlediğimiz kişiyi düşünürken bir başkası tarafından da biz özlenmedik ki? Bu çok doğru kordineli gidiyo maalesef bu hayatta.Senin özlediğin başkasını özlüyo,başkası da başkasını özlüyo,sonra o en başkası gelip seni özlüyo...Belki bilmeden bi elazığ burma bilezik halkası yaratıyoruz bazen ama hayatta böyle nevrotik.
Bilmiyorum belki bunlar benim ''hangimiz yapmıyoruz ki?''  listemdir.Belki kimse gerçekten yapmıyodur.Belki de herkes bunları yapıyodur.Belki hepimiz sıradanız belki de bi o kadar farklıyız...( ''belki'' kelimesini yasa dışı fazlalıkta kullandığım için karakola götürülüyorum by:(:(:(:()

BELKİ KEZBAN ÖPER:)

    5 Ağustos 2012 Pazar

    Ben Geldim ''Onlar'' Da Gelecek

    ''Şimdi ben gitmiştim ya herkes bana benzemiş yaneee.s.s.s.s'' -Kezbansu

    Ne yalan söyleyeyim bu hayatta ''Bi daha bok yaparım!!'' dediğim şeyleri sonunda boka bulana bulana tekrar yapıyorum. Etme bulma dünyası mı, yoksa al gülüm ver gülüm piyasası mı bilinmez ama tükürdüklerimi şapur şupur yalamayı meslek edindim anacım.Alt tarafı şuncacık bi blog adresini kapatıp gidemedim. Mesela evde de aynı durumdayım. Ne sandın? Kirlileri yıkayıp palkona asıp,kuruduktan sonra valize tepip annemin 3-5 bileziğini kuyumcuya gelin edip evden kaçamıyorum.Bunu neden yapamıyorum? ANNEMİN BİLEZİĞİ YOK:((

    Fakirlik insana başka güçler veriyor.Öncelikle güçlü olmak için güçlü olmayı öğreniyorsun ister istemez.Yapamadıkların,yapılamayanlar,sana yapılamayacaklarını bildiğin herşeyi önceden kestirebiliyorsun.Al sana ''öngörü'' işteee ohh misss cillobik.Ha bu arada duygu fakirliğinden de bahsediyorum ha. Mesela kimle kalpten 3 kuruşa eğlenmek mutlu olmak istersen göynünün verisiye defterini yırtıyor karşında. Ah ah vah vah insanlar çok NAKİT,insanlar çok PEŞİN FİYATINA ON TAKSİT!

    PEKİ BEN KONUYU NEREYE BAĞLAYACAM BÖLÜMÜ:
    Temmuzun 20'si miydi,25'i miydi tam hatırlamıyorum da, pişik olmaktan ızdıraplara düşüp klimayla seviştiğim bir gündü.Hani yaz aylarını ne seviyorum ne sevmiyorum hergün ölüyor ağlıyorum mp3.-hakan peker.. bir tavrım var hani. Ne biliyim ya sanırım İzmir'de yaşamamla alakalı.(Sen ver bana Mardin'de bir ev bak yazları nasıl damda yatıyorum efil efil mutlu mutlu ehehe :D:D:D)Yine böyle bir günde hiç beklemediğim birşey oldu.Aylar önce kanamalı ve sancılı bir şekilde ayrılıp unutmaya çalıştığım,unutmaya çalışamayıp üstüne başka numaralardan sapık gibi mesajlar attığım,o da yetmezmiş gibi belirli alkolik gecelerde  gizli numaradan aradığım insandan bana ''NABER :)'' diye bir mesaj geldi....

    KEZBANIN KÜRKÇÜ TÜKKANI BÖLÜMÜ:
    Gelen mesaj karşısında tansiyonum 25/10,nabızım dkda 721'e yükseldi.Aylardır sümüklerimi döktüğüm,her çalan şarkıyı adına armağan ettiğim dübrükğün sonunda aklına gelmiştim.O an hemen barışacağımız günü bile düşündüm.Hani ''abi sonuçta 3-4 mesaj daha atarız birbirimize sonra bir buluştuk mu,üstüne bir de seviştik mi,hah hah tamam işte al sana ilişki yine başladı!!! allam çok şükür sana endonezya danası kesicem bu hafta yeminediyorom'' diye değişik vaadlerde bulunurken hala cool tavrımdan taviz vermemeye devam ediyordum.Her mesaja ''Tanıyamadım? Hııı evet iyiyim sen? Hııı anladım iyi gidiyo senin? Hııı ananın amı senin?'' diye cevaplar vererek ultra itici olduğumun farkındaydım,ama kırgındım yani ne yapayım lan :((((((

    DEVAMI SONRAA.....
    KEZBAN ÖPER.

    2 Mart 2012 Cuma

    Elem Terefiş Kem Gözlere Şiş

    Nelere katlandı bu yürek?Buna da katlanır elbet –Çılgın Sezban

    Bir çoğunuzun bile şu an üstünde nazar,göz ,iç kabarması,yürek sıkıntısı,kalbura bastısı olduğu günlerde benim üstümde ‘’büyü’’ var sevgili minnoşlar.Bunu nerden mi çıkardım? Ben bilmem hoCCam bilir...(yazının bundan sonrasını okumak için suphaneke.exe dosyasını indirin)

    Perşembe gününün içimde ayrı yeri vardır.Cumanın geldiğini haber verip seni rahatlatırken, cumartesinin ve pazarın heyecanını yaşatabilecek başka bir gün tanımıyorum.Tabi şu günlerde hiçbir bok yapmayan bendenize bütün günler Perşembe.Yani evde oturma sanatımı geliştirdikçe bir ‘’sürrealist düpdüz popo’’ resim sergisi açmayı planlıyorum.Ama gelgelim devir natirmört ülkü ocakları!

    Neyse neyse dün bir arkadaşım beni arayıp ‘’Kezban ben bir üfürükçüye gidiyorum gelsene’’dedi.Ben hayatımda hiç üfürükçü görmedim ne yalan söyleyeyim.Öyle tepesinde ciniyle dolaşan  3-5 sevgilim oldu,ama o cinleri de ben tepelerine çıkartmışım dediklerine göre.(pıııırt)Bu teklifi duyar duymaz nasıl sevindim,nasıl hazırlandım bilemezsiniz.Kolay değil lan bildiğin muskalı,kedi sidikli eve gidicem.Ayy çeşit çeşit sevdiğini bağlama büyüleri vardır adamda.’’Köpek gibi sevsin,at gibi sevsin,sevsin ama dövsün,dövmesin ama göstersin,göstersin ve elletmesin’’ büyüleriyle dolu süper seçeneklerden bi karışık yaptırdım mı ortaya allaaaaah gelsin benim adam geri;) Olmadı ben hepsinden birer tutam yaparım,baktım en güzeli hangisiyse günde 1 kere yıka bulaşıkları makinede!Ehehehe şaka bi yana ben nedense böyle büyüydü,kitaptı,Perihan Teyze’ydi,Dudu'ydu,Taci'ydi pek inanmam.Zaten ondan koşa koşa gitmek istedim.Bu insanlar neden böyle adamlara inanıyolar?O okuduğu dualar ne bok...Krema nasıl böyle güzel kokar?

    ÜFÜRÜKTEN TEYYARE BÖLÜMÜ:
    Arkadaşımla buluştuktan sonra beni 7627 kere ‘’Bak Kezban lütfen cıvıtma geçen sefer geldim ben bu adama.Cidden işinde iyi’’ diye tembihledi.Ayy valla var ya böyle dışarıdan baktığında en entel gözükenden korkucaksın anacım.Karıya baksan dersin bunun İngiltere’de şarap evi vardır da boş zamanlarında heykeltıraşçılık yapıyodur diye.Ama tutmuş beni kolumdan sikik bi hoCCa’ya götürüyo.Neyse ben ciddi ciddi ‘’Yaa tamam lan yürü çok konuşma’’ diyerek bunu susturdum,bastık gittik hoCCam’a...İçeri girdiğimizde ağır bi tütsü kokusu burnumu kırdı.Ne alakaysa Hindistan’da olsa anlarım da,Arapça okuyup Çin malı tütsüyle boşalmak niye?Neyse içerde bekleme salonu gibi bişey vardı.Bariz dergi falan da koymuşlar,canımız sıkılmasın diye.Bizi bi tane kadın karşıladı.’’Buyrun bekleyin hoCCamız seansta’’ dedi.Ehehehe duyan da hoca içerde ‘’lazer epilasyon’’ yapıyo zanneder.Gerçi yapaydı iyidi.Bak o zaman inanırdım yaradanın yüzü suyu hörmetine:( Herneyse biz oturduk dergilere bakıyoruz öyle.Arkadaş bi gergin bi gergin sormayın.Sanki kürtaj olmaya geldi,bebeğini düşünüyo.Ben dönüp ‘’Büyü dergileri bulamamışlar,Hey Girl koymuşlar lan’’ dedim.Ehehehe

    HOCA EFENDİ SİZİ BEKLİYO BÖLÜMÜ:
    Sonra o kadın geldi yine ‘’Buyrun sizi bekliyo’’ dedi. İslami yeşil duvarlı,kıçım kadar bi odada yere bağdaş kurmuş önüne bi kitap açmış tip bize bakıyo ona doğru yürürken.Gözlerinde resmen ‘’BEN CİNLİYİM HA ONA GÖRE’’ bakışları hakim.Aslında o an biraz ürktüm ne yalan söyliiim.Ayağa kalkıp Arapça bişeyler söyleyerek üstüme gelseydi çığlık ata ata uzaklaşabilirdim ordan.Ama ben erkeğeeeeeem korkmam hıh.Herneyse ikimiz girdik diye laf yaptı zaten.Yok kız ve erkek aynı anda girmişmiş.Yok rahatsız olmuşmuş.Bakamazmış.Siktir lan!Salağa bak ben çıkayım da orasını burasını mıncır de mi kızın?Yok yeeeeeaaa pışık!Arkadaşım ‘’Ben kalmasını istiyorum yoksa ben de girmiycem ‘’diyince.’’Ehh eyi bari’’ dedi bu göt kılı.Bütün dertleri ,sıkıntıları dinledikten sonra derin derin camdan bakarak ‘’Kızım ben senin sıkıntını anladım gayrı,sen bunu bağa bırah’’dedi.Çıkardı pilot kalemle eciş bücüş bişeyler yazdı.Yemin ederim ben bile yazarım lan onları.Hatta öyle bi yazarım ki Yaşar Nuri gelir ‘’Yeni ayet bunlar’’ der valla.Neyse muskalar yaptı,yok gece yatmadan bunu yastığının altına yok bunu sabah öp,bunu gece götüne sok diye talimatlar verdi.Uzun uzun dua okudu falan.Gelgelim en son çıkarken bana ‘’Sende büyü var’’dedi.Ben ‘’Ef...Ef..Efendim?Ben de mi var?’’ diye salaklaştım.Lan yolda giderken şakasını yapmıştım ama bu kadarını beklemiyodum açıkçası.’’Evet sende büyü var,biri senin mutlu olmanı istemiyo’’dedi.Bu sefer ben heyecanlandım.Hani son günlerde biraz mutsuzum ya,direk hoCCam’a iliştim.’’Yaaa hadi bee ciddi misin?Kim yapmış sence?’’ dedim.Bu yine düşünceli düşüncelli durdu.’’Senin eski kız arkadaşın rahat vermiyo sana’’ dedi.Hahahaha eski kız arkadaşımmış!!!!TABİİ YAAA NASIL DÜŞÜNEMEDİM??O an dönüp ‘’Bana bak bok sakal ben eşcinselim lan ahahaha ne uyduruyosun sen öyle kıçından amucuk?’’ diye feryat edebilirdim.Resmen adam sikmeye çaşılan hoCCa lan bu..Sinirden hiçbir şey söylemedim.Öylece çıktık o pislik kokuşuk yerden.Arkadaşım eve gidip muskaları götüne soktu,ben de eve geldim üstümdeki ‘’büyü’’mle kendimi yatağa attım.

    Burdan eski kız arkadaşım varsa ona sesleniyorum BENİ RAHAT BIRAK AYOL AAAAAA!Yoksa ben de hoCCam'a gider sana ''LALE DEVRİ ÇOCUKLARIYIZ BİZ ZAMANIMIZ GEÇMİŞ'' büyüsü yaptırırım,ayağını denk al!

    KEZBAN ÖPER:)

    26 Şubat 2012 Pazar

    Mankensem Suçum Ne?

    ''Ayy bileğine bak şunun 3 tane olsa benimki kadar etmez ayol'' diye kakara kikiri yapanlar,kendi pilates topu büyüklediğindeki topik götüne baksa...Hayat güzel olsa.

    Ben çocukluğumdan beri zayıf bi bedene sahibim.Hiçbir zaman 60 kiloyu tam anlamıyla görmedim.Oraya erişmek sanki bi ölüm,sanki bi kudret,sanki bi nimet anasını satayım.Nasıl desem hani insan hiç başka birinin bira göbeğine bakıp ''bende niye yok yıaaa'' diye eve gelip orayı burayı dağıtır mı? Ben dağıttım.Sanırım bu düz saçlı insanların kıvırcık saçlılara,kıvırcık saçlıların da düz saçlılara özenip ''perma ve fön piyasasının'' kalkınmasına sebep olan psikolojik bi durum.Sende olmayanı istemen gibi bişey.Mesela düşündüğümde ben hiç benim tipim değilim.Zaten kaç senedir bu tiple karşılaşıyorum sabah akşam aynada,yatakta,bayırda,çayırda...Napayım ben aynından bi tane daha Kezban'ı?Git aynayla öpüş daha iyi.(bunu hayatımızda hepimiz bi kere yapmışızdır elbette ehehehe)Bazı sabahlar uyandığımda kendimden korkuyorum.Aynada kendimi görür görmez ''Eüzübillahimineşeytanirraciiim bu ne laaan?'' diye tam çığlığı basacakken durumu fark edip ''Heee sensin anam o korkma'' diyip özgüvenime özgüven katıyorum...

    BEN BİRAZ ŞANS ALAYIM BÖLÜMÜ:
    Geçenlerde bizim ara sokaktaki eski kitapçıya aylık ziyaretimi yaptım.Sahibi desen zaten bal şeker,lokum.Bayılıyorum o adama.(indirim yapmasaydı nasıl ana avrat sayardım burda siz düşünün orasını ehü)Hah işte o bana ''Ya Kezban nasıl böyle zayıf kalabiliyosun allasen?'' diye sordu.Ben de ''Valla özel olarak yaptığım bişey yok sümüğüme kadar bulduğum herşeyi yiyorum,spor desen ekmek almaya zor gidiyorum,uyku düzenim zaten pilotlardan beter..Yani aydontnov anacım'' dedim.Bunun üstüne bana ''Ne diyim o halde çok şanslısın bak ne güzel zayıfsın hep'' dedi.Bu laf yol boyunca kafamda zonkladı.''ŞANSLI....BAK....NE....GÜZEL....ZAYIF.....ŞANSLI....ZAYIF....ŞANS...ZAYIFLI...ZANS...
    ŞAYIF...AYY NE ZİYON ŞEN?..'' diye kısa sürekli iç dünyamın dışkısal pöykürüsüyle yoğurulduktan sonra canım sıkıldı.Ben ''Zayıf'' olmak istemiyorum ki ''Şanslı'' olmak istiyorum lan.Haa şans kotamı bu salak özellikle doldurduysam bedevi kotamı neyle doldurdum?Mesela ben küçükken anneme sorardım ''Ben büyünce nasıl olucam?'' diye.O da bana ''Sen kendini nasıl hayal edersen öyle olursun'' demişti.Bu benim gibi hayal dünyası uçsuz bucaksız bi çocuğa söylenebilecek en son cümleydi.O günden beri ben hergün kendimi farklı hayal ederdim.Bazı günler ''Mavi gözlü,sarı saçlı,uzun boylu ve balık etli'' düşünürken ertesi gün ilk gördüğüm Özcan Deniz klibine kendimi kaptırır ve kendimi çarpar,toplar,böler,çıkarırdım.(Özcan Deniz'in estetiksiz zamanları ne güzeldi ya patlıcan burnu ilk onda gördü bu ülke ehehehehehe töbeee töbeee)
    Büyümeye başlamamla gitgide uzayan boyum ve yerinde sayan kilomla bir kombin yapınca ben oldum İğne Ayşe.İlkokul yıllarımı hatırlıyorum mesela öğretmen bizi hep fakir zannederdi.Yanıma gelip gelip ''Babam ne iş yapıyo demiştin çoççuuuuum?'' diye sorup dururdu lan! Ruh hastası resmen!! Bende o zamandan anlardım o gözle baktığını ''Bizim evimiz var,arapamız var,oyuncaklarım var,senin çocuğunun bile yoktur o kadar oyunçağı kızaaaaaaam'' bakışı atardım...Ay hayır yani kaç tane hurdacının götlü göbekli çocuğu var biliyo musunuz ?(yarın hemen araştırayım bunu) Hadi orta okul dönemine bakarsan sınıfta zaten 3-4 tane ip gibi çocuk olduğundan pek problem teşkil etmedi bu durum.Rahattım en azından.Sınıf bildiğin ''fashion one'' ben Adriana Lima zaten ;);) Taa ki ''sünnet mevsimi'' gelip kapıyı çalana kadar.Anaaaam sınıfta sikini kestiren 2 ay sonra tostoparlak oldu çıktı.Ben erken yaşta sünnet olduğum için onlarla bir kilo artışı gösteremedim.Bu sefer bigün babam tuttu kolumdan götürdü beni doktora.Yoğurt kaplarına sıçtırtıp,bokumda kurt aradı evdekiler.Aradılar taradılar yok yok yok! Ona rağmen önlemini almak için eşşek kadar kurt ilaçlarını içtik sülalecenek.Ama sonuç HALA SIFIR BEDEN! Lise yıllarımda okulda biraz popülerdim,eziklik yaşamazdım mutluydum.Ama yine herkes bileklerimi sıkıp sıkıp ''Ayyyyyy ne incee'' diyerek kendilerinden geçiyolardı.Mezuniyetimde bile en küçük bedenden aldığım gömleğe gidip arkadan pens attırdım amına koyayım.O kadar mı belin yok,o kadarcık da mı etin budun yok godoşistan seni! İşte kendime sadece bu konuda bu kadar kızgın olabiliyorum,diğer tüm konularda sonuna kadar haklıyım.(hem ufak götlü hem narsist)

    İLERDE ALIRSIN BÖLÜMÜ:
    Bu derdimi kime can-ı gönülden anlatmaya kalksam ''Amaaaaan ilerde zaten alcan kızzz boşver yi gari istediğini'' diyerek lafı götüme tıkayıveriyo.Ulan ben de biliyorum ilerde metabolizmam yavaşlayınca ister istemez kilo alıcam düdük.Ama ne anladım ben 40 yaşında gelen saadeti?Bu tam hayatının aşkını başkasıyla evlendikten sonra tanıman gibi bişey.İş işten geçmiş belediye nikahı kıymış,çoktan fidayda da angaralı fidayda oynanmış yani :( Geç olsun güç olmasın'larınızı alıp tırın önüne atasım geliyo vallahi.Ben işte tam bu zamanlarda hafif butlu,sevimli ve kısa şort giyebilen biri olmak istiyorum Şabanlar...

    Hee peki neden bu yazıyı yazdım?.Yahu nereye baksam kiloyla ilgili bi konuda hemen ''şişmanlık'' ele alınıyo.Yarışması bile başladı ZITAR TV'de .Hatta yemek yiyemiyolar diye hüngür hıçkırık ağlamalarına bizzat şok oldum.Tamam biliyorum ''obezite'' bi hastalık.Ama ''zayıflık'' ta kendi arzumuzla bize verilen bişey değil.Nasıl şişman birine ''AYIIIIIIII HİHOHOHHAHAH'' dememeliysek,zayıflara da ''KÜRDAN,KRAKER,İĞNE'' vb...benzetmeler yapmamalıyız.Yoksa 40 yaşıma geldiğimde taş gibi vücudumla karşısınıza dikilir,her organınızla ayrı ayrı 20'şer saat dalga geçip sizi ağlama krizine sokarım!!Ona göre!!

    ZEĞERLİ SARNAŞIK KEZBAN ÖPER!!KIPS;)

    15 Şubat 2012 Çarşamba

    Tanışmak Bir Başlangıçtır; Zamanı Gelince Unutmak İçin.

    ADI: Kezban
    DOĞUM YERİ: Devlet Hastanesi Kantini
    MESLEĞİ: Koltuk Örtüsü
    SUÇU: TANIŞAMAMA!!

    Benim için bu hayatta en zor şey yeni birini tanımak.Kendimi anlatma sürecim zaten bi hayli zor ve sıkıntılı.Zaman uzun desen hiç değil kısa desen kısa değil.Ama bi bakıyosun haftalar,aylar yıllar katlana katlana geçmeye başlamış.Al sana Nanaylardan Seçmeler...Karşı tarafı tanımaya çalıştığım bölümlerde de bi japon filmi izliyorum dublajsız.Origatu takimi şuke matikoki!!!Yani diyorum ki; ''Kimseyi tanıyasım yok anam!!''

    SALAK BEYİNSİZ KEZBAN BÖLÜMÜ:
    Hal böyleyken ben gerizekalısı kalktım bi bok yedim.Kendi kendime götüm kaşındı.Uzun süredir sosyal ağ üzerinden cilveleşip,memeleştiğim kişinin ısrarlarına yenik düştüm.Sıcacık koltuğumdan kıçımı kaldırdım.Belirtilen saatte ortak belirlediğimiz ''buluşma noktasına'' doğru yol almaya başladım.Öncesinde uzun uzun konuşmalarımızdan kafamda bi tip belirlemiştim.Gördüğüm kadarıyla da bu kişi giyimine ve şıklığına özen gösteren biri.Ben de o gün sportif giyinmedim,kalktım gömlek geçirdim üstüme,onun üstüne de kazak giydim altıma botlarımı giydim,kemer taktım falan.Gitmeden bakkala girdim ''Oooo bu ne şıklık koçum?'' dedi.Amına koyim ya sinir oluyorum bunu duyunca.Sanki normalde çöpte yaşıyorum ben.Hergün üstüme BİM poşeti geçirip sokağa çıkıyorum de mi?Herneysem kalktım vapura bindim.Ama içim huzursuz,sıkıntılı,böyle ekşi ekşiyim.Sanki annemi kaçırmışlar da fidye götürüyorum kurtarmak için.Ayrıca arada bi saçıma bakıyorum,yok burnumda sümük var sanıyorum.(not: o gün hafiften de kabızdım zaten tuvalete çıkamadım 1 gün)Böyle sinir stres içinde denizin ortasındayım.Ha dersen ki ''Heyecanlısın ''hiç değilim neyine heyecanlanıyım lan?Alt tarafı bi tane adam (iki tane olsa kesin heyecanlanırdım)Sadece çok sıkılıyorum.''Mırıbı nıbır bındı ıyıyım sığıl'' diye muhabbet edicem.Komik olmasa bile esprilere ''İhihihi'' diye bi kikirdemek zorunda kalıcam nezaketen.Pefffffff

    BULUŞMA,KAYNAŞMA,YOZLAŞMA BÖLÜMÜ:
    Vapurdan indikten sonra çıkışa doğru ilerlemeye başladım.Elimde de telefonum var tam ''Nerdes..'' diye mesaj atıyodum ki.Aniden biri yanımda belirip ''Kezban hoşgeldin'' dedi.Karşımda spor giyinmiş,hafif sakallı bi tip.Nerde o ceket giyen sinek kaydı herif? Nerde o siyah yelek giymiş Ayhan Işık? İşte o an kan beynime sıçradı.Adamın yanında resmen Muazzez Abacı gibi kaldım.Saçlarımı özenle yaptığım 45 kmden belli.O sakalını bile kesmemiş ya.Ben kalkmışım nerdeyse saçıma sim döktürüp gidicekmişim.Allahın cezası ben!!Neyse sadece tokalaşsam mı yoksa hem tokalaşıp hem de öpsem mi diye tenakuzlar içindeyken bi 10 dk öyle geçti.''Eee yolculuk nasıldı?'' diyerek bi giriş cümlesi yaptı,sıçtı.Sanki uçakla geldim.İspanya'dan vapur iskelesine helikopterle bıraktılar da ''jetlag'' oldum.Hay allahım...''Yolculuğum iyidi kaptanımız buz dağına çarpmadı'' dedim ben de.Anam bi baktım bu bozuldu.Hahaha içimden ''Kezban mal mısın ya sus insan ol 2 dk bak bozuldu çocuk'' dedim.Sonra bana ''Eee peki napalım?'' dedi.Ulen dürzü hem eşofmanlarla gelmişsin hem de ''napalım?'' diyosun.Kalk gidelim spor akademisine kayıt olalım bari.Ben de okulda artık Türk Sanat Müziği konseri veririm o tipimle!!Herneyse en klasik ama en etkili cevabı verdim ''Bilmem ki yani sen karar ver bana herşey uyar''...Atladık arabaya gidiyoruz yemek yemeye.Ben bi insanı araba kullanmasından tanıyabiliyorum.Mesela sürekli şerit değiştiren herifler ''aç gözlü,puşt,pezevenk''tir,her yolu denemek ister,yetinmez.Hızlı giden adam ''tutumlu ve bencildir'' zamanı israf etmez ama trafiğin amına koyar.Devamlı arkayı kontrol eden adam ''şüpheci ve dikkatlidir'' yalan falan söyleyemezsin ona.Araba kullanırken sigara içiyosa ''sefa pezevengidir'' keyfinden geri kalmaz kesinlikle.Baktım bu bastı gaza.Direksiyonu da sağ sol sağ sol yapmaktan eli yamuldu.Bok gibi arabana kullananı görmüştüm ama bu en fenasıydı.En sonunda oturduk bi yere de yemek yemeye başladık.Zaten benim tansiyon yerlerdeydi aç köpek gibi yemeğe odaklandım.Bunla havadan sudan konuştuk öyle.Ciddi ciddi ''hava çok soğudu yea'' muhabbeti döndü masada.Ama daha sonra bu ''Ben bişeylerin hızlı olmasını severim hayatıma hızlı dahil olsun biri mesela'' diyerek bana zarf attı.Nasıl gıcık oldum anlatamam.Tabi tabi hıphızlı hayatına dahil edersin....Sinir oluyorum şöyle ilk buluşmada seni garantiye almak isteyenlere.Dur bakalım lan pipilak,daha 20 dk olmuş seninle zaman geçirdiğim.Napayım hemen o dakika ''irkiiğimsin'' mi diyeyim?Zaten dediğini duymamış gibi yaptım.Salağa yattığımı anladı ses etmedi eşofman kafalı.Biraz zaman geçtikten sonra,gidelim bişeyler içelim dedik.Ben kendimi biliyorum 2 biradan sonra ters ters davranırım,şımarırım dayak yerim sokağın ortasında.Zaten pek anlaşamadığımı da hissettiğim için ''Ben içmiyim ya sağol'' dedim.Bu sefer ''Sorun değil ben ısmarlıyorum'' diye atak yaptı.HAYDEEE 2 kuruş para için içki içmeyen,gelinlik giyip buluşmaya gelen varoş gibi gözüktüm resmen:( Durumu toparlamak adına ''Hahaha şaka yapıyorum ya saçmalama tabi içelim...'' diyerek bir U dönüşü yaptım.Ve gittik bi yere oturduk sonunda.....

     GEĞİRİRİM AMA SIÇAMAM BÖLÜMÜ:
    Ya ben zaten normalde de bira içmeyi sevmem.1 bardak içersin 5 kere çişe gidersin,devamlı geğirirsin falan.Hiç romantik bi alkol değil kendisi.Daha çok içtiğin kişiye de bağlı aslında.İşte içiyorum ama dediğim gibi geğirmekten nerdeyse az önce yediğim yemeği suratına kusucam adamın.Ha bi de kabızım arada o vuruyo alttan,çişim dk başı geliyo.Resmen biyolojik savaş yaşıyorum kendi kendimle.Her bi deliğimi kontrol altında tutmaya çalışıyorum.En sonunda dayanamadım ''Ya kalkalım mı ben sabah erken uyanıcam da'' dedim.(erkenden uyanıp zigon sehpa takımının tozunu alıcam çünkü peh)Bu istemeye istemeye de olsa mecburen kalkmak zorunda kaldı.Ondan önce bi lavaboya kadar gitti,ben de o sırada hesabı ödedim.Hani ''Ben ısmarlarım sorun değil yeeeeaaaaa'' diye godoşluk yapıp beni ezmişti ya,onu içime sindiremedim.Lavabodan dönünce bu hesabı istedi.''Ben ödedim ya tamam kalkalım'' dedim.''Yaaa offf niye ödedin bla bla bla'' diye samimiyetsiz bi cümlenin ardından kalktık gittik arabaya.Tam arabaya bindiğimizde hafiften bi öpmeye çalıştı ama beceremedi salak.Hahaha ben de hiç çaktırmadım.Evin önüne geldiğimizde ''Oldu o zaman yakşamlaaar öpdüüm herkese selaaaaaam'' diyerek iniyodum ki,bu beden eğitimi öğretmeni kılıklı ''Bi daha görüşecek miyiz?'' falan dedi.''Bilmiyorum ki görüşürüz tabi uygun bi zamanda'' politik cevabımdan sonra eve çıktım.Pişmanlıkla dolu bi gün daha geçirmiştim.Bi de 5 dk sonra mesaj atmış ''Çok tatlıydın'' diye...Yani böyle bi mesaj gelince de ''Olum Kezban hala ölmemişsin bak ehehe'' diye götüm tavanlara çıkmadı değil ama...Bilmiyorum sanırım beni seveni ben hiçbir zaman sevemiycem.En itini,puştunu,serserisini sevip evde kanamalar geçirmek bana mustahakmış gibi.Adam hiç mesaj atmasaydı mesela nasıl ilgini çekerdi de mi Kezban? Orospu Kezban...Ay pardon o Seyhan'dı de mi? İşin özü;HEPİ(M)İZ AYNISINIZ!! Tükürük.....Allahım sen beni hayırlara çıkar yarabbim.Etteyatü amin BY

    KEZBAN ÖPER:(

    PS:Minnoşlar MİM'leri okudum ama ben cevap veresiye kadar,o yazdığınız diziler çekilip sezon finali bile yapmıştır diye hevesim çoktan kaçtı,yazmaya yüzüm olmadı:( O Gay ;Ben De'ye teşekkür ediyorink...

    30 Ocak 2012 Pazartesi

    Özlüyorsan Taciz Et !

    Artık bütün gaylerden sıkılmış bulunmaktayım.Kendim de dahil.Bi sürü laflar küfler,ayrılmalar barışmalar,''sen daha önce şunun sevgilisiydin di mi?'' diye fırlayan zıpçıktılar..Kendime kafa atmak istiyorum aslında.Şu sıralar gayet babaanne sessizliği tadında giden hayatım vardı ki....

    AYRILIK İNSANIN KIÇINA GİREN BİR TEKME BÖLÜMÜ:
    Ayrılıktan sonra kendimizi işe güce,derslere kitaplara veriyorsak bu ülke kalkınıyo demektir.Aşk acısı denen pipi tüccarı olmasaydı nereye giderdi bu ekonomi,bu pazar,bu çalışan yurdumun namuslu insanları?Bara giderdi lan ehehe!Evet biliyorum.Siz de yatağınızda böğüre böğüre ağlamak yerine haftada 8-9 kere dışarı çıkıp ''Oluuum işte ben hala ölmedim sepseksi geziyorum nihahaha'' demişliğiniz vardır.Ama bu sadece yoğun bi çöküşün ayakta durmaya çalışma taktikleri...Veya evde durup dururken temizlikler yapıp,ipe bamyalar dizip,kanaviçe işleme isteklerinizi kontrol altında tutmaya çalışmak...Ah...zor...acı...berbat....Şahsen yağlı boya tablo yapma isteğiniz geldiyse doğruca gidip bi parmak atın o poponuza.(orta olanını atın, o çokzel )

    Ayrılık insana bambaşka bi enerji veriyo orası kesin.Hani sevgilin varken sahip olsan o enerjiye belki gider 2.haftanın sonunda Hacıbektaş Belediyesinin vermiş olduğu yetkiyle kıyarsın nikahı.Allahın emri ve peygamberin kavliyle kendimi kınıyorum şuanda!( not: yarın en yakın sokak köpeğine gidip kendini ısıttırıyosun Kezban!)Beni istemeyen biri için hala böyle köylü köylü hayaller kuruyorum ya kendime nasıl acıyorum.Cidden bazen kendime ''yazıkkk kız,öylee deme kızzz,ayyy kıyamam kızzzz'' diye bi veryansınlarda bulunuyorum ki oturup kendi üzüldüğüme üzülücem...(üzüntü içinde üzüntü insepşın gibi herifim anacım allah için)Birini unutmak kolay olmuyo.Unutmak istedikçe özlemek,özledikçe unutmak istemek...böyle bi kısır döngü içinde bakıyosun beynin olmuş bebelak başlangıç maması.Hee varsan baksan unutmaya çalıştığın kişiyi 2 sene sonra hatırlayınca ''uhahaha bu ne lan tipe bak'' diye diye şenlenir bi o kadar da utanırsın.Neyse ne...

    BEN GALİBA BİŞEYLER YAPTIM BÖLÜMÜ:
    Maalesef ben kendine hakim olamayan,ruhu hastalıklı ve sıkoç bırayt beyinlinin teki olduğum için yeni almış olduğum telefon numaramla eski sevgilime mesaj attım.''Selam sen beni hatırlamazsın ama ben seni çok beğeniyorum'' diye kocaman kocaman yazıp yolladım.İlgiyi gören her atyarraaa gibi bu boş durmadı cevap attı.Başlarda ''Kimsin?Beni rahatsız etme terbiyesiz,seni anneme söylerim hıh'' vb namuslu mesajlar daha sonra yerini ''Hahaha yerim seni ya delüüü kimsin ki sen?'' tarzı yayık ayran mesajlarına döndü.Ulan valla var ya gizli olan kazanıyo...Normalde bana 5 saatte cevap atan herife şimdi ''Bok'' yazsam ''Noldu?Kırdım mı?Pardon :('' diye saniyesinde yanıtlar falan veriyo.Bu duruma bi yandan içlenirken bi yandan da hala onunla konuştuğum için sevinçliydimBiliyorum bana içinizden ''Lan bu ruh hastası kaç kaç kaç'' diyosunuz.Ama bunu anlayabilecek insanlarda vardır elbet.Sadece onunla konuşmak önemliydi belki.Belki de kendimi tatmin ediyodum gizli kişiliğimle azına yüzüne sıçabiliyodum.Eğer ''Ben Kezbanım :)'' yazsaydım kesinlikle cevap gelmezdi.Benim eski numaramı ''Allah belasını vere avea,allah belasını vere ev'' diye kaydetmiştir eminim.Ama arada bi ''Lan söylesem mi ki dur dur bişey söyliim çaksın'' diye düşünmedim değil.Ama maalesef öküzün torunu hiçbir ipucunu anlamadı.Aradan geçen 1-2 günden sonra mesajlaşmalarımız devam etti.Ama ben bu 1-2 gün bile diken üstünde hissetmekten öldüm.Çok rahatsızdım.Hatta daha fazla üzgündüm.Önceden en azından ''Hala beni düşünüyo mudur ya offf?'' diye kendime sorardım.Ama bu sefer onun unuttuğum yavşağımsı yüzüyle karşı karşıyayadım.Ve çok tuhaftır ki kendimi kendimden kıskandım.Allahım deliriyo muyum neyim?İyicene contayı sıyırdım ya hayırlısı.Kendimi Sarp ismiyle tanıttığım için,düşüncelerimde Sarp'ı kıskandım.İçimden ''Tabi tabi Sarpla siz gidin gezin tozun beni hiç hatırlama godoşşş'' diye diye helak oldum.O an Sarp'ı bulup saçını başını yolup atmak istedim.Ama Sarp nedense bendim!LAN!!!!Ciddi ciddi bi klinik vakaya dönüşeceğimden korkmaya başladım.Ve bu piç kurusu geçen günlerle ''Hadi buluşalım'' mesajları atmaya başladığı için korktum.Buluşmaya kim gidicekti?Sarp mı?Ben gidicem...Sonra... yine sarp sarp eve dönerdim.Bu hatalı,acılı ve bi o kadar mantıksız olaya bir an önce son vermeliydim.Yoksa eski sevgilim Sarp'a aşık olucak,ben tımarhaneye yatıcaktım.Sarp ne yapardı? onu bilemiyorum tabi :( Biz olmayınca o da gider benim yeni telefon numaramı herkese dağıtır,faturayı götüme kol gibi sokardı.Hay allah kahretmesin ya hem de hastanedeyim ödeyemem falan,direk icra!!!!Herneyse saçmalarım bi tarafa...Hattı çıkardım ve artık kullanmamaya karar verdim.Çünkü o Sarp'ın numarası oldu artık.Ha arada tabi ki kontrol etmek için 2-3 kere açtım telefonu.Her an mesaj gelir de üzülürüm korkusuyla ''KAPAAAAAAAAT'' tuşunu kökledim.Kendimi kendimden de kıskandım ya ölsem de gam yemem artık.Piç kurusuna gelirsek hala özlüyorum.Yapacak bişey yok maalesef...Mesafelerin ve gururun azına sıçayım...

    SARP ÖPER:) AYY PARDON KEZBAN ÖPER:)

    22 Ocak 2012 Pazar

    Beni Dinden İmandan Çıkarın

    Şeytan diyo; atla bir buluta git.Olmadı Heri Potır'dan al ''nimbus 2000'' markalı uçan süpürgeyi,önce balkonu yıka sonra teee uzaklara sür...Hep edecek bi isyan buluyorum sanırım.Mesela ''isyan dükkanı'' açsam diyorum.Eş dost gelip benim dükkanda etse isyanını.Küçük yalıtım sistemli bi oda yaptırsam.Girsin müşterim içeri bağırsın çağırsın saç baş,etek,ceket yolsun atsın kendini ordan oraya.Ve sadece 5 liraya!!!!Zamanında ''kavga etmelik sevgili kabini'' fikrime benziyo biraz.Sokakta baktın konu büyümeye başladı.Direk geliceksin benim kabine.Dışarı ses vermez,duvarlar yastıktan falan...Başla sevgilinle kavga etmeye.Özel konuları bile haykıra haykıra konuş.Ağlarsan çık kabinden bana sarıl...Haa ama kafa göz dalmak isterseniz özel ''kavgalık suma kıyafetleri'' almak zorunda kalıcaksınız.Tükkanımda öyle kan felan istemiyorum çünkü.Kırılmış dişlerinizi giderken yerden toplatırım tek tek!Allahım şu girişimci ruhumu gör artık!!!Ben ne projelerlen,ne bilimsel staloptik sentrinoz deneyleriylen dolu biriyim.Hayır NASA'da çaycı olarak başlasam biliyorum yükselirim 2-3 aya.Aya yükselirim hatta ehehehehhohofofofododod....EROR.

    Geçen gün şırın şırın yağmurda eve tıkıldık bi arkadaşımla.Ona da bazı sızıklarımdan bahsettim.Şikayetim var lan benim bu dünyaya.''Abi beni anlamıyosun sen,dedim.Kalıbıma dar gelir oldu bu hayat.Bişeyler yapmam lazım artık.Adımı,imzamı atmam lazım altına altına.Gitmem lazım bu şehirden,uzaklaşmam lazım.Yeni hayatlar,yeni bir koltuk,yeni bir yaşam pıhtısı...''diye dertli dertli içimi dökerken.''Yani pardon da Kezban anasının amı.Kaç saattir içerden kolayı getirmiyosun sen,nereye gidiceksin bu uyuşuk götünle?'' diyerek ambiansın azına sıçtı oracıkta.Ama sonradan düşündüm.Cidden haklıydı,herşeye üşenen,sonraya bırakan biri olup çıktım.Geceleri yatmadan ''Yarın şunu yapıcam evet evet oraya da gidicem sonra tak tak tak oraya koşarım heh oldu o zaman en son da buraya uğrarım'' diyip yatıyorum.Sabah kalktığımda ise çişimi yaptırması için birini bekliyorum resmen.Kucaklayıp tuvalete götürse veya direk pipimi 5 dklığına önümden alsa...Biliyorum berbat bişey üşengeçlik.Günde 7 derse girip,çıktığında işe giden ve akşam arkadaşlarıyla takılan insanlara zaten uzaylı gözüyle bakıyorum.Neyim eksik benim onlardan?Kendime kızayım diyorum ama bunu sonradan düşününce   ''Aman şimdi kim uğraşcak kızmayla falan uzun işler onlar Kezban'' diyip ayaklarıma bakıyorum.Allah oturanı sevmezmiş ya hani?Cidden kaç senedir acaba onun için mi anlaşamıyoruz bi türlü?Ölürsem de kapıda meleklerin yanında otururum.Üşengeçlikten içeri falan giremem ben.

    Hayır çok cennete gitme meraklısı değilim.Din dersinde cenneti anlattıklarında ilk tepkim ''Ayh çok sıkıcıymış yaa'' olmuştu.Ama kimse kusura bakmasın yani türlü türlü meyvelerin olduğu,nehirlerin ırmakların şelalelerin şakır şakır aktığı çimenlik alanda ben napayım?Kitap yok,internet yok,müzik yok,telefon yok!!!Hadi onu geçtim erkeklere HURİ veriyolarmış.Hiç yoktan kalk bu gay halinle cennette 4 tane karıyla gez.Ne güzel HEPSİ grubu gibi oluruz..Sonra Gülçin bizi terkeder falan..Öfff ne sıkıcı.Adamların hepsi zaten şakirt tiplidir,böyle dindar sakallı göbekli....Hem geceleri napıcaz?Çayırda 4 karıyla oturup ağda mı yapıcaz,aman aman sıkıntıdan gebermelik tam.Bi daha ölme hakkımız da yok sonuçta.Bi kere ölmüşüz oraya gitmişiz bok varmış gibi..Ordaki ağaca assam kendimi fayda yok...Zaten ip bulamayız sanırım.Uçabiliyo muyduk peki?Offf çok fazla Sihirli Annem izliyorum amına koyayım..Bütün sanatçılar cehennemde Demet Akalın dinleyip kopuyolar kazanlarda.Gay life var aşağıda.Haa ne kadar izin verirler parti yapmaya bilmiyorum.Ama belli kafa adamlar orda.Hadi Hristiyan oldum diyelim.Yine cennet itici.Yok şaraplar,İsa'yla yenen yemekler.Herşeyi topluca yapmak zorundayız,ayinler falan,klasik müziğin dibine vuruyoruz çimenlerin üstünde.I-ıh cıks!!Ben cennet insanı değilim kardeşim...Haa ama eğer cennete düşersem cehennemde ki eski sevgililerime gidip hava atarım.''Ayh canıms napıyosunuz ya?Şey işte bizde okaliptus yağı sürdük yukarda ehehehehe siz valla kararmışsınız...Aaa Bora'ya bak saçları kalmamış ehe ehe..Ben nasılım ama beyazlarla süperim di mi?Yani bize özel dikiyolar bunları fakir piçler sizin gibi çıplak değiliz eheheheh''diye gidip görgüsüzlüğün allahını yaparım valla.Sonra yanıma kanatlı götü gözüken bebek şeklinde melek gelir ve ''Sevgili Kezban yaptığımız incelemeler sonucu cennette hatalarınızı tespit ettik,hazır siz ziyarete gelmişken soyunun burda kalıcaksınız'' der hemen...Ayh REZİLLİK tam.Rüşvet falan da kabul etmez kıçı başı açık bebekimsi şey..Vallaha sıçarım oracıkta.Soyunucak olmam sevindirici gibi aslında hem Demet Akalın da o sırada konsere başlar falan.İçlerinde daha yanmamış bembeyaz popolu tek ben olurum.Ohhh o akşam kaç herif kaldırırım ordan ehehehehe...

    Bunları düşünmek için henüz erken olduğunun farkındayım.Ama tedbirimi almak istedim şimdiden.Ve bi an önce artık köy ekmeği şeklindeki götümü yerinden kaldırıp,cehenneme yol almak için yeni şeyler yaşamam lazım.Ama önce mutfaktan kolayı almam gerek...Siyuuuletırrrrs

    KEZBAN ÖPER:)